İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/09/2025 tarih ve 2023/597 E - 2025/839 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının ..., ... ve ...plakalı ticari araçlarının, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçelerinin müvekkili…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2386 KARAR NO: 2025/2528 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/09/2025 NUMARASI: 2023/597 E. - 2025/839 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/09/2025 tarih ve 2023/597 E - 2025/839 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının ..., ... ve ...plakalı ticari araçlarının, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçelerinin müvekkili sigorta acentesi tarafından yapıldığını, davalı tarafın söz konusu poliçe ödemelerini yapmadığını, ticari araç poliçelerine ilişkin davalı tarafın, müvekkiline toplam 60.974,57-TL borcunun bulunduğunu, poliçe ödemelerinin, acente tarafından ilgili sigorta şirketlerine yapıldığını, acentenin, poliçeyle sigortalanan kişilerden ödemeleri rücuen tahsil ettiğini, müvekkili tarafından yapılan bu ödemelerin, rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarınca başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın haksız ve kötü niyetle itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe ve davaya konu ..., ... ve ...plakalı ticari araçların kasko poliçeleri haricinde, davalı tarafın..., .../..., ..., .../..., ..., ..., ... ve ... plakalı ticari araçlara ilişkin kasko poliçe ödemelerini de yaptığını, ödemelere ilişkin olarak müvekkiline 39.350,00-TL'lik üç adet çek verildiğini, toplamda 118.050,00-TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemenin, belirtilen sekiz adet kasko poliçesine ilişkin olup, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... sayılı takibine konu ..., ... ve ...plakalı ticari araçların kasko poliçe ödemelerinin yapılmadığını beyanla davalı tarafa ihtiyati haciz kararı verilmesini, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın ve ferilerinin davalıdan tahsiline, söz konusu alacağın likit olduğu, davalının itirazdaki haksızlığı dikkate alınarak, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, borçlunun yerleşim yeri Yeşilhisar Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafın önceki poliçelere ilişkin ödemenin 3 adet çek keşide edilmek suretiyle ödendiğini beyan ettiğini, çek ile ödenen poliçelerin tarihine bakıldığında ise poliçe tanzim tarihlerinin 2022 yılının muhtelif tarihlerinde olduğunu, bu kapsamda ekseriyetle 2022 yılının 4. Ve 5. Ayında tanzim edilmiş poliçeler için ileri tarihli düzenlenmiş olan 9-10-11 aylar için çeklerin keşide edildiğini, davacı tarafça ikrar edilen ve dosya kapsamına sunulan müvekkili tarafından keşide edilen 3 adet çekin toplam değerinin 118.050,00 TL olduğunu, davacı tarafça çeklerin; ...plakalı ticari araca ilişkin 01.04.2022 tanzim tarihli, .../... plakalı araca ilişkin 14.04.2022 tanzim tarihli, ... plakalı ticari araca ilişkin 22.03.2022 tanzim tarihli, .../... plakalı ticari araca ilişkin 03.03.2022 tanzim tarihli, ... plakalı ticari araca ilişkin 22.06.2022 tanzim tarihli, ... plakalı ticari araca ilişkin 09.05.2022 tanzim tarihli, ... plakalı araca ilişkin 26.04.2022 tanzim tarihli, ... plakalı ticari araca ilişkin 11.05.2022 tanzim tarihli 8 adet poliçe bedeli olarak ödendiğinin beyan edildiğini, belirtilen 8 adet kasko poliçesinin toplam miktarının ise 121.951,67 TL olduğunu, çeklerin toplam bedeli ile poliçe bedelleri arasında çok küçük bir meblağın bulunması, buna rağmen davacının bu bedeli aldığını ve bu poliçelerin bedeli için aldığını açık şekilde beyan etmesi tarafların poliçe ve çekler arasındaki ufak tutar farklarını göz ardı ettiğini gösterdiğini, bu da davacı tarafından kesilen 60.974,57-TL kasko poliçesi bedeli için müvekkili tarafından toplam 60.000,00-TL çek keşide edilmesinin ispatı niteliğinde olduğunu, daha önceki poliçelerin bedelinin ödendiği ve borca konu edilen poliçelerinde bedelinin izah edilen şekilde ödendiğinden davacının davalı nezdinde bir alacağının kalmadığını beyanla davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, davanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli biçimde takibe girişen davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "... davacı tarafça davalı aleyhine 58.828,95 TL asıl alacak ve 3.852,79 TL işlemiş faiz olmaK üzere toplam 62.681,74-TL alacağın tahsili talebiyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrine 08/03/2023 tarihinde itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 14/06/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerini süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirdiği, HMK 222'ye göre delil niteliğine haiz olduğu, Davacının sigorta acentesi olduğu, muhasebe tekniği gereği poliçenin tarafı olmadığından ve aracılık faaliyeti yürüttüğünden, davacının ticari defterlerinde dava konusu poliçeler ve ödemelere ilişkin kayıt bulunmadığı, Taraflar arasında dava konusu poliçeler dışında da sigorta acenteliğinden kaynaklı poliçeler düzenlenmiş olduğu, Dosya kapsamına sunulan, davacı tarafça davalıya ait araçlara düzenlenen poliçeler toplamının 236.878,95TL olduğu, Davalı tarafça davalıya verilen çekler (yapılan ödemeler) toplamının 178.050,00TL olduğu, ... A.Ş. Tarafından, davaya konu ... numaralı poliçe için 23.03.2023 tarihli düzenlenen zeyilname tutarının 14.748,54-TL olduğu ve davacıya iadesinin yapılmış olduğu, Davalı tarafça davacı aleyhine iade edilen zeyil bedeli alacağı için Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas dosyası asıl alacak 14.700,00-TL takip başlatmış olduğu, takip bedelinin davalı vekili ... hesabına ödenmiş olduğu, Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen poliçelerin tamamı esas alınacaksa, düzenlenen poliçelerden yapılan ödemelerin mahsubuyla oluşacak bakiyenin asıl alacak 58.828,95-TL olacağı, Mahkemece, davalı tarafça davacıya verilen 15.09.2022 vadeli 30.000,00-TL lik, 30.08.2022 vadeli 30.000,00-TL lik çeklerin takibe konu poliçelerden mahsubu yönünde hüküm kurulacaksa, davacının alacağının asıl alacak 974,54-TL olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacının davalıdan 58.828,95-TL alacaklı olduğu, işlemiş faiz yönünden ihtarat bulunmadığı anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmıştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle taraflar arasındaki icra takibinden, tarafların ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. Davanın kısmen kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 58.828,95 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İtirazın iptaline karar verilen 58.828,95 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde taraflar arasında toplam 11 adet sigorta poliçesi bulunduğunu, bu poliçelerden 8 tanesinin çekler ile ödendiğini geriye kalan 3 adet poliçe bedelinin ise ödenmediğini iddia ettiğini, davaya konu icra takip dosyasında borcun sebebi olarak da 3 adet poliçe gösterildiğini, davacının bu iddialarına karşılık bu üç poliçe için yapılan ödemelerin taraflarınca mahkemeye sunulduğunu, davacı tarafça bu ödemelerin o borca ilişkin olduğu veya bu ödemelerin önceki dönemde bulunan borçlara ilişkin olduğu konusunda bir iddia veya savunmada bulunulmadığını, mahkemece bilirkişi raporu alındığını, bu raporlarda bilirkişilerin taraflarının ticari defterlerini incelemeden sadece davacının ticari defterlerini inceleyerek 26/07/2024 tarihli raporunun sonuç kısmında " DAVACININ TİCARİ DEFLERİNDE DAVA KONUSU POLİÇLER VE ÖDEMELERE İLİŞKİN KAYIT BULUNMADIĞI " beyanında bulunulduğunu, bu beyanın yanında bilirkişiler tarafından ticari defterlerde bulunmayan kayıtlardan dava konusu olmamasına karşın fazladan 9 adet daha poliçe tespit edilerek toplam 20 adet poliçe ortaya çıkarıldığını, bu poliçelerin dava konusu veya icra takibinin konusu olmadığını, davacının ticari defter kayıtlarında da yer almadığını, ancak bilirkişilerce nasıl olduysa bunlar tespit edildiğini ve 20 adet poliçeden kaynaklı bir cari hesap ilişkisi ağı kurulduğunu, taraflarınca bu rapora itiraz edildiğini, yeniden ek rapor alındığını, ek raporda yine dava ve icra takibine konu olmayan 9 adet poliçenin bilirkişiler tarafından hesaba katılarak hesaplama yapıldığını, taraflarınca bu konuda rapora yine itiraz edilmesine karşın mahkemece taraflarının itirazlarını esas almayıp 29/04/2025 tarihli 4 numaralı celsenin 1 nolu ara kararı gereğince davacının itirazları kapsamında ek rapor alınmasına karar verdiğini, neticeten dosyada alınan ek raporda yine bilirkişilerin taraflarının itirazlarının değerlendirilmediğinden ticari defterde yer almayan, davacı tarafça davaya konu edilmeyen, davaya sebep olan icra takip dosyasına konu edilmeyen 9 adet poliçeyi nazara alarak bir rapor tanzim ettiklerini, bu raporda bilirkişilerce tüm poliçelerin veya davaya konu poliçelerin nazara alınacağının mahkeme takdirine bırakıldığını, mahkemece bu raporların nazara alınarak davaya konu olmayan ve hiçbir suretle ticari defterde yer almayan ve hatta itirazın iptali davasına konu icra takibinde adı anılmayan poliçelerin nazara alınarak davanın kabulüne karar verdiğini, mahkemece açık şekilde ödeme definde bulunulması halinde açık hesap ilişkisin değil taraflarca davaya konu edilen poliçe ve ödeme belgeleri üzerinden BK kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğinin açık şekilde izah ettiğini, kısaca mahkeme kararına göre davacının dava dilekçesinde yer alan 11 poliçesine karşılık taraflarınca bu 11 poliçe için ödenmiş olan toplam 5 adet çek üzerinden mahkemece değerlendirme yapılması gerektiğini, aksi düşüncenin davacının iddia etmediği bir konuda taraflarına savunma yapmak mecburiyetinde bırakmak manasını taşıdığını, bunun hukukun temel ilkerine ve yargılama hukukuna aykırı olduğunun açıkça görüldüğünü, mahkeme tarafından eğer önceki ödemeler ve hesap ilişkisi içerisinde yer alan davaya konu olmayan ödeme ve poliçeler dosya içerisinde nazara alınacaksa taraflarının ticari defterlerinin bilirkişiler tarafından incelenmesi ve bilirkişi raporu oluşturulması gerektiğini, sadece davacının ticari defterleri incelenerek taraflarının defterlerinin incelenmeden mahkemece karara varılmasının açık şekilde hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca davacı tarafa önceki poliçeler kapsamında ödenmiş birçok kredi kartı ödemesi, hesaptan ödemeler ve çeklerin bulunduğunu, taraflarınca daha önce birçok defa yine çekler ile 04/03/2022 keşide tarihli 20.000 tutarlı çek, 20/07/2021 tarihli 17.100 TL tutarlı çek, 16/11/2020 tarihli 15.000 tutarlı çek, 05/07/2020 tarihli 30.000 tutarlı çek, 10/05/2020 tarihli 15 Tl tutarlı çeklerin mevcut olduğunu, bu çeklerin hesaplarından davalının hesaplarına ödenmiş tutarlar olduğunu, ayrıca bu çekler dışında bilirkişiler tarafından ortaya koyulan poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, bu poliçelerin kim tarafından ödendiğinin de bilirkişiler tarafından tespit edilmediğini, bu poliçelerin taraflarına mı kesildiği, kim tarafından ödendiğinin ortaya koyulmadan sadece raporda yer alması nedeniyle mahkemece nazara alınarak karar verilmesinin açık şekilde hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin davaya ve icra takibine konu olmayan poliçelerin hükme esas alındığını, hükme esas alınan poliçelerin bilirkişiler tarafından ticari defterlerde yer almamasına karşın nasıl tespit edildiği belirli olmayan, kim tarafından ödendiği tespit edilmeyen, poliçeler olduğunu, bu kapsamda mahkemece taraflarının ticari defterlerinin incelenmediğini, bu hususta karşılaştırmalı detaylı bir rapor hazırlanmadan hüküm kurulduğunu, Yerleşik yüksek mahkeme kararları bulunmasına karşın ilk derece mahkemesi tarafından davaya konu olmayan poliçelerin hükme esas alınarak hüküm kurulmasının açık şekilde hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasına, yargılama giderleri ve vekaelt ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde; Dosya kapsamının değerlendirildiğinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/597E., 2025/839K. sayılı 30/09/2025 tarihli kararının yerinde ve hukuka uygun olması nedeniyle işbu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı ilamsız takibiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 11.571,20 TL asıl alacak ...plakalı aracın 07.07.2022- 07.07 .2023 tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesine ilişkin olacak 8.621,42 TL asıl alacak ... plakalı aracın 08.07.2022- 08.07.2023 tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesine ilişkin alacak 40.781,95 TL asıl alacak ... plakalı aracın 02.08.2022-02.08.2023 tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesine ilişkin alacak, 401,68 TL işlemiş faiz 1.009,51 TL işlemiş faiz 295,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.681,74 TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı takip dayanağı olarak "ödenmeyen genişletilmiş kasko sigorta poliçelerine ilişkin 3 adet asıl alacak alacak müvekkil tarafından hak sahiplerine ödenen poliçe bedellerinin borçludan rücuen tahsili istemidir 60.974,57 TL" olarak gösterildiği, davalı tarafından borca takibe ödeme emrine faiz oranına faize ve borcun tüm ferilerine itiraz edildiği görülmüştür. Davacı, davalıya ait ..., ... ve ...plakalı ticari araçların, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçelerinin kendi sigorta acentesi tarafından yapıldığını, ...plakalı ticari araca ilişkin ... A.Ş'nin ... poliçe no'lu 07.07.2022 tanzim tarihli, 11.571,20 TL tutarlı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi, ... plakalı ticari araca ilişkin ... A.Ş'nin ... poliçe no'lu 07.07.2022 tanzim tarihli, 8.621,42 TL tutarlı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi, ... plakalı ticari araca ilişkin ... A.Ş'nin ... poliçe no'lu 01.08.2022 tanzim tarihli, 40.781,95TL tutarlı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi olmak üzere ticari araç poliçesi düzenlendiğini, poliçe ödemelerinin, kendi acenteleri tarafından ilgili sigorta şirketlerine yapıldığını davalının bu ödemelerden dolayı kendisine toplam 60.974,57TL borcu bulunduğunu belirterek eldeki davayı açmıştır. Davalı davacı tarafından düzenlenip poliçeleri 15.9.2022 kişide tarihli 30.000 TL meblağlı 30.08.2022 keşide tarihli 30.000 TL tutarlı ... emrine düzenlenmiş olan çeklerle ödediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu incelendiğinde; Davacı tarafça davalıya düzenlenen poliçeler toplamı: 236.878,95 TL davalı tarafça davacıya düzenlenen çekler toplamının ise 178.050,00 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı ..., ... ve ...plakalı ticari araçlara ait poliçelerin 15.9.2022 keşide tarihli 30.000 TL meblağlı 30.08. 2022 keşide tarihli 30.000 TL tutarlı ... emrine düzenlenmiş çeklerle ödendiğini ileri sürmüş buna karşılık davacı ise diğer araçlara ait poliçelerin ise 24.09.2022 vade tarihli 39.500 TL tutarlı, 22.10.2022 vade tarihli 39.500 TL meblağlı, 22.11.2022 vade tarihli 39.500 vade meblağlı çeklerle ödendiğini kabul etmiştir. Davalınında bu duruma itirazı bulunmamaktadır. Bilindiği üzere itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. TBK 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K; 27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır. Eldeki davanın itirazın iptali davası olmasına takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı olmasına, Davalı tarafça ..., ... ve ...plakalı ticari araçlara ait poliçelerin 15.9.2022 keşide tarihli 30.000 TL meblağlı 30.08. 2022 keşide tarihli 30.000 TL tutarlı ... emrine düzenlenmiş çeklerle ödendiğini ileri sürülmüş olunmasına davacı tarafça davalı tarafça keşide edilen 24.09.2022 vade tarihli 39.500 TL tutarlı, 22.10.2022 vade tarihli 39.500 TL meblağlı, 22.11.2022 vade tarihli 39.500 vade meblağlı çeklerin takip konusu edilmeyene araçlar için düzenlendiğinin kabul edilmiş olunmasına, davalı tarafça belirtilen çeklerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olunmasına takibe konu poliçelerin düzenleme tarihleri ile davalı tarafça cevap dilekçesinde ileri sürülen çeklerin vade tarihleri ve 6098 sayılı TBK'nun 102 . Maddesi dikkate alındığında davalı tarafça15.9.2022 keşide tarihli 30.000 TL meblağlı 30.08. 2022 keşide tarihli 30.000 TL meblağlı çekler ile yapılan ödemelerin takibe konu edilen araçlar için düzenlenen poliçe alacakları için düzenlendiğinin karine olarak kabulü ile davacının takibe konu edilen poliçe alacaklarından dolayı 974,57 TL alacağı kaldığının kabulü gerekmektedir. Bununla birlikte belirtilen çeklerin takibe konu edilen 60.974,57 TL (8.621,42 TL+ 11.571,20 TL + 40.781,95) TL poliçe alacakları için düzenlendiği karinesinin aksini ispat külfeti davacı tarafta olup davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmüştür. Mahkemece davacıya, davalı tarafça 15.9.2022 keşide tarihli 30.000 TL meblağlı 30.08. 2022 keşide tarihli 30.000 TL meblağlı çekler ile yapılan ödemelerin takibe konu edilen poliçe alacakları için düzenlenmediği davalıdan alacaklı olduğu hususunda yemin delili hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraflar arasında düzenlenen ve takip konusu edilmeyen poliçeler ve ödemeler esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi HMK 353/1-a-6 md uyarınca usul ve yasaya aykırı görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/09/2025 tarih ve 2023/597 E - 2025/839 K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 30/12/2025