11. Hukuk Dairesi 2010/989 E. , 2011/10604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2009 tarih ve 2007/119-2009/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki d
**11. Hukuk Dairesi 2010/989 E. , 2011/10604 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2009 tarih ve 2007/119-2009/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile yapılan 24.03.2006 tarihli sözleşmeye göre davalının sunuculuğunu üstlendiği DOBRA DOBRA isimli televizyon programı üzerindeki isim ve tüm fikri hakların müvekkiline devredildiğini, sözleşmeye aykırılık halinde 100.000,00 USD cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının anılan ibareyi kendi adına marka olarak tescil ettirdiği gibi sözleşme süresi bitmeden sunuculuk yapmayacağını müvekkiline bildirdiğini, davalının aynı formatta ve aynı isim altında başka televizyon kanalında program yapacağının öğrenildiğini, bu durumun sözleşmeye aykırılık oluşturduğunu, anılan isim üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile 100.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Dobra Dobra başlığı altında 1974 yılından beri müvekkilinin değişik gazetelerde köşe yazısı yazdığını, sözleşmenin ihlal edilmediğini, tarafların anlaşarak karşılıklı sözleşmeyi feshettiklerini ve cezai şart oluşmadığının kararlaştırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, DOBRA DOBRA ismi üzerinde davacının hak sahibi olduğu, taraflar arasında yapılan 24.03.2006 tarihli sözleşmeye göre davalının sözleşme süresi içinde anılan isimle ve program formatında başka televizyon kanalında program yapmamayı taahhüt ettiği, sözleşme bittikten sonra anılan ibare ile başka televizyon kanallarında program yapmasında bir engel bulunmadığı, tarafların 14.05.2007 tarihinde yaptıkları protokol ile 24.03.2006 tarihli sözleşmeyi feshettikleri ve cezai şarttan vazgeçtikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.