T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/515 Esas KARAR NO : 2025/1760 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/676 Esas - 2022/857 Karar TARİH: 29/11/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı isti…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/515 Esas KARAR NO : 2025/1760 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/676 Esas - 2022/857 Karar TARİH: 29/11/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında 06.11.2014 tarihli ve ticari amaçlı olarak düzenlenen kambiyo senedi, lehtar ... ... tarafından kendisine ait diğer davalı ... ... ... MAKİNA VE ENERJİ TESİSLERİ TAAH.VE TİC.A.Ş. şirketine ciro edilmiş, daha sonra ise bu şirket tarafından da diğer davalı ...'e ciro edildiğini, söz konusu kambiyo senedindeki temel ilişkide; 2014 yılı içinde davacı ile ... ... ... MAKİNA VE ENERJİ TESİSLERİ TAAH.VE TİC.A.Ş. şirketinin sahibi ... ... arasında gerçekleştirilen sözlü sözleşme ile şirkete ait bazı makinelerin satımı konusunda 23.500,00 TL karşılığında anlaşıldığını, davalı ... diğer davalı şirketi kapatacağını beyan edip, sözü geçen makineleri uygun fiyata vereceğini davacıya beyan ettiğini ve davacının da bu teklifi kabul ettiğini, bu kapsamda davacının, icra takibine konu bonoyu düzenleyerek davalı ...'e teslim ettiğini, davacının edimini ifa etmesine karşılık, davalı ...'in sözü geçen makineleri davacıya teslim etmediğini, davacının malın teslim edilmemesinden kaynaklı olarak davalı -lehtar ... ...'e karşı bedelsizlik defiini aynı zamanda diğer davalılara karşı da ileri sürebileceğini, nitekim davaya konu bonoyu ilk cirolayan şirketin lehtarın sahibi olduğu şirket olduğunu, senedin arka yüzünde de görüleceği üzere şirket kaşesinde imzası bulunan kişinin de lehtar ... ... olduğunu, son olarak davalı şirketin senedi yine muvazaalı bir şekilde diğer davalı ...'e devrettiğini, ciranta ve hamil, senedin bedelsiz olduğunu bile bile, kambiyo senedindeki temel ilişkiden kurtulmak maksadıyla söz konusu senedi devraldığını, davalı şirketin ve son hamilin kötüniyetli olduğunu, bu kapsamda senet hamili ... ile diğer davalı şirket arasında da temel borç ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek davanın kabulü ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının tedbiren durdurulmasına, dava sonunda takibin iptaline, davalı-alacaklı kötü niyetli olduğundan asıl alacak miktarının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, icra dosyasına ödenen meblağın davalı-alacaklı ...'ten istirdadına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, TTK 681 ve devam eden maddeler hükümleri gereğince her devir ciro ve teslim yoluyla yapıldığını ve ciro ve teslimle senede ait tüm hakların devralana geçtiğini, 6102 sayılı TTK nun 687. madde hükmü gereğince; "bir kambiyo senedi nedeniyle kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez, meğer ki hamil bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." yasal düzenlemeler çerçevesinde, davacının bir kambiyo senedini düzenleyerek ciro yoluyla ona mücerretlik kazandırdığını ve bono kim tarafından ibraz edilirse edilsin bedelini ödeme taahhüdü altına girdiğini, bu durumda dava dilekçesinde ileri sürülen bedelsizlik itirazını sadece bonoda lehtar olarak gözüken kişiye karşı ileri sürebileceğini,bonoyu geçerli ve koşulsuz bir ciro ile devralan müvekkiline karşı söz konusu kişisel defilerin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu bonoyu işçi alacaklarına dair ilamların icrasına ilişkin takip dosya alacaklarına mahsup edilmek üzere aldığını ve hem davacı hem de cirantalar aleyhine icra takibi başlattığını, davacının işbu dava ile haksız yere tedbir kararı almak suretiyle müvekkilinin ödemelerini aksatmak ve pazarlığa girmek suretiyle bir şekilde borç ödemekten kurtulmak gayesinde olduğunu, bu nedenle icranın durdurulmasına yönelik her türlü talebinin reddi ile davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar ... ve ...-... ... Makina ve Enerji Tesisleri Taah.ve Tic AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davasında tamamen haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkili Melih ... ve yetkilisi olduğu ... ... A.Ş., dava dışı ... San. Ve İnş. Ve Tic.A.Ş.’nin Gebze’de bulunan fabrikasında Yüksek Gerilim Hattı direklerinin imalatı ve bu imalat için gerekli makinelerin kiralaması konusunda sözleşme akdettiğini ve sözleşmenin ifası için ... A.Ş.’ye ait Gebze’deki fabrikada çalıştıklarını, ...'ın müvekkili Melih ...’den borç para aldığını ve karşılığında da dava konusu senedi 06.11.2014 tarihinde tanzim ederek müvekkiline verdiğini, dava konusu bono üzerinde de "nakden” kaydı olduğunu, müvekkilinin davalı ... ... A.Ş. tarafından düzenlenen, davacı ...’a makine satış faturasının 30.04.2015 tarihli olduğunu, davacı ...'ın Gebze 5. Noterliğinin 08.09.2015 tarih ve ... sayılı ihbarnamesi ile bu faturaya itiraz ederek, faturada belirtilen miktar, cins, fiyat ve tutarın tamamına itiraz ettiğini, böyle bir satış ilişkisi olmadığını belirttiğini, ancak itirazında makine satışı karşılığı verdiğini iddia ettiği dava konusu senet hakkında hiçbir itirazda bulunmadığı gibi, senetten hiçbir şekilde bahsetmediğini, bu hususun hayatın olağan akışına tamamen aykırı olduğunu, davacı ...'ın, bu fatura bedelini ... ... A.Ş.’ye ödemediği gibi, nakit aldığı para karşılığı müvekkiline verdiği senedi haksız ve kötüniyetli iddia ve beyanlarla sırf miktarları aynı olduğundan satış ilişkisine bağlayarak ödememe çabasına girdiğini belirterek haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/11/2022 tarih ve 2020/676 Esas - 2022/857 Karar sayılı kararında; " Dava, hukuki niteliği itibari ile; davacının takip konusu 12.12.2015 ödeme tarihli, 06.11.2014 düzenleme tarihli, 23.500,00 TL bedelli senetten kaynaklı davalılara borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise dava ve takip konusu 12.12.2015 ödeme tarihli, 06.11.2014 düzenleme tarihli, 23.500,00 TL bedelli senedin davalı ... Erdemire ne için verildiği, makina satışı için verildi ise davalı ... ... in anlaşma gereği üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediği, diğer davalılar ...-... ve ...'ın senedi iktisapta kötüniyetli olup olmadıkları bu itibarla dava konusu senet sebebiyle davalı tarafın davacıdan alacaklı olup olmadığının tespitine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş incelenmesinde; ilk önce davalı ... tarafından davalılar ..., ... ... İnş. A.Ş. Ve davacı ... aleyhine, 12/1/2/2015 vade tarihli, 23.500,00 TL bedelli senede dayalı olarak Ankara 3. İcra Dairesinin ... esas numarası üzerinden 01/02/2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, yetki itirazı üzerine dosyanın İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülmeye devam olunduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı ... ile bu kişinin fabrikasındaki bazı makinaların satımı konusunda anlaşma yapıldığı, anlaşma karşılığı ödemenin ifası amacıyla takip konusu senedin davalıya verildiği ancak makinaların teslim edilmediğinin iddia edildiği, davalı ... ise senedin borç para verildiği için buna karşılık davacı tarafça düzenlendiğini savunmuş olup davacı kıymetli evraktan dolayı öncelikle senet lehtarına karşı borçlu olmadığını yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, diğer davalılar ..., ... ... İnş. A.Ş.nin ise senedi bile bile borçlunun zararına olacak şekilde iktisap ettiklerini ispatlaması gerektiği, davacı tarafça davalı şirket tarafından düzenlenen 30/04/2015 tarihli, KDV dahil 23.500,00 TL bedelli faturanın Gebze 5. Noterliğinin 08/09/2015 tarih ve ... sayılı ihbarnamesi ile bu faturanın iade edildiği, ihtarname içeriğinde faturada belirtilen miktar, cins, fiyat ve tutardaki mal satışına tümü ile itiraz ettiği, davalının ise senedi nakten kaydı ile birlikte borç para karşılığı düzenlendiğinin savunulduğu, davacının senedi mal satış işlemi ile ilgili verdiğini ve malların teslim edilmediğini ispatlayamadığı, bu nedenle ... aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden ise; TTK m.659/2,687, 825/2 maddeleri kapsamında, senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket edilmiş ise, borçlu senedi düzenleyen veya önceki hamillere karşı sahip olduğu kişisel defileri son hamile karşıda ileri sürebileceği, bilerek borçlu zararına hakaret için, bilmek yeterli olmayıp hamilin kastının arandığı, kastın varlığını kanıtlama yükü borçluda ise bu kuralın katı biçimde uygulanmaması gerektiği, tanık dahil her türlü delile ispatın mümkün olduğu, davacının dinlenen tanıklarının beyanlarına ve diğer tüm delillere göre davalılar ..., ... ... İnş. A.Ş.nin iktisapta borçlu zararına hareket ettikleri kanaatine varılamadığı anlaşılmakla davacının davalılar ..., ... ve ... ... İnş. A.Ş. aleyhine açılan menfi tespit ve istirdat davasının ayrı ayrı reddine dair karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1- Davacı tarafından davalılar ..., ... ve ... ... İnş. A.Ş. aleyhine açılan menfi tespit ve istirdat davasının ayrı ayrı REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... arasında 06.11.2014 tarihli ticari amaçlı olarak düzenlenen kambiyo senedi, lehtar ... tarafından kendisine ait diğer davalı ... ... Makina ve Enerji Tesisleri Taah. Ve Tic. A.Ş. Şirketine ciro edildiğini, daha sonra bu şirket tarafından da diğer davalı ...'e ciro edildiğini, Söz konusu kambiyo senedinde ki temel ilişkide; 2014 yılı içinde müvekkili ile ... ... Makina ve Enerji Tesisleri Taah. Ve Tic. A.Ş. Şirketinin sahibi ... arasında gerçekleştirilen sözlü sözleşme ile şirkete ait bazı makinelerin satımı konusunda 23.500,00 TL karşılığında anlaşıldığını; davalı ... diğer davalı şirketi kapatacağını beyan edip, sözü geçen makineleri uygun fiyata vereceğini müvekkiline beyan ettiğini ve müvekkilinin de bu teklifi kabul ettiğini; bu kapsamda müvekkilinin, icra takibine konu bonoyu düzenleyerek davalı ...'e teslim ettiğini; müvekkilinin edimini ifa etmesine karşılık, davalı ... sözü geçen makineleri müvekkiline teslim etmediğini; senedin son hamilinin söz konusu senedi 01.02.2016 tarihinde takibe koyduğunu, davaya konu senedin takip dosyası olan İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya incelendiğinde, dosya alacaklısı davalı ..., diğer davalıları da borçlu olarak göstermesine karşılık, ilgili dosya alacağını yalnızca müvekkilinden tahsil etmeye çalışmakta olduğunu; ilgili icra dosyası içeriğinde diğer davalılar hakkında hiçbir haciz yazısı yazılmadığını; bu hususun ne kadar kanuna aykırı değilse de, davalıların müvekkilinin zararına hareket ettiklerini; bu sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan ve re'sen dikkate alınacak gerekçelerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; İİK'nun 72 maddesi kapsamında, dava konusu takibe dayanak bonodan ve takipten ötürü davalılara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Takip dayanağı bono incelendiğinde; 06/11/2014 düzenleme tarihli, 12/12/2015 vadeli, 23.500,00-TL bedelli, keşidecisi davacı, lehdarı davalı ... olan bononun, lehdar tarafından davalı ... ... ... Makine Şirketi'ne onun tarafından da davalı ... ...'e ciro edildiği, son hamilin davalı ... olduğu, bono üzerinde nakden kaydının bulunduğu, ... tarafından bonoya dayalı olarak keşideci, lehdar ve kendisinden önceki cirantaya karşı kambiyo takibi başlattığı anlaşılmıştır. Dosya içeriği belgelere göre; mahkemece tüm delillerin eksiksiz toplandığı ve davacı tanıklarının dinlendiği, davacının dava konusu bonoyu davalı şirkete ait makinelerin davacıya satışına dair sözlü anlaşma karşılığında keşide ederek, davalı şirket yetkilisi olan diğer davalı ...'e verdiğini, ancak davalı şirket tarafından davacıya gönderilen satış faturasının davacı tarafından itiraz ile iade edildiğini, makinelerin teslim alınmadığını, bononun bedelsiz olduğunu, buna rağmen davalının bonoyu davalı şirkete ciro ettiğini, davalı şirketin de bonoyu ...'e ciro ettiğini, ciranta ve son hamilin bedelsizliği bilerek ve kötü niyetle bonoyu iktisap ettiklerini ileri sürmüş, davalı ... , davacının sahibi ve yetkilisi olduğu şirkette sigortalı olarak çalıştığı dönemde davacıya borç para verdiğini ve karşılığında nakden kaydı bulunan bonoyu aldığını, davacının bononun satış karşılığı verildiği iddiasının haksız olduğunu, davalı ... ise kendisinin avukat olduğunu, davalı ... ... Şirketi aleyhine işçilik alacağı açan müvekkilllerinin kazandıkları davalardan ötürü ilama dayalı alacakları bulunduğunu, anılan bononun da bu nedenle davalıya ciro edildiğini savunmuştur. Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklı yanda ise de, kambiyo senetlerinden ötürü borçlu olunmadığını ispat yükü borçlu üzerindedir. Somut olayda davacı iki aşamalı ispat yükü altında olup, önce dava ve takip konusu bononun davalı ...'e makine satışı karşılığında verildiğini ve bedelsiz kaldığını, sonra diğer davalıların bu bonoyu iktisapta kötü niyetli olduklarını ispatlamak zorundadır. Mahkeme gerekçesinde açıklandığı üzere davacı dava konusu üzerinde nakden kaydı bulunan bonoyu davalı ...'e makine satışı ilişkisinden doğan borcun ifası uğruna verdiğini ve bononun bedelsiz kaldığını ispatlayamamıştır. Bu durumda, davacının, bononun son hamili olan ...'in tüm kambiyo borçlularına karşı takip başlatmasına rağmen, yalnızca davacıdan tahsilat yapmaya çalıştığı, bu hususun davalıların bilerek davacı zararına hareket ettiklerini ispata yettiği yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.Sonuç itibariyle; mahkemece verilen davanın reddine dair hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.