11. Hukuk Dairesi 2011/7287 E. , 2012/13539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 13. Sulh (Şişli 2. Sulh) Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Sulh (Şişli 2. Sulh) Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2010 tarih ve 2009/1451-2010/1441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı birleşen dava davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından dü
**11. Hukuk Dairesi 2011/7287 E. , 2012/13539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 13. Sulh (Şişli 2. Sulh) Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Sulh (Şişli 2. Sulh) Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2010 tarih ve 2009/1451-2010/1441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı birleşen dava davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-birleşen dosya davalısı vekili, can sağlığı sigorta poliçesi ile sigortalı davalının 04.05.2004 tarihinde ilk kez, 04.05.2005 tarihinde ikinci yıl için doldurduğu başvuru formunda “rahim hastalıkları ve yumurtalık kisti hastalıkları geçirip geçirmediği, bunlarla ilgili rahatsızlıkları olup olmadığı sorusuna “Hayır” cevabı verdiğini, oysa, 25.10.2000, 22.06.2000, 02.03.2004 ve 03.05.2005 tarihli belgelerden rahimde myom kitlelerinin tespit edildiğini ve bunların büyüdüğünün anlaşıldığını, buna göre poliçe öncesinde var olan myom rahatsızlığının beyan formunda bildirilmediğini, bunun TTK’nun 1279 ncu ve Poliçe Özel Şartları’nın 15/9 bendinde teminat dışı tutulduğunu, TTK’nun 1290 ncı ve Hastalık Sigortaları Genel Şartları’nın 5 nci madde hükmünün kasten ve açıkça ihlal edildiğini, müvekkilince sözleşme yapılmasına engel nitelikteki bu rahatsızlık nedeniyle poliçenin iptal edildiğini, davalının, hastaneye yatışta imzaladığı taahhütname nedeniyle müvekkilinin onay verdiğini, rizikonun teminat dışı olduğunun anlaşılması halinde davalının yatış bedelini iade etmeyi taahhütnamede kabul ettiğini, özel şartlarda da rücu hakkının düzenlendiğini ileri sürerek, kuretaj ve rahim ameliyatı ile ilgili 4.970,76 YTL tedavi giderinin faiziyle iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı-birleşen dosya davacısı, formda myom rahatsızlığı ile ilgili bir soru bulunmadığını, myom nüvesinin kadınların çoğunluğunda görüldüğünü ve hastalık olarak algılanmadığını, kasten gizleme iddiasının doğru olmadığını, rizikonun gerçekleşmesinden sonra sözleşmeden caymanın esasen olanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1357 E. sayılı dosyasında ise, aynı olay sebebiyle maddi tazminat olarak kendisi tarafından ödenilen 3.183,84 TL doktor ücretinin ve 1.800,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından davacı ... şirketi aleyhine aynı olay sebebiyle ödenen 3.184,84 TL doktor faturasının tahsili istemiyle Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1357 E. sayılı dosyası ile dava açıldığı, Yargıtay bozma ilamı sonrasında bu davanın eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildiği, asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında yapılan incelemede, davalının myom nüveleri rahatsızlığının sigorta poliçesi başvuru formunda 9. ve 10. maddelerde beyan edilmesi gereken rahatsızlıklardan olduğu, davalının bu rahatsızlığını beyan etmediği, beyanda bulunmamasında kasıt unsurunun bulunmadığı, davalının geçirdiği ameliyatla myom rahatsızlığı arasında illiyet bağı bulunduğu,meydana gelen rizikonun sağlık poliçesi özel şartları m.15/9 gereğince poliçe teminat kapsamı dışında bulunduğu, mutad poliçe uygulamasının beyan edilen rahatsızlığın teminat kapsamı dışında bırakılması şeklinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, bilirkişi raporu doğrultusunda, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı-birleşen dava davacısı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı birleşen dava davacısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı birleşen dava davacısı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 276,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.