T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/253 Esas KARAR NO:2026/279 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI:2024/419 (Derdest Dava Dosyası) TARİH:22/10/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/253 Esas KARAR NO:2026/279 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI:2024/419 (Derdest Dava Dosyası) TARİH:22/10/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davalı adına birçok fatura düzenlendiğini ve davalıya borç para verildiğini, davalının düzenlenen fatura bedeli ile borç toplamı 21.936.336,70 TL'ye karşılık 10.917.906,40 TL ödeme yaptığını, kalan borcunu ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyanla davalının taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine, bu talebin kabul görmemesi halinde ihtiyati haciz talebinde de bulunularak bu talebin kabul görmemesi ihtimalinde davalının taşınır ve taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, davanın niteliği, tedbir talebinin ileri sürülüş biçiminden de açıkça anlaşıldığı gibi talebe konu unsurların dava konusu olmaması, ihtiyati hacze ilişkin ve ihtiyati tedbire ilişkin yasal düzenlemeler, faturalara dayanılmış olması, herhangi bir mutabakat metninin ibraz edilmemiş olması, cevap dilekçesinde ileri sürülen özellikle ödeme iddiasına yönelik savunmalar, İİK madde 257/2 düzenlemesi yönünden de soyut iddia dışında bir delil ibraz edilmemiş olması, ileri sürülen alacak iddiasının ve muacceliyetinin yargılamayı gerektirmesi, İİK madde 257 düzenlemesinde ihtiyati haciz için ön görülen şartlar ve bunların varid olmasına ilişkin yakın ispat kuralları; tedbir talebinin ileri sürülüş biçiminden de açıkça anlaşıldığı gibi talebe konu unsurların dava konusu olmaması, ihtiyati hacze ilişkin ve ihtiyati tedbire ilişkin yasal düzenlemeler, yakın ispata ilişkin kurallar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hem ihtiyati haciz ve hem de ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesi ile taleplerin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;Dosya kapsamındaki belgeler ve deliller yeterince değerlendirilmeden taleplerinin reddedildiği, dosyaya sunulan belgelerin, alacağın varlığını ve davalının malvarlığını kaçırma ihtimalini açıkça ortaya koyduğu, sunulan cari hesap ekstresi, fatura ve irsaliyeler, banka dekontları ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin alacağın varlığını gösterdiği, taraflar arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişkiye istinaden, hemen işlem yapılmadığı ancak gelinen aşamada davacının alacağını tahsil etme imkanının zorlaştığı, İİK m. 258 ve Yargıtay içtihatları uyarınca ihtiyati haciz için kesin ispat değil, kuvvetli emarelerin yeterli olduğu, teslim edilen ürünlere ilişkin faturaların vadesinin geçtiği, davalı tarafından ödeme yapılmadığı, alacağın muaccel hale geldiği, yine süreç içerisinde, davacı tarafından davalı şirkete borç açıklaması adı altında ödemeler yapıldığı, davalı şirket tarafından tüm borçların kapatılacağının belirtildiği, davalının ticari hayatında sıkıntıya düştüğü, davacının alacaklarının risk altında olduğu, talep ettikleri ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına ilişkin olarak hukuki himayenin gerekli olduğu, HMK m. 389 ve İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca, davacının hakkının korunması için ihtiyati haciz ve tedbir kararı verilmesinin zorunlu olduğu ve kararın bu sebeplerle kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, bakiye açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebi ile açılan davada alacağı teminen ihtiyati haciz ve aksi halde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olup, Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür.Somut olayda; davacı tarafından, aralarındaki ticari ilişki itibariyle davalı adına faturalar düzenlendiği ve ayrıca davalıya borç para verildiği, davalının borcun bir kısmını ödediği, kalan kısım yönünden ise icra takibi başlatıldığı iddia edilerek faturalar ile banka dekontlarının ibraz edildiği, davalının ise davacıya olan tüm borcunu ödediğini beyan ederek ödeme dekontları ile çek suretlerini sunduğu, Mahkemenin ara karar tarihi itibariyle iddia, savunma ve sunulan deliller kapsamında alacağın varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, ayrıca davalının taşınır, taşınmaz mallarının dava konusu olmadığı, ihtiyati tedbir kararının ancak dava konusu hakkında verilebileceği, bu itibarla Mahkemece şartları oluşmayan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış, kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.