İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; süt ürünleri imal eden müvekkilinin sade yağ olarak da anılan saflaştırılmış tereyağını muhafaza etmek için davalıdan 21.456,01-TL karşılığında toplam 148 adet tapalı sac varil satın aldığını, varillerden 53 tanesinin doldurulduğunu, 9 tanesinin ise ... Süt…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2266 KARAR NO : 2025/2089 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/03/2022 NUMARASI : 2019/512 Esas - 2022/241 Karar DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; süt ürünleri imal eden müvekkilinin sade yağ olarak da anılan saflaştırılmış tereyağını muhafaza etmek için davalıdan 21.456,01-TL karşılığında toplam 148 adet tapalı sac varil satın aldığını, varillerden 53 tanesinin doldurulduğunu, 9 tanesinin ise ... Süt Sanayi Ltd. Şti'ne sevk edildiğini, ancak davalı şirketten tedarik edilen varillere doldurulmuş yağlarda ağır siilikon ve plastik kokusu geldiği gerekçesiyle bu varillerdeki yağların müşterileri tarafından müvekkiline iade edildiğini, kokunun ayıplı olan varillerden kaynaklandığını, bu kapsamda ... firmasınca gönderilen 12.02.2019 tarihli e-postada ürünün lastik gibi koktuğu ve bu nedenle yağın kullanıldığı bir ton ürünün imha edildiğinin müvekkiline bildirildiğini, müvekkilince de teneke kutulardaki yağlarda bir koku olmamasına rağmen davalıdan alınan varillerdeki ürünlerde ağır bir koku bulunduğu tespit edilerek derhal davalıya ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalının varillerin kokuya sebep olabilecek kimyasal içerdiğini müvekkiline bildirmediğini, müvekkilince ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/4 değişik iş dosyasında yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalıdan alınan laklı varillerde boya ve tiner kokusu bulunduğu ve kokunun doldurulan yağa geçtiği, diğer ambalajlardaki yağlarda böyle bir koku bulunmadığının tespit edildiğini, 148 adet varilden 53 adedine yağ doldurulmuş olup ... firmasınca iade edilenlerle birlikte bu 44 dolu varil ile 95 adet varilin üretim tesisinde bekletildiğini, 44 adet varildeki sade yağ bedeli ile ... firmasınca bu yağ ile imal edilip imha edilen tatlı bedeli toplamı olarak müvekkilinin toplam 376.348,01-TL zarara uğradığını belirterek, şimdilik 10.000-TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece toplam zarar miktarı üzerinden harç yatırılması yönünde verilen kesin süre üzerine, davacı vekilince dilekçede belirtilen toplam zarar tutarı üzerinden harç yatırılmıştır. CEVAP: Davalı vekili; imal edilen variller kalite standart belgelerine sahip olup ayıplı olmadığını, davacıya 12/09/2018 tarihinde 48 adet, 28/01/2019 tarihinde ise 100 adet olmak üzere toplam 148 adet varil teslim edildiğini, davacının muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymadığını, davacının ilk şikayet mailinin 13/02/2019 tarihli olduğunu, bu nedenle davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının da kabulünde olduğu üzere taraflar arasındaki yazışmalarda ilk mailin davacı tarafından 13/02/2019 tarihinde davalıya iletildiği, delil tespitinde açıkça bilirkişi raporuna geçtiği üzere yağ basılan ve davalı tarafından imal edilen bidonlardan ağır bir koku geldiği, fabrikada bulunan dava konusu olmayan 16 litrelik tenekelere basılan yağlardan koku gelmediği, teslim alınan bidonlardan 53 adedine yağ basıldığı, bu bidonlardan çok ağır bir koku geldiği, bu nedenle yağ basılmadan önce bidonlardan bu koku gelseydi 53 adet bidona bu koku mevcutken yağ basılmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, bu nedenle 53 adet bidona yağ basıldıktan sonra kokunun ortaya çıktığının kabulü gerektiği, dolayısıyla ortada gizli ayıbın söz konusu olduğu, bidonların içine yağ konulduktan bir müddet sonra kokunun ortaya çıktığı, bunun da ... şirketine satılan malların o firmanın müşterileri tarafından iade edilmesiyle anlaşıldığı ve bu husus davacı tarafa bildirilir bildirilmez hemen ertesi gün davalıya ayıp ihbarının yapıldığı,ayıp ihbarının süresinde olduğu, talimat mahkemesince yapılan keşifte davalı tarafından satılan boş bidonların kapakları açılınca içinden koku çıktığı, ancak 16 litrelik boş ve yağ dolu tenekelerde koku bulunmadığının belirlendiği, delil tespiti raporu ve boş olan bidonlar incelenmek suretiyle hazırlanan raporda da davalı firmadan alınan 216,5 litrelik boş varillerde dahi yoğun kimyasal kokunun oluştuğu, bu nedenle bu varillere doldurulan sade yağ şeklindeki ürünün varillerden dolayı koktuğunun rapor edildiği, bu durumda davalı tarafından satılan 148 adet varilin üretiminde kullanılan maddeler nedeniyle ayıplı olduğu, içine yağ basılarak kullanıldığında yağın da kokmasına neden olduğu, bu nedenle kullanılamayacağı, her ne kadar bunların üretimi standartlara uygun olsa da davacının bunu ne işte kullanacağının davalı tarafından bilindiği, davalının iştigal sahasının son derece açık olduğu, içine konulacak süt ürünlerinin bozulacağını davalı şirketin rahatça öngörebileceği, bu nedenle zarardan davalının sorumlu olduğu, satıma konu 148 adet bidondan 53 adedine yağ doldurulduğu, bunun 9 adedinin satılıp bilahare satıcı firmanın müşterileri tarafından iade edilmesi sebebiyle davacıya iade edildiği, 44 adedinin yağ basılı olarak delil tespitinde görüldüğü, 95 adet varilin ise boş olduğu, davacının ... şirketine kestiği faturaların 6.156-TL, 30.682,80-TL ve 62.618,40-TL olmak üzere toplam 99.457,20-TL olmasına rağmen, davacının dayandığı ve bu nedenle taleple bağlı olduğu toplamın 57.956-TL olduğu, bilirkişinin 44 adet varili gördüğü, bunlara tamamen yağ basılı olduğunu bildirdiği, bu hususun artık maddi vakıa olarak kabulünün gerektiği, bu 44 adet varildeki yağ miktarının 8.360 kg olduğu, yağın birim fiyatının 32,50-TL+KDV olduğunu bildirdiği, ancak ...'a gönderilen partide birim bedelin 30-TL olduğu, davacı tarafça 53 adet varile bu yağların aynı anda basıldığının bildirildiği, bu yüzden delil tespiti dosyasında 44 adet varile basılı 8.360 kg'lik yağın 293.436-TL olan bedelinin 30-TL+KDV olarak hesaplanması gerektiği, buna ... firmasına gönderilen yağ bedeli 57.456-TL ile 148 adet varil için ödenen 21.456-TL eklendiğinde, davacının talep etmekte haklı olduğu miktarın 363.264-TL olduğunun tespit edildiği, imha edilen 4.000-TL'lik tatlıya konulan yağ bedelinin gerçekten yağ konulup konulmadığı ve gerçekten imha edilip edilmediği ispat edilemediğinden bu miktarın hesaba katılmaması gerektiği , söz konusu tespit tarihinde yağın gerçekten davacı tarafın fatura ettiği gibi 30-TL+KDV olup olmayacağının da irdelendiği, bunun teknik bir bilgiyi gerektirmediği, Google'a saf tereyağının delil tespiti tarihindeki bedelinin ne olduğu yazıldığında çok daha yüksek bedellerin ortaya çıktığı, genelde 40-50-TL civarında bir bedelin bulunması karşısında, söz konusu birim bedelin de kadri maruf olduğu, aynı sebeple ... firmasına gönderilip iade alınan 9 adet bidon içindeki emtianın bedelinin de uygun olduğu, kalan bidonların satın alma bedelinin taraflar arasında ihtilaflı olmadığı nazara alınarak 363.264-TL üzerinden hüküm verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 363.264-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine, davacının elindeki boş 95 adet varilin talebi halinde davalıya iadesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; satışı yapılan varillerin ayıplı olmadığının, Türkiye ve dünya standartlarında üretildiğinin kanıtlandığını, mahkemece varillerin standartlara uygun olarak üretildiğinin kabul edildiğini, mahkemece müvekkilinin varillerin içine konulacak süt ürünlerinin bozulacağını bilmesi gerektiği gibi ekstra bir külfet yüklendiğini, oysa varillerin içinin kaplandığı lak maddesinin, sacın gıdayla teması halinde zehirleme gibi olumsuz durumların oluşmaması için Bakanlık tarafından kullanılması zorunlu tutulan bir madde olduğunu, davacının üretimi süt ürünlerini hangi kaplarda saklaması gerektiğini bilmesi gerektiğini, 12.10.2018 tarihinde 48 adet, 28.01.2019 tarihinde 100 adet olarak yapılan satışların, ayıplı olması ihtimalinde dahi, ilk şikayetin 13.02.2019 tarihinde yapıldığı düşünüldüğünde ayıp ihbarının süresinde olmadığını, varillerden koku gelmesinin gizli ayıp olarak kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda da davacının artık sade yağ üretmemesi ve yağ dolu bidonların imha edilmesi nedeniyle uygulamalı tespit yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, bu halde ortada koku geldiği iddia edilen ürün bulunmadığını, davacının iddiasının ispatlanmadığını, satışı yapılan varillerin davacının Pendik şubesine teslim edildikten sonra davacı tarafından Tekirdağ'da bulunan fabrikasına, sonrasında ana bayi ... firmasına, bu firmadan da diğer firmalara gönderildiğini, malın tesliminden sonra ürünlerin 3-4 kez el değiştirdiği, bu aşamalarda yapılan dağıtım ve satış işlemlerinin davalının kontrolünde olamayacağını, bu nedenle de davanın reddinin gerektiğini, koku yaptığı iddia edilen lakın mevzuat gereği varil iç yüzeyine uygulanmasının zorunlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacıya satılan varillerin bedeli 21.456-TL olup, haksız çıkması halinde davalının sorumluluğunun satışı yapılan varil bedelleri ile mi sınırlı olacağının yoksa varillerin içine doldurulan ürünlerin bedellerinin de sorumluluk kapsamında olacağının tartışılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, ayıplı ürün satışı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş olup, ayrıca alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Somut olayda; davacı tarafından davalıdan 12.09.2018 tarihinde 48 adet ve 28.01.2019 tarihinde 100 adet olmak üzere toplam 148 adet sac varil satın alındığı, varillerden 53 adedine davacı tarafından üretimi yapılan sade yağ doldurulduğu, doldurulan varillerden 9 varil sade yağın davacı tarafından ... şirketine 20/12/2018 tarihli 6.156-TL bedelli, 07/01/2019 tarihli 30.682,80-TL bedelli, ve 15/01/2019 tarihli 62.618,40-TL bedelli olmak üzere toplam 99.457,20-TL bedelli faturalar ile satılarak teslim edildiği, ... şirketi tarafından 12.02.2019 tarihinde davacıya gönderilen e-posta ile varillerde bulunan sade yağlarda ağır bir koku bulunduğunun, bu sorunu sadece varillerde yaşadıklarının bildirildiği, davacı tarafça davalıya gönderilen 13/02/2019 tarihli e-posta ile de durumun bildirildiği, davalı tarafça aynı tarihte davacıya cevaben kokunun varillere uygulanması zorunlu olan lak maddesinden kaynaklandığı, varillere dolum yapılmadan havalandırılması halinde bertaraf edilebileceğinin bildirilmiştir.Davacı tarafça yaptırılan delil tespiti sonrası düzenlenenen 29.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda; keşif sırasında hem sade yağ dolu hem boş olan varillerde tiner kokusu benzeri koku mevcut olup kokunun yağa da geçmiş olduğu, diğer ambalajlarda böyle bir koku bulunmadığı, kokunun sadece sac varillerden kaynaklandığı, tespit tarihinde işletmede 44 dolu ve 95 adet boş varil bulunduğu, 9 adedinin ... firmasına sevk edildiği, ... firmasına satılıp iade alınan toplam 1.710 kg yağ bedelinin 30-TL ve 32-TL+KDV birim fiyat üzerinden 57.456-TL, 44 varil içinde bekleyen 8.360 kg yağ bedelinin ise 32,50-TL+KDV birim fiyat üzerinden 293.436-TL olduğu, 148 adet varil bedelinin 21.456,01-TL ve yağın kullanılarak imha edilmiş olan tatlı bedelinin 4.000-TL olduğu bildirilmiştir.Mahkemece talimat yoluyla yaptırılan keşif sonrasında düzenlenen 08.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda; depoda bekleyen varillerin ağzı açıldığında kimyasal koku geldiği, varil iç yüzeyine gıda ile temas etmesi nedeniyle lak uygulandığı, varillerdeki kokunun bu kaplamada kullanılan solventten kaynaklanabileceği, davacı firma sade yağ üretimi yapmayı bıraktığından variller içine yağ konularak kokunun varilden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilemediği, sade yağ ürününün kokmasına varillerdeki kokunun sebep olduğu bildirilmiştir.Davalı tarafça davacıya satışı yapılan boş varillerde ağır bir koku bulunduğu hem delil tespiti hem de mahkemece yaptırılan keşif incelemesi sırasında bilirkişilerce tespit edilmiştir.Variller davacıya 12.09.2018 ve 28.01.2019 tarihlerinde teslim edilmiştir.Davacı tarafından üretimi yapılan yağın konulduğu davalıdan alınmayan başka teneke kaplar da bulunmakta olup, bu teneke kaplara konulan yağlardan koku gelmediği halde davalının satışını yaptığı varillerdeki yağın koktuğu hem delil tespitinde hem de mahkemece yaptırılan keşifte tespit edilmiştir. Bu nedenle yağın kokmasına davalının satışını yaptığı varillerin neden olduğu sabittir. Davacı tarafça yağ konulan 53 adet varile yağ dolumu sırasında koku gelmesi halinde bu varillere dolum yapılmayacağının kabulü gerekmekte olup, boş varillerden koku gelmesi halinde, davacı tarafça bile bile dolum yapılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu halde varil iç yüzeyinde bulunan kokun zaman içinde içinde ki yağa sirayet ettiği anlaşılmaktadır. Davalı üreticinin faaliyet alanı itibariyle basiretli bir tacir olarak süt ürünleri üretimi yapan davacının bu varilleri bu ürünlerin muhafazası için kullanacağını, bu durumda içine konulacak ürünlere kimyasal kokunun sirayet edebileceğini bildiği ve bilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Nitekim davalı tarafça davacının ayıp ihbarına verilen cevapta da varil iç yüzeyinin cilalanması için kullanılan lak maddesinin kokuya sebep olabileceği, bu nedenle önceden havalandırılması gerektiği bildirilmiştir. O halde davalı satıcının somut olayda ayrıca ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinden, TBK’nın 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan davalı satıcının, ayıp ihbarının süresinde olmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Bunun sonucunda davalının satışını yaptığı ayıplı variller nedeniyle davacıya ait sade yağ ürününün kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle, davacının ayıplı varillerin bedelinden bağımsız olarak davacının zararını teşkil eden kokulu yağların bedelini TBK nın 112.maddesi uyarınca talep hakkı bulunmakla, davanın bu gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, ürünün standartlara uygun üretildiği ayıp bulunmadığı yolundaki davalı savunması ispatlanamadığından davanın kısmen kabulüne yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 24.814,56-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 6.204-TL harcın mahsubu ile kalan 18.610,56-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/12/2025