T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/545 - 2026/783 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/545 KARAR NO : 2026/783 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 NUMARASI : 2023/58 E. - 2023/484 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/545 - 2026/783 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/545 KARAR NO : 2026/783 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 NUMARASI : 2023/58 E. - 2023/484 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/12/2023 tarih ve 2023/58 E. - 2023/484 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” başlıklı 2012/01854 sayılı patenti hakkında önce 10/03/2021 tarihinde tescil kararı verildiğini, daha sonra ise belge düzenleme ücretinin ödenmediği gerekçesi ile “başvurunun geri çekilmiş sayıldığı” kararının verildiğini, oysa söz konusu belge düzenleme ücretinin ödenmesine ilişkin tescil kararının hiçbir zaman sicile kayıtlı patent vekiline tebliğ edilmediğini, ancak YİDK'nın 07/12/2022 tarihli 2022-P-95 sayılı kararında aynı gerekçe ile "başvurunun geri çekilmiş sayıldığı" şeklinde kanaat bildirdiğini, değerlendirmede ...'in her ne kadar 10/03/2021 tarih ve E-39616753-110-210051218 sayılı tescil kararı yazısının ETEBS üzerinden elektronik olarak iletildiğini belirtmekte ise de bu verinin doğruluğunu ortaya koyabilecek şekilde “log” kayıtlarını paylaşmadığını, mevcut durumda patent başvuru sahibinin elinde kurumun “sistemde görülmüştür” beyanından başka bir şey bulunmadığını, ...'in ekinde 1. inceleme raporu olan 10/03/2021 tarihli yazısı ile tebligattan itibaren 3 ay içerisinde belge düzenleme ücretinin ödenmesi gerektiği yönünde ihtarda bulunduğunu ve 16/03/2021 tarihinde sicilde kayıtlı vekil olan ...'e elektronik yolla tebliğ edildiğinin ifade edildiğini, ancak bu elektronik tebliğin vekile ulaşmadığını, patentin 12. yıl sicil kayıt ücretinin 02/06/2021 tarihinde ödenmiş olduğunun dava dilekçesinin ekinde sunulan sicil dökümünden belli olduğunu, patentin 12. yıl sicil kayıt ücretinin ödenme tarihinin belge düzenleme ücretinin ödenmesi için verilen 3 aylık sürenin de tamamlanma tarihine karşılık geldiğini, yurtdışında yerleşik olan başvuru sahibinin, 12. yıl sicil kayıt ücretini süresi içerisinde öderken yaklaşık aynı tarihe denk gelen “belge düzenleme ücretini” ödememesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, patent başvurusunun geri alınmış sayıldığını bildiren kararın kayıtlı patent vekiline tebliğ edilmesi ile birlikte patent vekilinin kendisine ulaşmamış olan tescil kararından haberdar olduğunu, söz konusu YİDK kararında “elektronik tebligat sistemindeki log kayıtları incelenmiş, evrakın 10/03/2022 tarihinde Elektronik Tebligat Sistemine (ETEBS) kaydedildiği, 16/03/2022 tarihinde saat 09:58:58'de vekil firmanın çalışanlarından ...'a tebliğ edildiği tespit edilmiştir.” açıklamasının hatalı bilgi içerdiğini, zira ... kurumunun tescil kararını bildirdiği yazışmanın 10/03/2021 tarihli olduğunu, bu durumda YİDK kararında yazan ifadeye göre vekile giden tebligatın, tescil kararı tarihinden yaklaşık 1 sene sonra gerçekleşmiş bulunduğunu, bunun da mantık ile bağdaşmadığını, bir diğer ve asıl sorunun kurumun yazısında yer alan “vekil firmanın çalışanlarından ...'a tebliğ edildiği tespit edilmiştir” yönündeki açıklaması olduğunu, davaya konu patent başvurusunda başvuru sahibinin vekili ... olup, bu durumun söz konusu başvurunun ... sicilindeki kaydında görüldüğünü, bu bakımdan böyle bir tebligat gerçekten yapıldıysa bile tebligatın hukuken anlamlı olmadığını ve yanlış kişiye yapıldığını, patent vekili sicilinde kaydı olmayan marka vekili ...'ın yurtdışında yerleşik bir hak sahibini temsil etmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı ...'in 07/12/2022 tarihli 2022-P-95 sayılı YİDK kararının iptali ile 2012/01854 sayılı “...” başlıklı Türk Patent başvurusunun geri çekilmiş sayıldığına dair oluşturulan kararın ortadan kaldırılmasını, başvuru sahibine, huzurdaki yargılama ile verilecek hükmün kesinleşme tarihinden başlamak üzere belge düzenleme ücreti ve geriye dönük olarak eksik yıllık ücretlerin ödenmesi kapsamında ilave süre verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, YİDK kararında işlem tarihi 2022 olarak belirtilmiş ise de bu tarihin gerçekte 2021 olduğu kanaatine varıldığı, dava konusunun TR 2012/01854 başvuru sayılı "..." başlıklı patent olduğu, daha sonra bu patentin 2017 yılında incelemeli patente dönüştüğü, SMK'nın 2. maddesine göre "Patent vekili: Patent, faydalı model ve tasarım haklarına ilişkin konularda, hak sahiplerini Kurum nezdinde temsil eden kişileri......ifade eder" hükmü ile birlikte SMK'nın 160/3-4. maddesinden bir patent işleminde kurumda hak sahibini temsil edebilecek veya ona kurumun yapacağı tebligatı alacak kişi veya kişilerin patent vekili olması gerektiği sonucuna varılacağı, patent işleminde tebligatın marka vekiline yapılamayacağı, marka vekilinin Elektronik Tebligat Sistemi'nde yer alan taahhütnameyi onaylamış olmasının patent konusundaki tebligat işlemine dair kanuni düzenlemeyi ortadan kaldırabileceği anlamına gelmeyeceği, bu halde davacı firmanın çalışanlarından marka vekili olan ...’a tebliğ edilen işlemde usulsüzlük bulunduğu ve tebligatın SMK 2 ve 160 maddeleri kapsamında şirketin resmi vekilleri olarak gözüken ... ve ... adlı şahıslara yapılmasının gerektiği, idarenin bu şekilde davacının itirazını kabul etmemesinin hukuki güvenliği sarsacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 2012/01854 sayılı patent başvurusu ile ilgili belge düzenleme ücretinin ödenmesine ilişkin tescil kararının patent vekiline tebliğ edilmediği tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, log kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere 10/03/2021 tarih ve E-39616753-110-210051218 sayılı tescil kararı yazısının 16/03/2021 tarihinde, 2012/01854 nolu patent başvurusunun vekili olan ...’e iletildiğini, tüzel kişiye gönderilen her tebligata ilgili tüzel kişiyi temsil eden tüm yetkililerin ulaşabildiğini, o halde ... A.Ş’ye yani tüzel kişi vekile gönderilen tebligata, ... A.Ş.'yi temsile yetkili vekilleri olan ...'ın da ...'in de ulaşabildiğini, bu nedenle ilgili belgenin ...’in hesabında görülememesi ihtimalinin mümkün olmadığını, bu hususun log kayıtlarında da açıkça görüldüğünü ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve 6769 sayılı SMK'nın 2/1-g maddesinde marka vekilinin 2/1-h maddesinde de patent vekilinin tanımının yapıldığı, buna göre patent, faydalı model ve tasarım haklarına ilişkin konularda hak sahiplerini Kurum nezdinde, patent vekillerinin temsil edeceği, davacının 30.06.2010 tarihli patent başvurusunun da patent vekili ... tarafından yapıldığı, 30.07.2017 tarihli incelemeli patent sistemine dönüşüm talebinde de aynı vekil tarafından bulunulduğu, esasen davalı Kurumca da bu aşamaya kadar tüm tebligatların anılan vekile yapıldığı, dava konusu 10.03.2022 tarihli tebligatın ise ...'a yapıldığının, yine dava konusu YİDK kararında bildirildiği, ...'nın ... A.Ş.'ne bağlı bir marka vekili olduğu, ... A.Ş.'ni temsile ise ... ve ...'ın yetkili bulunduğu, bu durumda ...'nın dava konusu patent başvurusunda davacıyı temsile yetkisinin olmadığı gibi ... A.Ş.'ni temsile de yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla mahkemece ...'a yapıldığı bildirilen 10.03.2022 tarihli tebligatın usulsüz olduğunun kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.