T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/528 Esas KARAR NO : 2025/2062 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2017/1307 Esas- 2022/954 Karar TARİH: 02/12/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/528 Esas KARAR NO : 2025/2062 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2017/1307 Esas- 2022/954 Karar TARİH: 02/12/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ... ... Tarım ve Hayvancılık San. Tic. A.Ş.'nin, ... ... A.Ş.'nin Çekmeköy şubesindeki ... nolu hesabı ile sahibi olduğu çek koçanına ait toplam 16 adet boş çek yaprağının uhdesinde iken, davalılardan ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...ya da onun tarafından yönlendirilen kişiler tarafından çalındığını, çalınan bu çek yapraklarından bir tanesi olan ... ... Çekmeköy Şubesine ait ... çek nolu çek yaprağının; sahte imza ve yazı ile keşide yeri Çekmeköy, keşide tarihi 28.12.2016 ve 223.816,78 TL bedelli olarak, davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş. adına düzenlenerek lehine kredi teminatı olarak davalı ... ... Bankası Lüleburgaz Şubesine teminat olarak verildiğini, dava konusu çekin üzerindeki bulunan müvekkili şirket ... A.Ş. adına olan imzanın sahte olduğunu, imza yetkilisi ... ... olup dava konusu çekteki imzanın ... ...'a ait olmadığını, ... ... tarafından gözlem suretiyle basit imza incelemesinde imzaların uyuşmadığının tespit edildiğini ve davalı bankaya çek üzerindeki ile keşideci imzasının uyuşmadığını, herhangi bir işlem yapılmadan işlemsiz olarak çekin kendilerine iade edilmesinin talep etmesi ile çekin arkası yazılmamış ve çek ile ilgili işlem yapılmamış olduğunu, müvekkili şirketin çek yapraklarının kendisinden çalındığını öğrenince 29.12.2016 tarihinde Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, çekin aslının Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/5741 soruşturma no'lu dosyası kapsamında emanet kasasında olduğunu, savcılığın talebi üzerinde ...uhdesinde bulunan 15 adet çek yaprağının iade edilmesinin talep edildiğini ve fakat çeklerden sadece 7 tanesinin Emniyet Müdürlüğüne teslim edildiğini, 6 adet boş çek yaprağının ise halen nerede olduğunu bilmediklerini, davacı müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığını, icra takibi tehdidi altında bulunduğunu, davalı ... Tarım Ürünleri Şirketinin tek ortağı ve yetkilisi ...'ın aynı zamanda davacı müvekkili şirkette % 0,06 oranında çok küçük paya sahip olduğunu beyanla davalılar aleyhine açılan menfi tespit davanın kabulüne, mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesinde kararın kesinleşmesine kadar, davaya konu çekin ödenmemesi veya icraya konulmaması için ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, dava konusu ek nedeniyle davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 28.12.2016 keşide tarihli, ... çek nolu, 223.816,78 TL bedelli, ... A.Ş. Çekmeköy/ İstanbul Şubesine ait çekin iptaline ve çek aslının davacı müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile davalı müvekkili arasında ticari alış-veriş ilişkisi olduğunu, davacı şirketle var olan ticari faaliyet sonucunda toplam 8 adet çek verildiğini, bu çeklerden 7 tanesinin davacının şikâyeti sonucu ile savcılığa ibraz edildiğini, davacının çek koçanından çek çalındığı iddia etiği çek yaprakları ile çalıntı iddiası öncesi ve sonrasında davacı tarafından keşide edilen ve ödenen çek yapraklarının tamamının ... ... Çekmeköy Şubesinden celbedilerek yaptırılacak imza örnekleri incelemesi sonucunda dava konusu çekin çalıntı/kayıp olmadığının anlaşılacağını, çek aslının ise kullanılan kredinin teminatı olarak diğer davalı bankaya verildiğini, davacı tarafla ticari ilişki içerisinde olduklarını ve ticari ilişkiden doğan uyuşmazlıklarla ilgili açılan davanın derdest olduğunu, davalı şirketin yetkilisi ...'ın aynı zamanda davacı şirketin 420 pay sahibi olduğunu, davacı şirket tarafından sermaye artışı ile ilgili almış olduğu kararın iptali için İstanbul Anadolu 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1198 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın derdest olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, davaya yetki itirazında bulunduklarını, davacının gerek diğer davalının gerekse müvekkili bankanın bulunduğu Lüleburgaz ilçesinde Lüleburgaz Mahkemelerinde açılması gerektiğini, dava konusu çekin müvekkili bankaya diğer davalı tarafından borcun ödemesi olarak verildiğini, çekin bir ödeme aracı olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, davacının imzanın sahteliği iddiasını ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 02/12/2022 tarih 2017/1307 Esas- 2022/954 Karar sayılı kararında;"Dava, hukuki niteliği itibari ile menfi tespit davası olduğu, kambiyo senedi vasfındaki çek üzerindeki imzanın davacı tarafça inkar edildiği bu hususların araştırılacağı görüldü. ......Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla birlikte yapılan değerlendirmelerde, davacının davaya konu ... ... Bank Çekmeköy şubesine ait 28/12/2016 tarihli, ... çek numaralı, 223.816,78 TL bedelli, Keşidecisi ... ... Tarım ve Hayvancılık San. Tic. A.Ş olan ... Tarım Ürünleri San. Ve Tic. Ltd.Şti emrine yazılı çek yaprağında bulunduğu çek koçanına ait toplam 16 adet boş çek yaprağını çaldırdığı ve davaya konu çekin, sahte imza ve yazı ile davalı ... Tarım Ürünleri adına düzenlenerek kredi teminatı olarak diğer davalı bankaya teminat olarak verildiği, davacı şirketin yetkilisine ait olmayan ve sahte imzayla düzenlenen çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti için mahkememizde dava açtığı, 18/06/2019 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, davaya konu çek üzerinde keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının belirlendiği, ayrıca 27/11/2020 tarihli ek bilirkişi raporuna göre, davaya konu çek üzerindeki yazı ve rakamların da davacı şirket temsilcisinin eli mahsulü olmadığının belirlendiği, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 01/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, davaya konu çekin davacı tarafça davalıya verildiğine dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, davaya konu çekin davacı ile davalı arasında bir ticari ilişkiye istinaden alındığına yönelik de herhangi bir kaydın bulunmadığı, mahkememizce imza incelemesine yönelik bilirkişi raporu alındığından, Kırklareli 1 Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve davalı şirket yetkilisinin yargılandığı ceza dosyasının neticesinin beklenmesinin yargılamaya yenilik katmayacağı anlaşıldığından davacının davaya konu çek sebebiyle davalıların borçlu olmadığına tespitine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..."gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının; ... ... Çekmeköy Şubesine ait 28.12.2016 keşide tarihli, ... çek numaralı, 223.816,78 TL bedelli, keşidecisi ... ... Tarım ve Hayvancılık San. Tic. A.Ş. olan ve ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. emrine yazılı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, çekin iptali, çeke ilişkin icra takibi yasağı konması ve çek aslının kendilerine iadesi talepli işbu davayı ikame ettiğini, işbu davada davacı yanın mezkur çek yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, usul ve yasaya dolayısıyla hukuka aykırı olan kararın ortadan kaldırılması gerektiğini;Davacı, her ne kadar ... A.Ş.'nin ... ... A.Ş.'nin Çekmeköy şubesindeki ... no'lu hesabı ile sahibi olduğu çek koçanına ait toplam 16 adet boş çek yaprağının müvekkili şirket ve yetkilileri tarafından çalınmış olduğunu iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın iddiasını somut ve inandırıcı delillerle ispat edemediğini, davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...ile davacı arasında şirket ortaklığı dahil olmak üzere bedelsiz gayrimenkul temliklerine varacak derecede girift bir ilişki bulunmakta olduğunu ıslah dilekçelerinde detaylı bir şekilde kanıtlarını da göstermek suretiyle belirttiklerini, davacı her ne kadar davalılara bir borcu olmadığını ifade etmiş ise de, hakikat bu şekilde olmayıp müvekkili şirket yetkilisi ...'ın ve müvekkili şirketin davacı şirketten birçok hak ve alacağı bulunduğunu; Müvekkili şirket yetkilisi ...'ın, İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, Çekmeköy mahallesi, 3960 parsel, 13.07.2016 tarih ... yevmiye numarası ile 2829,64 m2 ve 4587,26 m2 arsa vasfındaki taşınmazları için ... ...'un avukatı ...'e Üsküdar 7. Noterliği'nin 12.04.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile devir ve ferağ yetkisini içeren vekalet verdiğini, bununla beraber 3170 parseldeki 7458 m2 hakkını 03.11.2016 tarihinde ... ...'un şoförü ...'a devir ve temlik ettiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın, söz konusu temlikleri içinde bulunduğu zor durum ve ... ...'un gerçekleştirilen devirleri iade edeceği inancı ile yaptığını, anılan vekaletname ile son derece değerli bu arazilerin bila bedel müvekkili ...tarafından davacı şirket yetkilisi ... ...'a devredildiğinin tapu kayıtları ile sabit olduğunu, dolayısıyla davacı şirket yetkilisi ...ile davalı şirket yetkilisi ... ...'un arasında basit bir ticari satım dışında, ortaklıktan inançlı devire kadar birçok ilişki olduğunu ve anılan çekin gerçek bir karşılığa dayandığının bundan daha kuvvetli bir karinesi olamayacağının izaha muhtaç olmadığını, bu hususun Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/250 E. sayılı ve İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/298 E. sayılı tasarrufun iptali davalarında gerçekleştirilen yargılamalarda da sübut bulduğunu;Davacı şirket yetkilisi ... ...'un, vermiş olduğu sözü yerine getirmediğini ve ...'ın ... A.Ş.'deki hisse bedeli karşılığını ve şirketten olan alacaklarını ve emaneten aldığı gayrimenkulleri iade etmediğini, üstüne üstlük ...'ı Üsküdar 7. Noterliği'nin ... yevmiye ve 25.11.2016 tarihli azilnamesi ile azlettiğini, bununla da yetinmeyen ... ...'un ''...sermaye arttırımı yaptırıp senin hisselerini sıfırlayacağım...'' demek suretiyle hisse gücünü kötüye kullandığını ve ...'ın içinde bulunduğu zor durumdan yararlanmak suretiyle ...'a ait hisseleri bedelsiz ele geçirmiş olduğunun şirket hisse hareketleri ile açık anlaşılabilecek hususlar olduğunu, müvekkili şirketin ve yetkilisi ...'ın davacı şirket yetkilisinden olan hak ve alacakları, işbu davaya konu 223.816,78 TL bedelli çekten kat ve kat üstünde olup, bu hususta şikayet, dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını;Bu derece komplike ve girift bir ilişkinin sadece bir yanın ticari defter kayıtlarına bakmak suretiyle çözülmesinin mümkün olmadığını, ıslah dilekçelerinde de sadece davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesinin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından yeterli olmadığını belirttiklerini, yukarıdaki açıklamış oldukları hususlarının da nazara alınması gerektiği açık olduğu halde bu yönde mahkemece bir inceleme ve araştırmaya gidilmediğini, davacı şirket yetkilisi ... ...'un zaman zaman şirkette görev alan başka kimselere veya birlikte çalıştığı aile efradına (oğluna) çekleri imza ettirdiği hususunun şirket içerisinde uygulanagelen bir durum olduğunu belirttiklerini, işbu davaya konu çekin davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirket yetkilisine imzalı bir vaziyette teslim edildiğini, imzanın kim tarafından atıldığı hususunun müvekkilince bilinmemesinin çekin bir borca dayanmadığını gösteren bir husus olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'dan davacı şirket çalışanlarının teslim almış olduğu çekleri imza yetkilisi dışında birisinin imza edip etmediğini kontrol etmesini beklemenin hem hayatın olağan akışına hem de hakkaniyete aykırı olduğunu; Çeklerdeki imza ve yazılarının ... ...'a ait olup olmadığına dair makemece bilirkişi yoluna müracaat edildiğini, 20.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda keşideci imzalarının ... ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, Yerel mahkemenin istemi üzerine aynı bilirkişi kurulu tarafından ek rapor tanzim edildiğini, 18.06.2019 tarihli ek raporda söz konusu çeklerdeki imzaların ... ...'a ait olmadığı ve 27.11 2020 tarihli ek raporda çekteki yazıların ... ...'a ait olmadığının saptandğını, mahkeme hükmünü kurarken 18.06.2019 ve 27.11.2020 tarihli ek bilirkişi raporunu dayanak göstermişse de, hangi sebeple 20.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmadığının belirtilmediğini, netice itibariyle bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, mahkemenin öncelikle bu çelişkiyi gidermesi gerektiğini, dosya kapsamına alınan tüm bilirkişi raporlarının aynı bilirkişi heyeti tarafından tanzim edildiğini, dosyanın başka bir bilirkişiye tevdi edilerek çelişkilerin giderilmesi gerektiği halde anılan hükmün kurulmasının usule ve yasaya aykırılık oluşturduğunu; Müvekkili şirketin içine düştüğü zor durumdan ötürü hukuki süreci takip edemediğini, iddia ve delilleri cevap dilekçesinde ortaya koyamadığını, bu nedenle kendileri tarafından 15.09.2021 tarihinde ıslah dilekçesi hazırlanmış ise de, Yerel mahkemenin dosyaya sunmuş oldukları ıslah dilekçesi hakkında müspet menfi bir ara kararı kurmadığını, belirttikleri hususlarda herhangi bir delil toplamadığını, karar gerekçesinde de ıslah taleplerine ilişkin bir atıfta bulunulmadığını, bu durum müvekkilinin hak arama hürriyetine zeval getirdiği gibi, deliller ve vakıalar tam olarak değerlendirilmediğinden hüküm sonucunu da değiştirdiğini, netice itibari ile Yerel mahkemece dosyaya sunulu bilgi ve belgelerin tamamıyla incelenmeksizin hüküm kurulduğunu;Davacının 28.12.2016 keşide tarihli çekin şirket kasasından çalındığını, 28.12.2016 tarihinde ... ... Lüleburgaz şubesi tarafından kendilerine yapılan bildirim hasebiyle öğrendiklerini beyan ettiğini, kurumsal bir şirketin 2013 tarihli çek koçanını aradan geçen 3 seneden sonra fark etmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirket hak ve menfaatlerine aykırı düşmemesi, menfaat çatışması olmaması ve çelişmemek kaydı ile diğer davalı ... ... Bankası Anonim Şirketi'nin davanın geneli hakkındaki savunma ve itirazlarına iştirak ettiklerini; Müvekkili şirkete haksız olarak huzurdaki davanın yöneltildiğini, işbu haksız davanın etkisiyle müvekkili şirketin içine düştüğü mali krizin derinleştiğini ve şirketin iflasın eşiğine geldiğini, müvekkili şirketin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına hukuka ve hakkaniyete aykırı olan Yerel mahkemenin kararının ortadan kaldırılması adına istinaf yoluna başvuru zaruretlerinin hasıl olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1307 E. 2022/954 K. ve 02.12.2022 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Zamanaşımı ve yetki itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı dava dilekçesinin 8. maddesinde müvekkili olduğu şirket ve sahibinin ticari geçmişinden, ticari itibarından bahsetmiş olsa da bu denli kurumsal bir şirketin çekin üzerinde de yazdığı üzere 19 Haziran 2013 basım tarihli çek koçanının rızası hilafına elinden çıktığının veya kaybedildiğinin aradan geçen 4 yıl sonra fark etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6.maddesinde genel yetkili mahkemenin "davalı gerçek kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi" olduğunu hükme bağladığını, davacı davayı her ne kadar ilk derece mahkemesi olan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış bulunsa da, kanunun hükümleri ve savcılık dosyasının da Lüleburgazda olması sebebiyle yargılamanın hızlı ilerlemesi ve usul ekonomisi bakımından davanın gerek davacının gerek diğer davalının gerekse müvekkili bankanın bulunduğu Lüleburgaz ilçesinde olması sebebiyle Lüleburgaz Mahkemelerinde açılması gerektiğini, ancak bu hükme aykırı olarak genel yetki kuralanın ihlali sebebiyle davanın yetki bakımından reddi gerekmekte iken işbu husus dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki işbu itirazlarının reddine gerekçesiz bir şekilde karar verilmiş olmasının yasaya açıkça aykırı olduğunu;Müvekkili hiçbir şekilde bu davanın açılmasına sebebiyet vermediği gibi davacının iddia ettiği gibi müvekkili bankanın yetkili hamil olamayacağı yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, diğer davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.nin müvekkili bankaya olan borcunun ödenmesi amacı ile çeki verdiğini, yüksek mahkemenin birçok kararında da değindiği üzere çekin ödeme aracı olduğunu, dolayısıyla diğer davalının borcuna istinaden ödeme aracı olarak mezkur çeki bankaya teslim ettiğini, davacının iddia ettiği olguları ispat etmek zorunda olduğunu, çıplak gözle bakıldığında dahi imzanın sahte olduğunun anlaşıldığı şeklindeki söylemin sadece iddiadan ibaret olduğunu, bu hususun somut belgelerle ispatlanması gerekirken dosya kapsamında hiç bir iddiasını ispat edemeyen davacının davasının kabulünün mümkün olmadığını;Müvekkilinin açılan davaya sebebiyet vermemesi ve iddia edilen olguların kendi tasarrufunda olmaması hususları dikkate alınarak dava sonunda müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlulu tutulmasının usul ve yasaya, hakkaniyete aykırı olduğunu;20.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda çekteki imzanın davacı şirketin yetkilisi ... ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi tarafından hem Üsküdar 7. Noterliğinden ibraz edilen imza sirküleri hem de davacı tarafça sunulmuş keşidecisi davacı olan bir takım çekler üzerinde detaylıca inceleme yapıldığını ve çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi ... ...'a ait olduğunun isabetle tespit edildiğini, işbu durumun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, hal böyle iken davacının davasının reddi ve de davacı yanın imza inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekirken hukuki dayanak ve somut gerçeklikten yoksun olan davanın kabulünün hatalı olduğunu; 20.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin yetkilisine ait mahkemece imza örneği alınarak inceleme yapıldığını ve de imzanın yetkiliye ait olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle ek raporlar ile nasıl imzanın yetkiliye ait olmadığı tespiti yapıldığı açıklanmadan, gerekçelendirilmeden ve de dayanak olan hususlar belirtilmeden yalnız bu ek bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, 01.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağı belirtilmişse de müvekkili bankanın müteselsil ve müştereken sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, 01.09.2021 tarihli bilirkişi raporundaki aleyhe hususları reddetmekle birlikte müvekkili banka ile alakalı ''davalı bankanın 3. kişi olması ve dosya kapsamına göre açık kusurlu olduğuna dair tarafımızca herhangi bir tespitin yapılamadığı'' denilmiş olmasına karşın bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını;Gerekçeli kararda; ''mahkememizce imza incelemesine yönelik bilirkişi raporu alındığından, kırklareli 1 ağır ceza mahkemesinde görülen ve davalı şirket yetkilisinin yargılandığı ceza dosyasının neticesinin beklenmesinin yargılamaya yenilik katmayacağı'' yönünde karar verilmesine karşın söz konusu ceza yargılamasının işbu davanın konusunu kapsar nitelikte olması, gerek ceza dosyasında gerekse iş bu dava dosyasında bilirkişi raporlarının davacı şirket yetkilisinin imzasının el ürünü olup olmadığı hususunda net bir şekilde el ürünü olmadığına dair somut bir belge olmaması ve de somut verilere dayanılmaması nedeniyle eksik incelemeler ile davanın kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu;Dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarının aynı heyetten alındığını, dosyanın başka bir heyete tevdii edilmediğini, aynı bilirkişiler tarafından önce imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiğini, her nasılsa aynı bilirkişi heyetine tevdii edilen dosyada alınan ek bilirkişi raporunda imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini, Yerel mahkemece dosyanın başkaca bir heyete tevdii edilerek bu çelişkilerin giderilmesi gerekirken detaylı araştırma yapılmamış olmasının ayrıca 3. kişi konumunda olan müvekkili bankaya sorumluluk yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılması gerektiğini;Ayrıca müvekkili bankanın dosya kapsamında sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili bankanın imza hususunda herhangi bir bilgiye sahip olmasının mümkün olmadığını, davanın müvekkili açısından reddi gerekirken müteselsil ve müştereken sorumluluk kararının yasaya açıkça aykırı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1307 Esas - 2022/954 Karar sayılı kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davalı ... ... Bankası A.Ş. vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davanın zamanaşımına uğradığı, Mahkemenin yetkisiz, Lüleburgaz Mahkemelerinin yetkili olduğu, davalı bankanın davanın açılmasına sebebiyet vermediği, çekin diğer davalı tarafından bankaya ödeme amacıyla verildiği, davalı bankanın sorumlu tutulmasının ve aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ilk raporda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edilmişken, ek raporda aksinin tespit edildiği, buna rağmen Mahkemece başka bir heyetten rapor alınmadığı, mali bilirkişi raporunda davalı bankaya sorumluluk yüklenemeyeceği belirtilmesine rağmen Mahkemece aksi yönde karar verildiği, ceza davasının neticesinin beklenmesi, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğine;Davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; her ne kadar davacı taraf, davalı ile aralarında ticari ilişki olmadığını iddia etmiş ise de, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisi arasında birbirine girift bir çok ilişki bulunduğu, davalı şirket yetkilisinin alacağının dava konusu çek miktarının çok üstünde olduğu, Mahkemece yalnızca davacı şirketin ticari defterleri incelenerek bir karar verilmesinin hatalı olduğu, cevap dilekçesinin ıslah edildiği ancak ıslah dilekçesi hakkında Mahkemece herhangi bir karar verilmediği ve bu dilekçede yer alan hususların incelenmediği, ilk bilirkişi raporunda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğu tespit edilmiş iken, ikinci raporda aksinin tespit edildiği ve Mahkemece neden ilk rapora itibar edilmediğinin açıklanmadığı, davacının, çekin davalı şirket yetkilisi tarafından çalındığı iddiasının gerçek dışı olduğuna ilişkindir.Dosya kapsamından; dava dilekçesinde ... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve Yetkilisinin bir nolu davalı olarak gösterildiği, Mahkemece Uyap sistemine davalı tarafın bu şekilde kaydedildiği, yargılamanın bu şekilde yürütüldüğü ve gerekçeli karar başlığında bir nolu davalı olarak ... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve Yetkilisi ibaresinin kullanıldığı, davalı ... Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile birlikte şirket yetkilisi olduğu anlaşılan ...vekili tarafından, adı geçenler adına ortak istinaf dilekçesi sunulduğu, HMK'nın 119. maddesi gereği dava dilekçesinde davalı gerçek kişilerin adı, soyadı, TC kimlik numarası ve açık adreslerinin bulunması gerektiği, şirket yetkilisi şeklinde bir ifade ile bir gerçek kişinin davalı olarak gösterilemeyeceği ve davalı olduğu kabul edilerek hakkında yargılama yapılamayacağı, dolayısıyla Mahkemece Uyap sistemine bir nolu davalı olarak şirket ismi yanında "ve yetkilisi" ibaresinin eklenmesinin ve karar başlığında da bu ibareye yer verilmesinin usulsüz olduğu, bu usulsüzlüğün davalı şirket yetkilisi ...'a davalı sıfatını kazandırmayacağı, dolayısıyla adı geçenin verilen kararı istinaf etme hakkının olmadığı anlaşıldığından, dava dışı ... adına istinaf incelemesi yapılmamıştır.Dava icra takibinden önce açılmış menfi tespit talebine ilişkin olduğundan bu davada yetkili mahkeme HMK'da düzenlenen genel yetki kurallarına göre belirlenir. Dava konusu çekte ödeme yeri Çekmeköy/İstanbul olup HMK'nın 10. maddesi hükmü uyarınca akdin ifa yeri olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri iş bu davayı görmeye yetkili olduğundan Mahkemece, davalı bankanın yetki itirazının reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun, davalı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi ile menfi tespit davalarında bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden davalı banka vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf sebebi haksızdır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıdadır. Ancak alacak kambiyo senedine dayanıyorsa, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan ispat yükü davacı borçludadır. Somut olayda da alacak kambiyo senedine (çeke) dayandığından ispat yükü davacıda olup, davacı taraf, dava konusu çekin bulunduğu çek koçanının davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi veya bu şirketin yönlendirdiği kişilerce çalınmış olduğunu, daha sonra sahte imza ve yazılar ile doldurularak diğer davalı bankaya teminat olarak verildiğini, çekte yer alan keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmiştir. Dosya kapsamından çekin, davacı tarafından davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. adına keşide edildiği, adı geçen davalı tarafından da ciro edilerek davalı bankaya verildiği, davalı bankanın çekin hamili olduğu ve çekin kendisine diğer davalı tarafından ifa uğruna verildiğini savunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın imzanın sahteliği iddiası kapsamında Mahkemece, grafoloji uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetinden, dava konusu çek aslı ile davacı şirket yetkilisinin medarı tatbik imzaları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor alınmış ve usul ve yasaya uygun 18/06/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, çekte yer alan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalılarca, Mahkemece alınan ilk raporda çekte yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği ancak ek raporda tam aksi yönde bir tespit yapıldığı ve raporlar arasında çelişki olduğuna yönelik bir istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de, kök raporda dava konusu çekin incelenmediği, dava konusu olmayan çekler üzerinde inceleme yapıldığı, dolayısıyla dava konusu çek ile ilgili olarak, birbirine zıt tespitler içeren iki ayrı rapor bulunmadığı anlaşıldığından davalıların bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinin ıslahı adı altında sunduğu dilekçede yer alan hususlara gerekçeli kararda yer verilmemiş ise de, çekte yer alan keşideci imzasının davacıya ait olmadığı, davalı şirketin ıslah dilekçesinde sunduğu savunmaların imzanın sahteliği karşısında sonuca etkisinin bulunmadığı ve sahtelik iddiası mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden, davacının gerek çekin lehtarı olan davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'ye, gerekse davalı bankaya karşı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isabetli olup, davalıların aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri haksız bulunmuştur. Her ne kadar davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...hakkında dava konusu çek nedeniyle açılmış ceza davası var ise de, dosya kapsamında alınan grafoloji bilirkişi raporu, soruşturma dosyasında alınan kriminal raporu ile çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı sabit olduğundan Mahkemece, ceza davasının neticesinin bekletici mesele yapılmamasında, yine davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmiş olması ve davalı banka tarafından HMK'nın 312/2. maddesi gereği davanın kabul edilmemiş olması karşısında, HMK'nın 326/1. maddesi uyarınca davalı banka aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri haksızdır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalılar vekillerinin başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti alınması gereken 15.288,92 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.823,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.465,92 TL'nin bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalı ... ... Bankası A.Ş'den alınması gereken 15.288,92 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.822,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.466,69 TL'nin bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.