Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1411 E. , 2024/3416 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2018/1411 Karar No : 2024/3416 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... Kurulu VEKİLİ: Av. ... 2) ... Merkezi VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1) Davacı tarafından kaydileştirme işlemleri süresi içerisinde tamamlanmadığından mülkiyeti Yatırımcı Tazmin Merkezine devredilen ... Otomotiv Sanayi A.Ş. (...) fiziki paylarına yönelik olarak 07/09/2016 tarih ve 29824 sayılı Re
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1411 E. , 2024/3416 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2018/1411 Karar No : 2024/3416 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... Kurulu VEKİLİ: Av. ... 2) ... Merkezi VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1) Davacı tarafından kaydileştirme işlemleri süresi içerisinde tamamlanmadığından mülkiyeti Yatırımcı Tazmin Merkezine devredilen ... Otomotiv Sanayi A.Ş. (...) fiziki paylarına yönelik olarak 07/09/2016 tarih ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13. Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde hesaplanan tutarın eksik hesaplandığından bahisle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E…. sayılı Yatırımcı Tazmin Merkezi işleminin, 2) Anılan Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının "satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine'ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibine ödenir." şeklindeki kısmının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Yatırımcı Tazmin Merkezine 02/05/2017 tarihinde kayda alınan dilekçe ile başvuruda bulunduğu, bu tarihte YTM tarafından hukuksuz bir şekilde satılan ... paylarının birim fiyatının İMKB'de 38-40 TL aralığında seyrettiği, başvurusundan tam 7 ay sonra 07/12/2017 tarihinde cevap verilerek işlem sırasının geldiğinin bildirildiği, 11/12/2017 tarihinde hesabına 84.368,83-TL gönderildiği, muhasebeci olduğu, yaptığı hesaplamalarda güncellenmiş pay sayısı 1.653,1261 adet olan hisse senetlerinin 11/07/2013 ila 19/08/2013 tarihleri arasında ortalama (47.333,06/1.653,126)=28,63-TL/adet satıldığının tespit edildiği, ödeme tarihinde ... hisse fiyatının İMKB'de 60-61 TL aralığında işlem gördüğü, başvuru tarihi ile ödeme tarihi arasında hisse senetlerinin 2 kata yakın değer kazandığı, buna göre YTM zamanında ödeme yapsaydı yapılan ödeme ile alınabilecek hisse sayısının, ödemenin hisselerin değeri iki kat yükseldikten sonra yapılması nedeniyle yarı yarıya azaldığı, kabaca bir hesapla 34.715,00-TL hak kaybı meydana geldiği, hisse senetleri YTM tarafından Anayasa'ya aykırı olduğu bariz olan bir kanunun alelacele uygulanması suretiyle satılmamış olsa idi hiçbir sorun olmayacak, piyasa hareketleri de gündeme gelmeyecek olduğu, hatta YTM'ye başvurulduğu tarihte işlem yapılsa idi ödenen tutar ile daha fazla hisse alınabilecek olduğu, hisse senedi ayni hak sağlayan bir kıymetli evrak olduğundan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca haberi dahi olmaksızın satılmasıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği, nitekim Anayasa Mahkemesinin de aynı gerekçeyle söz konusu maddeyi iptal ettiği, karardan sonra yatırımcıların parasının ödenmesine dair çıkarılan Yönetmelik ile de ayrı bir hak kaybı yaşandığı, yapılan hesaplamada 2005 ila 2007 yılları arasında ödenen kâr payının zamanaşımına tabi tutulması kısmen anlaşılabilir olsa da, hisse senetlerinin 2013 yılında satılmasından kaynaklı 2014 yılından 31/10/2017 tarihine kadar hesap edilen kâr payının gerçek hak sahibine değil de hisse senetlerini alan kişiye ödenmesinin anlaşılabilir olmadığı, Yönetmelik düzenlemesinin eksik ve hukuka aykırı olduğu, hisse senetlerini ekonomik değeri olan bir emtia gibi ele alıp yatırımcının zararını da buna göre hesapladığı, oysa hisse senedinin adi taşınır emtia değil, kıymetli evrak olduğu ve edinilme sebebinin piyasada değer kazanma beklentisi, yani ticari beklenti olduğu, adi bir emtia gibi görülüp yıllar önceki satış değerinin esas alındığı, ilave olarak başvuru tarihi ile ödeme tarihi arasında olabilecek azami bir süre kısıtlamasının da öngörülmediği, borsada iş yapma hürriyetinin engellendiği, idarece Anayasa'nın 125. maddesinde düzenlenen sorumluluğuna rağmen iş ve eylemlerinden doğan zararları tazmin etme noktasında eksik bir düzenleme ile sorumluluktan kurtulmak istendiği, yapılacak ödemelerde "hisse senetlerinin satış ve/veya ödeme anındaki değerlerinden hangisi yüksek ise" ona göre ödeme yapılması prensibinin kabul edilmesi gerekirken, sadece satış bedelinin ödenmesi şeklinde bir düzenleme yapıldığı ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı Sermaye Piyasası Kurulu tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının re'sen dikkate alınması gerektiği, davanın 60 günlük dava açma süresi içinde açılmadığı ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, dava konusu Yönetmeliğin temelinin Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı, Anayasa Mahkemesi kararına uygun olduğu, kaydileştirilmeyen sermaye piyasası araçları 6362 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi uyarınca YTM'ye intikal etmiş olmakla birlikte, söz konusu hukuki sebep Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla ortadan kalkmış olduğundan anılan madde gereği mülkiyeti YTM'ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının YTM açısından kanun gereği mülk edinme yoluyla edim dışı bir sebepsiz zenginleşmeye dönüştüğü, zenginleşme konusu mal nedeniyle elde edilmiş bulunan dolaylı zenginleşmelerin de sebepsiz zenginleşmede iade borcunun kapsamına girdiği, bu çerçevede kısmen iptal edilen 13/4. maddesi nedeniyle YTM'ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının YTM tarafından satılıp paraya çevrilerek, bu paranın değerlendirilmesi neticesinde elde edilen nemaların da YTM'nin iade borcu kapsamına girdiği, yatırımcılar ile YTM arasında sözleşmeden kaynaklanan bir borç ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle de iadenin "aynen" olmadığı durumlarda edimin "objektif zenginleşme tutarı" üzerinden ödenmesinin esas olduğu, bu çerçevede başvurunun yapıldığı tarihte bir yatırım aracına yatırım yapılması varsayımından hareketle ödemenin yapıldığı tarihte o yatırım aracından elde edilecek kârın zarar olarak YTM'ye yansıtılmasının kabul edilebilir olmadığı, söz konusu payların 2013 yılında satışı yapıldığı dikkate alındığında, bu tarihten sonra yapılan kâr payı ödemelerinin yeni hak sahibine yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. Davalı Yatırımcı Tazmin Merkezi tarafından, öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılıp açılmadığının re'sen dikkate alınması gerektiği, davanın 60 günlük dava açma süresi içinde açılmadığı ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra iade talebiyle başvuran yatırımcılardan ödemesi yapılan kişi sayısının 459 olduğu, bu kişilere 7.105.990,33-TL'lik ödeme yapıldığı, başvuruların halen devam ettiği, hal böyleyken her bir yatırımcının aynen iade veya uğradığını iddia ettiği zararı talep etmesinin kanun ile verilen yükümlülüklerin yerine getirilmesini ciddi şekilde aksatacak bir sonuç ortaya çıkaracağı, böyle bir zararın talep edilebilmesi için payların satışında mevzuata açıkça bir aykırılık ve dolayısıyla kötü niyet tespit edilmiş olması gerektiği, halbuki kanun gereği intikal eden payların yine kanun gereği belirlenen esaslar çerçevesinde satışının gerçekleştirildiği ve mevzuata aykırı hiçbir işlem yapılmadığı, iade usulünün Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça düzenlendiği, davacıya mevzuata uygun şekilde ödeme yapıldığı, başvurunun 7 aylık sürede sonuçlandırılabilmesinin sebebinin iptal kararı üzerine kaydileştirme sürecinde şirkete teslim etmeyi ihmal etmiş yüzlerce yatırımcının aynı anda başvurması ve hak sahipliğinin doğru şekilde tespit edilmesi, ödeme/iade tutarının hesaplanması için farklı kaynaklardan geçmişe dönük çok sayıda verinin toplanarak birarada değerlendirilmesi ve ilgili şirket ile mütabakat sağlanması gerekliliği olduğu, davanın başvurusu derhal sonuçlandırılmamış olsa da Yönetmelik uyarınca mağduriyetinin en iyi şekilde giderilmeye çalışıldığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından kaydileştirme işlemleri süresi içerisinde tamamlanmadığından mülkiyeti Yatırımcı Tazmin Merkezine devredilen ... Otomotiv A.Ş. fiziki paylarına yönelik olarak, ilgili Yönetmelik uyarınca hesaplanıp ödenen tutarın eksik hesaplandığından bahisle, eksik hesaplanan tutarın ödenmesi isteğiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile 07/09/2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13. maddesinin dördüncü fıkrasının kısmen iptali üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 9/1. maddesinde yer alan "... satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine'ye intikal edenler hariç kar payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır." şeklindeki düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13. maddesinde, "(1) Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır. Kurul, kayden ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarını ve kayden izlenecek hakları belirler; türleri ve ihraççıları itibarıyla kaydileştirmesine, kayıtların tutulmasına ve üyelik şartlarını kaybeden ihraççıların paylarının kayden izlenmesinin sona erdirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenler. (2) Kaydi sermaye piyasası araçları, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlenir. Kurul, sermaye piyasası aracının türüne ve ihraççısının veya MKK üyesinin niteliğine göre sermaye piyasası araçlarının hak sahibi ismine hesap açılmaksızın hesapların toplu olarak tutulmasına karar verebilir. (3) Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, MKK tarafından izlenir. Kayıtlar, MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda, bu kuruluşun üyelerince tutulur. (4) Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır. (5) Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK'ya yapılan bildirim tarihi esas alınır. (6) Payların devrinin, 6102 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın MKK nezdinde izlenen kayıtlar esas alınır. (7) Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran MKK'nın üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesi yer almış ve Anayasa Mahkemesinin 22/10/2015 tarih ve E:2015/29, K:2015/95 sayılı kararıyla anılan Kanun maddesinin 4. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "... ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz" ibaresi ile dördüncü, beşinci ve altıncı cümlelerinin; "kişilerin maliki oldukları menkul kıymetler üzerindeki mülkiyet hakkını sınırsız ve süresiz olarak ortadan kaldırması, sermaye piyasalarında alım satım yapacak kişilerin tam bir güvenceye sahip olarak yatırım yapabilmesine olanak tanımaması, kişilerin sahibi oldukları menkul değerler üzerinde rahat, kolay ve güvenli bir şekilde tasarrufta bulunmalarına imkân vermemesi ve aracı kuruluşların iş ve işlemlerinden doğacak zararları tazmine yönelik bir mekanizma öngörmüş olmasına rağmen sermaye piyasalarında işlem yapan kişilerin haklarının kaybı durumunda telafi edici herhangi bir yol veya tazmin mekanizması öngörmemesi nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir denge oluşturamadığından ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir. Bu yönüyle, aracı kurumlarca katılma belgelerinin geri alımının yapılamayacağını, kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının YTM'ye intikal edeceğini, bunların üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ermiş sayılacağını ve son olarak teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılacağını öngören kuralın, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil ve makul bir denge gözetmemesi nedeniyle mülkiyet hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasanın 13. ve 35. maddelerine aykırılığından bahisle iptaline karar verilip kararın 12/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde, kararın gerekçesinde belirtilen telafi edici mekanizmanın getirilmesi için çıkarılan dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen 9/1. maddesinde, "Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM'ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine'ye intikal edenler hariç kar payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır." düzenlemesi getirilmiş olup; düzenlemede anılan kamu hizmetinin gereklerine ve hukuka aykırılık saptanmamıştır. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının sahip olduğunu iddia ettiği dava konusu hisse senetlerinin 2499 sayılı mülga Sermaye Piyasası Kanunu'nun 10/(A) maddesi çerçevesinde kayden izlenmeye başlandığı, her bir sermaye piyasası aracının kaydileştirme işlemi tamamlanmadığında hak kaybının gerçekleşeceği tarihlerin MKK tarafından ilgililere duyurulduğu halde davacının sahip olduğu hisse senetlerine ilişkin olarak, herhangi bir işlem tesis edilmediği ve söz konusu belgelerin kaydileştirilmek üzere teslim edilmemesi nedeniyle bahse konu payların 31/12/2012 tarihi itibarıyla doğrudan ve kendiliğinden, üzerlerindeki her türlü ayni haktan bağımsız olarak Yatırımcı Tazmin Merkezine intikal ettiği ve davacının sahip olduğu ve teslim tutanağı ile şirkete teslim ettiği pay sayısı, şirketin yapmış olduğu bedelsiz sermaye artırımından gelen pay sayısı ile söz konusu paylara ilişkin pay satış bedeli, kar payı ve 24/11/2017 tarihi itibarıyla hesaplanmış nema tutarları dikkate alınmak suretiyle davacıya 84.368,83 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup; dava konusu işlemde ilgili mevzuat ve Yasa hükümlerine aykırılık saptanmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na 15/12/1999 tarih ve 4487 sayılı Kanun ile 10/A maddesinin eklenmesinin ardından, kaydi değer haline getirilmiş olan menkul kıymetler, aynı Kanun'a yine 4487 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 6. maddede öngörülen geçiş süreci doğrultusunda Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. (MKK) nezdinde kayden izlenmeye ve saklanmaya başlamıştır. Bu çerçevede kaydi sistem uygulaması 28/11/2005 tarihinden itibaren hisse senetleri mülga İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören ortaklıklara ilişkin paylarla başlamıştır. Borsa şirketlerine ait hisse senetlerinin kaydileştirilme tarihi olan 28/11/2005 tarihinden sonra yapılan tüm bedelli ve bedelsiz sermaye artırımlarında fiziki senet basımı ve teslimi yapılmamakta, sadece kaydi pay ihracı söz konusu olmaktadır. Bu kapsamda, 2499 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesi çerçevesinde, Kurulca Kanun'un 10/A maddesine göre kaydı tutulması kararlaştırılan sermaye piyasası araçlarının 10/A maddesinin yürürlüğe girmesini izleyen altıncı yılın sonuna kadar ihraççı kuruluşlara, bunların yetkili kıldığı aracı kuruluşlara veya sermaye piyasası araçlarının kaydını tutacak MKK'ya teslim edilmesi zorunlu olup bu senetlerin, Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde MKK'da toplanarak iptal ve imha edilmesi, araçların temsil ettiği hakların Kanun hükümlerine göre MKK'ya kaydedilmesi gerekmekteydi. 2499 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesine 6111 sayılı Kanun'un 157. maddesi ile 13/02/2011 tarihinde eklenen dördüncü fıkra ile, her bir sermaye piyasası aracı için MKK tarafından kayden izlemenin başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları hisse senedi ise, ihraççıya kanunen intikal edeceği, bu durumda paydan doğmuş olan hakların, hisse senetlerinin ihraççıya intikal tarihinde kendiliğinden sona ermiş sayılacağı, söz konusu payların satışının, ihraççılarca üç ay içerisinde yapılmasının gerektiği ve teslim edilmeyen diğer sermaye piyasası araçlarından doğan alacakların bu tarihte zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Devam eden süreçte, 30/12/2012 tarihinde 2499 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu yürürlüğe girmiş, Kanun'un 13/4. maddesi ve Geçici 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25/11/2005 tarihinde kaydileştirme kararı verilen borsada işlem gören hisse senetleri ile yatırım fonu katılma belgelerinin mülkiyeti 31/12/2012 tarihinde anılan Kanun gereğince Yatırımcı Tazmin Merkezine intikal etmiştir. 2005 yılında kaydileştirilmesine karar verilmiş olan sermaye piyasası araçları bakımından kaydileştirme sürecinin 31/12/2012 tarihinde sona ereceği ve bu sermaye piyasası araçlarının YTM'ye intikal edeceği dikkate alınarak, 2005 yılı itibarıyla MKK nezdinde kayden izlenmeye başlayan halka açık anonim ortaklık paylarını, yatırım fonu katılma belgelerini ve kaydileştirilmesine karar verilen diğer sermaye piyasası araçlarını fiziken elinde bulunduran yatırımcıların ellerinde bulundurdukları sermaye piyasası araçlarını 31/12/2012 tarihine kadar ilgili ihraççı şirketlere, aracı kurumlara ve/veya bankalara teslim ederek bu senetlerin kaydileştirilmesi gerektiği Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çeşitli gazetelerde ilan edilmiş, MKK tarafından internet sitesinde, 31/12/2012 tarihine kadar hak sahipleri tarafından fiziken teslim edilmemiş sermaye piyasası araçlarının mülkiyetinin YTM'ye intikal ettiği ve bunlar üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona erdiği ifade edilerek, 31/12/2012 ve izleyen yıllarda hak kaybı süresi dolacak şirket ve fonlar listelenmiştir. Davacının sahip olduğu ... Otomotiv Sanayi A.Ş. (...) hisse senetleri de 2499 sayılı Kanun'un 10/A maddesi çerçevesinde kayden izlenmeye başlanmış, davacı tarafından, sahip olduğu hisse senetleri kaydileştirilmek üzere teslim edilmemiş olduğundan bahse konu paylar da 31/12/2012 tarihi itibarıyla YTM'ye intikal etmiştir. Mülkiyeti YTM'ye intikal eden sermaye piyasası araçları, 6362 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi ve Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliği uyarınca … tarih ve … sayılı YTM Yönetim Kurulu kararı üzerine Borsa İstanbul A.Ş.'de resmi müzayede yoluyla satılmıştır. 6362 sayılı Kanun'un "Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi" başlıklı 13. maddesinin, "Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM’ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." şeklindeki dördüncü fıkrasının Anayasa'nın 2. ve 35. maddelerine aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle itiraz başvurusunda bulunulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 12/11/2015 tarih ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/10/2015 tarih ve E:2015/29, K:2015/95 sayılı kararıyla "... 29. Anayasa'da mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği öngörülmektedir. Dolayısıyla kanun koyucu kamu yararını gözeterek ve ölçülülük ilkesine uygun olarak, menkul kıymetlerin kaydileştirme yoluyla elektronik ortamda kaydının tutulmasını ve kişilerin ellerinde bulunan sermaye piyasası araçlarının teslimini öngören düzenlemeler getirme konusunda takdir yetkisine sahiptir. 30. İtiraz konusu kuralın, kişilerin maliki oldukları menkul kıymetler üzerindeki mülkiyet hakkını sınırsız ve süresiz olarak ortadan kaldırması, sermaye piyasalarında alım satım yapacak kişilerin tam bir güvenceye sahip olarak yatırım yapabilmesine olanak tanımaması, kişilerin sahibi oldukları menkul değerler üzerinde rahat, kolay ve güvenli bir şekilde tasarrufta bulunmalarına imkân vermemesi ve aracı kuruluşların iş ve işlemlerinden doğacak zararları tazmine yönelik bir mekanizma öngörmüş olmasına rağmen sermaye piyasalarında işlem yapan kişilerin haklarının kaybı durumunda telafi edici herhangi bir yol veya tazmin mekanizması öngörmemesi nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir denge oluşturamadığından ölçülülük ilkesini ihlal etmektedir. 31. Bu yönüyle, aracı kurumlarca katılma belgelerinin geri alımının yapılamayacağını, kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının YTM'ye intikal edeceğini, bunların üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ermiş sayılacağını ve son olarak teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılacağını öngören kuralın, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil ve makul bir denge gözetmemesi nedeniyle mülkiyet hakkına aykırı olduğu açıktır. 32. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasanın 13. ve 35. maddelerine aykırıdır." gerekçesiyle söz konusu fıkranın “... ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır.” şeklindeki kısmının Anayasa'nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Söz konusu karar gereğinin yerine getirilmesi amacıyla 26/04/2016 tarih ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 28. maddesiyle 6362 sayılı Kanun'a eklenen "Mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar" başlıklı geçici 10. maddede, "Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülükleri Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar aynen; satışı yapılmış olanlar ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenir. Yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemaları esas alınır. Bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır." düzenlemesi yapılmıştır. Geciçi 10. maddeye dayanılarak kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla, “6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hazırlanmış ve 07/09/2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Davacı tarafından 02/05/2017 tarih ve 634 sayılı, 31/10/2017 tarih ve 1532 sayılı başvurular ile mülkiyeti YTM'ye devredilen ... fiziki paylarının Yönetmelik çerçevesinde hesaplanan tutarın ve/veya kaydi payların hesabına aktarılması talep edilmiştir. 06/12/2017 tarih ve 21 sayılı YTM Yönetim Kurulu kararıyla satış bedeli, kâr payı tutarı ve nema tutarı toplamı olan 83.989,03-TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiş ve davacı tarafından bildirilen hesaba ödeme gününe kadar olan nema işletilerek toplam 84.368,83-TL ödeme yapılmıştır. Bu kez davacı tarafından 21/12/2017 tarih ve 1776 sayılı başvuruyla, YTM'ye başvurduğu 2017 yılı Mayıs ayında ...'nun borsa fiyatının 38-40 TL aralığında, Haziran ayında 39-42 TL aralığında olduğu, ödemenin yapıldığı Aralık ayında ise fiyatın 62-TL'ye yükseldiği belirtilerek uğradığı zararın ödenmesi talebinde bulunulmuş; 22/12/2017 tarih ve 1458 sayılı YTM işlemiyle, Yönetmelik kapsamındaki başvuruların başvuru sırası, sayısı ve sürecin tamamlanması gibi hususlar gözetilerek sonuçlandırıldığı, talebi hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, öte yandan, piyasa hareketleri nedeniyle tam aksi bir durumun gerçekleşmesinin de mümkün olduğu, başvurusu başvuru tarihinde sonuçlanmış olsa yapılacak ödeme tutarının 79.504,80-TL olacağı, halbuki 11/12/2017 tarihinde yapılan ödemenin toplam 84.368,83-TL olduğu, ödeme tutarına nema işletildiği belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçilmiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olduğu belirtilmiştir. Anılan Kanun'un dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır. Kurul, kayden ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarını ve kayden izlenecek hakları belirler; türleri ve ihraççıları itibarıyla kaydileştirmesine, kayıtların tutulmasına ve üyelik şartlarını kaybeden ihraççıların paylarının kayden izlenmesinin sona erdirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenler. (2) Kaydi sermaye piyasası araçları, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlenir. Kurul, sermaye piyasası aracının türüne ve ihraççısının veya MKK üyesinin niteliğine göre sermaye piyasası araçlarının hak sahibi ismine hesap açılmaksızın hesapların toplu olarak tutulmasına karar verebilir. (3) Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, MKK tarafından izlenir. Kayıtlar, MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda, bu kuruluşun üyelerince tutulur. (4) Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez (…) (Bu fıkranın üçüncü cümlesinde yer alan “… ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz” ibaresi ile dördüncü, beşinci ve altıncı cümleleri, Anayasa Mahkemesi’nin 22/10/2015 tarih ve E: 2015/29, K: 2015/95 sayılı kararı ile iptal edilmitir.) (5) Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır. (6) Payların devrinin, 6102 sayılı Kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde ortaklıklar tarafından pay defterine kaydında, ilgililerin başvurusuna gerek kalmaksızın MKK nezdinde izlenen kayıtlar esas alınır. (7) Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır."; "Mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar" başlıklı geçici 10. maddesinde, "(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülükleri Kurulca belirlenir. Şu kadar ki, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar aynen; satışı yapılmış olanlar ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödenir. Yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemaları esas alınır. Bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin işlemler ve bu işlemlerle ilgili oluşturulacak kayıtlar ve düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır." kuralı yer almaktadır. 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13 Üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in ”Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle bu Yönetmelik uyarınca başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır."; "Başvuru" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar 8. maddede belirtilen esaslar çerçevesinde aynen, satışı yapılmış olanlar ise 9. maddedeki esaslar çerçevesinde belirlenen satış tutarları dikkate alınarak, 10. maddede belirtilen nemaları ile birlikte, YTM’ye başvuran hak sahiplerine EK-1’de yer alan taahhütname ve ibraname alınmak kaydıyla ödenir. (2) Ödeme için 5. maddede yer alan belgelerle birlikte YTM’ye başvurulması gerekmektedir."; "Başvuru süresi ve şekli" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamında ödeme talep eden hak sahipleri veya noter onaylı vekâletname ibraz eden vekili tarafından, bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren 10 yıl içinde iadeli taahhütlü posta yolu ile veya özel şirketler aracılığıyla imza karşılığı teslim suretiyle YTM’nin merkez adresine başvurulması zorunludur. (2) Hak sahipleri tarafından yargıya başvurulması halinde birinci fıkrada belirtilen süreler yargılama süresince işlemez. ..."; "YTM tarafından satışı yapılmamış sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş olup da, satışı yapılmamış sermaye piyasası araçları ile iade tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz payları aynen; kâr payları ise, 12/06/1933 tarihli ve 2308 sayılı Şirketlerin Müruru Zamana Uğrayan Kupon Tahvilât ve Hisse Senedi Bedellerinin Hazineye İntikali Hakkında Kanun kapsamında Hazine’ye intikal edenler hariç olmak üzere, nemasıyla birlikte nakit olarak, hak sahibi tarafından bildirilen hesaplara aktarılır. (2) Hak sahibinin varsa bedelli sermaye artırımından kaynaklanan payları talep etmesi halinde, bu payların aynen hesaplara aktarılması YTM tarafından bu amaçla ödenen tutar ve yapılan masrafların kanuni faizi ile birlikte YTM’ye ödenmesi kaydıyla mümkündür."; "YTM tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine’ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır. (2) Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası aracının farklı tarihlerde ve/veya farklı fiyatlardan satılmış olması halinde, hak sahibine ödenecek satış tutarının hesaplanmasında YTM’nin ilgili sermaye piyasası aracına ilişkin tüm satış işlemlerinin ağırlıklı ortalama fiyatı esas alınır. Ağırlıklı ortalama fiyat, her bir satış fiyatının o fiyattan satılan miktar ile çarpımları toplamının, satılan toplam miktara bölünmesi suretiyle hesaplanır. (3) Hak sahibinin varsa bedelli sermaye artırımından kaynaklanan payların satış tutarlarını talep etmesi halinde, YTM tarafından bu amaçla ödenen tutar ve yapılan masraflar kanuni faizi ile birlikte başvuru sahibine ödenecek olan tutardan mahsup edilerek ödeme yapılır."; "İade edilecek nema tutarları" başlıklı 10. maddesinde, "Ödenecek nema tutarı, ilgili sermaye piyasası aracı satış bedeli ve/veya kâr payının YTM portföyüne intikal tarihinden itibaren, 18/11/2015 tarih ve 29536 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM’nin fiilen elde ettiği getirinin ödenecek tutara isabet eden kısmıdır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1) Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının "satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarları, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine’ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılır." şeklindeki kısmının incelenmesi; Dava konusu Yönetmelik 6362 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği ilk hali olan "Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi" başlıklı 13. maddesinin "Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM’ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." şeklindeki dördüncü fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması ve aktarılan Anayasa Mahkemesi kararıyla "ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." şeklindeki kısmının kişilerin maliki oldukları menkul kıymetler üzerindeki mülkiyet hakkını sınırsız ve süresiz olarak ortadan kaldırması, sermaye piyasalarında alım satım yapacak kişilerin tam bir güvenceye sahip olarak yatırım yapabilmesine olanak tanımaması, kişilerin sahibi oldukları menkul değerler üzerinde rahat, kolay ve güvenli bir şekilde tasarrufta bulunmalarına imkân vermemesi ve aracı kuruluşların iş ve işlemlerinden doğacak zararları tazmine yönelik bir mekanizma öngörmüş olmasına rağmen, sermaye piyasalarında işlem yapan kişilerin haklarının kaybı durumunda telafi edici herhangi bir yol veya tazmin mekanizması öngörmemesi nedeniyle kamu yararı ile bireyin hak ve özgürlükleri arasında adil bir denge oluşturamadığından ölçülülük ilkesini ihlal ettiği ve kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil ve makul bir denge gözetmemesi nedeniyle mülkiyet hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine 6362 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca hazırlanarak yürürlüğe girmiştir. Aktarılan 6362 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile geçici 10. maddesine göre sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracının esas olduğu, Kurul'un, kayden ihraç edilecek sermaye piyasası araçlarını ve kayden izlenecek hakları belirleyeceği; türleri ve ihraççıları itibarıyla kaydileştirmesine, kayıtların tutulmasına ve üyelik şartlarını kaybeden ihraççıların paylarının kayden izlenmesinin sona erdirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyeceği, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esasları, hak sahiplerince teslim edilecek sermaye piyasası araçlarının iptal ve imha esasları ile ihraççıların bu başvurulara ilişkin yükümlülüklerinin Kurulca belirleneceği, YTM’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanların aynen; satışı yapılmış olanların ise, Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanacak satış tutarları üzerinden nakden ödeneceği, yapılacak ödemelerde, ilgili tutarın 4749 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucu YTM tarafından fiilen elde edilen getirinin ödenecek tutara isabet eden nemalarının esas alınacağı anlaşılmıştır. Bu durumda, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan Yönetmelik'in kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için YTM’ye intikal etmiş ve satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarının satış tutarlarının, satış tarihine kadar hesaplanacak bedelsiz paylar ile ve 2308 sayılı Kanun kapsamında Hazine’ye intikal edenler hariç kâr payı tutarları dikkate alınarak, nemasıyla birlikte hak sahibi tarafından bildirilen hesaba aktarılacağı şeklindeki davaya konu 9. maddesinin dördüncü fıkrasının ilgili kısmının Anasaya Mahkemesinin iptal gerekçesi doğrultusunda yürürlüğe konulan 6362 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesine uygun ve Kurulca kendisine verilen görev ve yetki çerçevesinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2) … tarih ve E…. sayılı Yatırımcı Tazmin Merkezi işleminin incelenmesi; Dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra davacı tarafından yapılan … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı başvurular ile mülkiyeti YTM'ye devredilen ... fiziki paylarının Yönetmelik çerçevesinde hesaplanan tutarının ve/veya kaydi payların hesabına aktarılması talep edilmiş, … tarih ve … sayılı YTM Yönetim Kurulu kararıyla satış bedeli, kâr payı tutarı ve nema tutarı toplamı olan 83.989,03-TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiş ve davacı tarafından bildirilen hesaba toplam 84.368,83-TL ödeme yapılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından YTM'ye başvurduğu tarih ile ödeme yapıldığı tarihler arasından ... payının borsa fiyatının değiştiği ve ödeme tarihindeki borsa fiyatının esas alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, hukuka uygun bulunun dava konusu düzenleme uyarınca davalı idarece başvuruların başvuru sırası, sayısı ve sürecinin tamamlanması gibi hususlar gözetilerek sonuçlandırıldığı, piyasa hareketleri nedeniyle tam aksi bir durumun gerçekleşmesinin de mümkün olduğu, başvurusunun başvuru tarihinde sonuçlanmış olsa yapılacak ödeme tutarının 79.504,80-TL olacağı, halbuki 11/12/2017 tarihinde yapılan ödemenin toplam 84.368,83-TL olduğu, ödeme tutarına nema işletildiği belirtilerek talebin reddine karar verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.