7. Hukuk Dairesi 2013/1027 E. , 2013/20317 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 175 ada 8 ve 218 ada 18 parsel sayılı sırasıyla 1280,19 m2, 333,66 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ar miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zam
**7. Hukuk Dairesi 2013/1027 E. , 2013/20317 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 175 ada 8 ve 218 ada 18 parsel sayılı sırasıyla 1280,19 m2, 333,66 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ar miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir. Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir. Şöyle ki; mahkemece 29.04.2008 tarihli celsede davacı tarafa toplam 246,20 TL keşif ücretini yatırması için süre verilmiş, davacı taraf ise 17.06.2008 tarihli makbuz ile belirlenen bu ücreti yatırmıştır. Ayrıca mahkemece 14.04.2011,07.06.2011 ve 17.08.2011 tarihli duruşma tutanaklarında davacı tarafça yatırılan 246,20 TL keşif avansına ek olarak 43,00 TL ek ücret yatırılması yönüyle ara karar oluşturulmuş olmakla davacı tarafından dava dosyasına hükme esas alınan kesin süreye dair ara kararların oluşturulduğu duruşma gününden evvel 246,20 TL keşif ücretinin dosyada hazır edildiği açıktır. Hal böyle olunca mahkemece davacı tarafça dosyaya daha önce yatırılan 246,20 TL'nin hükme esas alınan 16.02.2012 tarihli duruşma tutanağından belirlenen toplam 804,55 TL keşif ücretinden düşülmek suretiyle bulunacak bakiye miktar için davacıya usulüne uygun kesin süre verilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmeksizin davacıya ödenmesi gereken miktardan fazlaca yükümlülük yüklenmesi doğru olmamıştır. Ayrıca mahkemece kesin süreye konu olan keşif ücretlerinin belirlendiği 16.02.2012 tarihli celse ara kararları içinde keşif heyetini keşif mahalline götürüp getirmek için gerekli vasıtanın davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiş ve vasıta ücreti gösterilmemiştir. Böylesi bir durumda mahkemenin kesin süreye konu keşif giderlerini kalem kalem belirlediğinden de söz edilemez. Nitekim davanın taraflarına da vasıtayı hazır etmek gibi bir yükümlülük yüklenemez. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göne sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.