İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/07/2023 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:28/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:05/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakeme…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/07/2023 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:28/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:05/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/05/2019 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı, davalı ...'e ait ve diğer davalı ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile davacı yönetimindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve iş göremezliğe maruz kaldığını, uğradığı bedensel zarardan dolayı acı ve ıstırap duyduğunu, davalı sürücünün kusuru sonucu kazanın vuku bulduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 500,00 TL geçici ve 1.500,00 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 29/06/2022 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebinin geçici iş görmezlik zararı olarak 10.428,38 TL'ye ve sürekli iş görmezlik zararını 76.418,55 TL'ye yükseltmiştir. Sonra 26/04/2023 tarihli dilekçesiyle bu kez geçici iş göremezlik zararı miktarını 5.275,08 TL olduğunu belirtmiş ve sürekli iş gücü kaybı zararı miktarını 136.188,99 TL'ye yükseltmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan evvel müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmasının dava şartı olarak öngörüldüğü, ancak davacı tarafın başvuru koşulunu usulünce yerine getirmediği, esasa dair olarak ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik poliçesi sigortasının bulunduğu ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limiti dahilinde sınırlı sorumlu olduğunu, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik zararı talepleri bakımından sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtiği, kazaya ilişkin SGK tarafından davacıya yapılan ödemelerin hesaplanacak tazminattan mahsubu gerektiği, kusurun ve zararın usulünce ispatı edilmediği, müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediği ve faiz talebinin haksız ve yersiz olduğu, kaldı ki olayın haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığı ve ticari iş niteliğinin de bulunmadığından avans faizi istenemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir. DELİLLER: Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/9/2021 gün, ... esas ve ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişisi raporları, sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin olarak ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen kusur raporunda iki farklı oluşa göre alternatifli kusur tespiti yapıldığı, buna göre, (I. Durum) "davalının yolun sağında durup akabinde sola doğru dönüş/geçiş manevrası yaptığı sırada kazanın meydana geldiğini kabulü halinde" davalı sürücünün %85 oranında, davacının ise %15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, (II. Durum) "otomobilin duraklama yapmaksızın kendi istikametine ayrılan yön şeridi içerisinde sola doğru dönüş/geçiş manevrası yaptığı sırada kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde" davalı sürücünün %50 ve davacının %50 oranında kusurlu bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, ATK 2. İhtisas Kurulu heyetinden alınan raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle davacının vücut engel oranının %3 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, itiraz üzerine bu kez ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan yeniden maluliyet raporu alındığı ve bilirkişi heyeti Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre trafik kazasındaki yaralanmasına bağlı arzının davacıyı 3,3 oranında meslekte kazanma gücü kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresini 9 aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, tazminat bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım ve iskontolu prograsif rant yöntemine kullanılarak davacının asgari ücret düzeyindeki gelirine ve %3 daimi iş göremezlik oranı ile 6 aylık geçici iş göremezlik süresi ile alternatifli belirlenen kusur durumlarına ve geçici iş göremezlik zararı bakımından SGK tarafından davacıya yapılan ödemenin mahsubuna göre davacının %15 kusurlu olduğunu varsayımı dikkate alındığında 5.275,08 TL geçici ve 69.471,41 TL sürekli göremezlik zararı hesaplandığı, tarafların müsavi derece kusurlu olduklarının faraziyesine göre, geçici iş göremezlik zararının 1.031,19 TL, sürekli iş göremezlik zararının 40.865,54 TL olarak hesaplandığı, bu rapora itiraz üzerine temin edilen ek raporda kök rapordaki verilerden farklı olarak sürekli iş göremezlik zararı hesaplamasında bilinmeyen dönem için güncel asgari ücret baz alınarak davacının %15 kusur durumuna göre 136.188,99 TL sürekli iş göremezlik zararı bulunduğunun, %50 kusur durumuna göre ise 80.111,17 TL sürekli iş göremezlik zararı olduğu, geçici iş göremezlik zararları bakımından herhangi bir değişiklik yapılmadığı, bilirkişi raporlarının usule uygun olduğu benimsenmiş ve olaya ilişkin yürütülen kamu davası sırasında alınan kusur raporunda davalı yanın asli kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedildiğinden bu durumda gözetilerek ek raporda davacının %15 kusurlu olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmiş ve ıslah dilekçesi de gözetilerek maddi tazminatın sübuta erdiği, manevi tazminat yönünden olayın meydana geliş biçimi, tarafların kusur durumları, davacının uğradığı cismani zararın boyutu, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre manevi tazminat isteminin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 136.188,98 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 5.275,08 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 141.464,07 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 12/07/2019 tarihinden ve diğer davalılar bakımından 22/05/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 22/05/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak şekilde davasını açtıktan sonra 29/06/2022 tarihinde iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat miktarlarını artırdığı, sonrasında 26/04/2023 tarihinde maddi tazminat miktarını tekrar ıslah ile yükselttiği, aynı davada yalnız bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği, ancak davacı yanın defaten sunduğu ıslah dilekçeleriyle dava değerini iki kez değiştirdiği, ATK raporunda alternatifli kusur tespiti yapıldığı ve burada iki farklı oluş için sigortalı araç sürücüsüne sırasıyla %85 ve %50 oranlarında kusur yüklendiği, buna karşın %85 kusur oranı esas alınarak tazminat hesaplaması yapıldığı, kusur tayininin hatalı olduğu, sağlık giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olduğundan geçici iş görmezlik zararından müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğunu, tazminat hesaplamasının Aktüerler Siciline kayıtlı uzman bilirkişiler tarafından yapılması icap ettiği ve TRH 2010 yaşam tablosuyla birlikte 1,8 teknik faiz yöntemine göre zarar tespitinin elzem olduğu, dava öncesi müvekkili sigorta şirketine tazminat hesaplamasına esas olan tüm bilgi ve belgelerle usulünce başvuru yapılmadığından davadan evvel müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacının kullanmış olduğu motosiklete, davalı ...'in maliki olup diğer davalı ...'nin kullanmış olduğu otomobilin çarpması sonucu davacı yaralanmış olduğundan uğradığı maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesi ... esas, ... karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; ceza dosyası kapsamında aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsü ...'ın motorsikletinin hızını yolun durumuna göre azami oranda düşürerek kontrollü şekilde seyretmediği, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nin ise yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmadan yolun sağına çıkış yaparak arkasından gelmekte olan trafik akımını kontrol etmeden ve gelmekte olan trafik akımına ilk geçiş hakkını vererek güvenle geçişini beklemeden yolun soluna manevra yaptığının tespit edildiği, mahkemece sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek 24/09/2021 tarihli karar ile sanık ...'nin katılan ...'ı taksirle yaraladığından bahisle neticeten TCK'nun 89/1, 89/2-b ve 52. maddeleri gereği 8.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, iş bu kararın istinaf edilmeksizin 24/11/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). 2-Hükme esas alınan aktüerya bilirkişisinin raporunda TRH 2010 yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da progresif rant formülü kullanılarak tazminat hesabının yapılmasının Yargıtay ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun olmasında, 01/01/2022'den itibaren AGİ uygulaması kalktığından net asgari ücretlerin esas alınmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı sigorta vekilinin aktüerya raporlarında belirlenen tazminat hesaplamalarına vaki itirazları yerinde görülmemiştir. 3-Yargıtay 4. Hukuk Dairesince maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda davacının maluliyetine ilişkin olarak ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e göre düzenlenen raporda, davacının % 3 oranında kalıcı, 6 ay geçici maluliyeti oluştuğunun bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulu maluliyet raporunun, dosya içerisindeki hastane evraklarıyla uyumlu olması, raporun uzmanlardan oluşan heyetten tarafından düzenlenmiş olması, raporun ayrıntılı ve gerekçeli olarak ve kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmiş olması, raporda olay ile zarar arasında varlığının açıklanmış olması göz önüne alınarak ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan raporun hükme esas alınmasında her hangi bir isabetsizlik görülmemiştir. 4-Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi heyetince seçenekli kusur raporu hazırlandığı, mahkemece raporda atfı yapılan 1. duruma göre davalı sürücünün %85 oranında, davacının ise %15 oranında kusurlu bulunması hususunun değerlendirilmesinde derecattan geçerek katiyet kesp eden ve maddi vakıanın oluşu yönünden hukuk hakimini bağlayıcı etkiye sahip ceza ilamında kabul edilen oluş çerçevesinde yaptırılan kusur incelemesi sonucu, tercih edilen kusur oranlarının oluşa, kaza tespit tutanağına, ceza dosyası kapsamına ve trafik mevzuatına uygun olduğunun saptanması, tarafların kusur durumunu lehine değiştirebilecek nitelikte somut delil sunmamış olmaları nedeniyle davalı sigorta vekilinin kusura yönelen istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle davacının alacağın belirli hale getirmesinden sonra ıslah hakkının bulunması nedeniyle somut olayda iki defa ıslah yapıldığının kabul edilemeyeceği, SGK tarafından ödenmeyen geçici iş göremezlik zararından davalıların sorumlu olmasına, aktüerya raporunun Dairemizin ve Yargıtay'ın uygulamalarına uygun ve hükme esas almaya elverişli olduğunun anlaşılmasına, dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuru yapılıp temerrüde düşürüldüğünün anlaşılmasına göre, ilk derece mahkemesince, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (269,85 TL + 2.146,00 TL) 2.415,85 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 7.247,56 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 28/01/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...