11. Hukuk Dairesi 2020/7557 E. , 2022/375 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.10.2019 tarih ve 2019/339 E. - 2019/395 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dos…
**11. Hukuk Dairesi 2020/7557 E. , 2022/375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.10.2019 tarih ve 2019/339 E. - 2019/395 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı şirketin "Z ZİLAN" ibareli marka başvurusunun ilanı üzerine davalının "Z ZİYLAN" ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itirazı sonrasında TPMK MDB tarafından davacı başvurusu kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, karara her iki tarafın da itiraz ettiğini, davacı itirazının nihai olarak TPMK YİDK tarafından red edildiğini, davalı itirazının ise kabul edilerek davacı başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddine karar verildiğini, oysaki davacı şirketin daha önce 35. sınıfta yer alan hizmetlerde 2002 02692 sayı ile tescilli “ZİLAN” ibareli markası bulunduğunu, davalı şirket itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraf markalarının hitap ettiği müşteri kitlesinin farklı olduğunu, kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2015-M-8942 sayılı kararının iptaline, davacı marka başvurusunun davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, Ziylan Group’un tamamı tescilli tanınmış markaları bulunduğunu, tek harf farkı olan markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin son derece yüksek olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.