6. Ceza Dairesi 2007/22342 E. , 2011/2427 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5237 sayılı Yasa uyarınca duruşma açılarak veya açılmadan dosya üzerinden verilen bütün uyarlama kararlarına yönelik yasa yolunun temyiz yasa yolu olduğu ve yapılan itirazları inceleme yetkisinin de Yargıtay’ın ilgili Ceza Dairesine ait olduğu…
**6. Ceza Dairesi 2007/22342 E. , 2011/2427 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5237 sayılı Yasa uyarınca duruşma açılarak veya açılmadan dosya üzerinden verilen bütün uyarlama kararlarına yönelik yasa yolunun temyiz yasa yolu olduğu ve yapılan itirazları inceleme yetkisinin de Yargıtay’ın ilgili Ceza Dairesine ait olduğu, gözetilerek Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 4.10.2005 gün ve 2005/728 değişik iş sayılı red kararının yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK’.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.’nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 2- Yakınanın beyanlarından ve dosya kapsamından sanığın hırsızlık eylemini gece sayılan zaman diliminde işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesi aracılığı ile aynı Kanunun 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3- 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin hükmün doğal sonucu olduğunun gözetilmemesi, 4- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan, 765 sayılı TCK’un 493/1, 61, 522 (pek hafif), 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143, 35, 116/4,151/1 maddeleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme ve uygulama yapılarak konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından 5271 sayılı CMUK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulduktan sonra her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe Yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması, 5- 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 10.03.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.