İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:06/12/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:30/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:06/05/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muh…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:06/12/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:30/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:06/05/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/07/2018 tarihinde ihbar olunan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla gerçekleşen tek taraflı trafik kazası ile araçta bulunan davacının yaralandığını, kazanın meyana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza sonrasında davacının felç kaldığını ve yatağa bağımlı hale geldiğini, beden gücü kaybının %96 olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de anlaşma sağlanamadığını, öğretmen olan müvekkilinin kaza sonrasında meydana gelen sakatlığı nedeni ile mesleğini sürdüremediğini, kaza tarihi itibari ile cari poliçe limitleri üzerinden müvekkilin sağlık gideri kapsamında bakıcı giderinin ayrıca ödenmesi gerektiğini beyanla iş gücü kaybı, sürekli ve geçici iş görmezlik, tedavi, protez ve diğer tedavi cihaz giderleri ile bakıcı giderlerine ilişkin maddi zarar ve tazminat tutarının, (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak, zarar belirlendiğinde artırılmak ve harcı tamamlanmak üzere), temerrüt tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davalı şirketin teminat kapsamında olan; sağlık giderleri teminatı olarak 360.000,00 TL ile sakatlık teminatı yönünden 360.000,00.TL. olmak üzere, toplam 720.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faizi ile davalıdan tahsiliyle taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davada Antalya Mahkemelerinin yetkili olmadığını, İstanbul Ticaret Mahkemelerine dosyanın gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın sigorta ettirene ihbarını talep ettiklerini, davacının kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, kusur durumunun tespiti için de Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, tedavi giderlerinden ve geçici iş görememezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporu, aktüerya bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; ATK tarafından düzenlenen kusur raporu ile 01/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın sürücüsü dava dışı ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kaza nedeniyle %94 oranında engelli hale geldiği, devlet memuru olan davacının aktüerya bilirkişisi tarafından TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant Metodu ile yapılan hesaplama ile sürekli iş göremezlik zararının 2.999.796,66 TL, bakıcı gideri zararının 2.399.945,40 TL olarak belirlendiği, kaza tarihi itibariyle poliçe limiti kapsamında kalan maddi zararın sağlık giderleri teminatı yönünden ve sakatlık teminatı yönünden ayrı ayrı 360.000,00'er TL ile sınırlı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile 360.000,00 TL kalıcı maluliyetten kaynaklı zarar ve 360.000,00 TL bakıcı/tedavi gideri olmak üzere toplam 720.000,00 TL maddi tazminatın 07/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tek bir teminat limiti olduğunu, sürekli sakatlık ve yaşam boyu bakıcı gideri tazminatı taleplerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, ayrıca sağlık gideri teminatı diye teminat limiti türü bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olmadığını, davacının esas alınan maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, meslekte kazanma gücünden kayıp oranı bakımından müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, davacının meydana gelen kaza sebebiyle meydana gelen maluliyet oranının, kabul edilen orandan daha az olması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; emsal kararlarında sigorta şirketinin kazada sakat kalan kişinin bakıcı giderlerini de karşılamak zorunda olduğunun belirtildiğini, yine Yargıtay'ın kararında bakıcı gideri zararının poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiğinin dikkate alınması gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararında ve Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere davalının iddiasının aksine bakıcı gideri zararının poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiğini ve mahkemenin verdiği kararın onanması gerektiğini, davalının diğer istinaf taleplerinin de hukuku aykırı olduğunu beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı, davalının trafik sigortacısı olduğu ve ihbar olunan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada tek taraflı trafik kazası sonrasında ağır bir şekilde yaralandığı beyanla maddi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlık teminat limitinin 360.000,00 TL, bundan ayrı olarak sağlık gideri teminat limitinin ise 360.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde meydana gelecek sürekli ve geçici iş göremezlik zararlarını bedeni zararlar klozundan; bakıcı gideri ve tedavi giderleri ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025/13156 esas, 2026/811 karar sayılı ilamı). Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, aktüerya bilirkişisinin sunduğu ve mahkemece hükme esas alınan raporda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereği, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılarak rapor tanzim edilmiş olması nedeniyle raporun yerinde olduğu; raporda 1,8 teknik faiz uygulanmamasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre yerinde olduğunun ve bakıcı giderlerinin hesaplanmasında isabetsizlik görülmediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (179,90 TL + 12.115,90 TL) 12.295,80 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 36.887,40 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 30/04/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...