Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3125 E. , 2024/5903 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3125 Karar No : 2024/5903 DAVACI : ... İçecek Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU : Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Bakanlığınca 04/10/2023 tarihinde internet sitesinde yayımlanan "Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değiş
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3125 E. , 2024/5903 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3125 Karar No : 2024/5903 DAVACI : ... İçecek Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ... DAVANIN KONUSU : Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Bakanlığınca 04/10/2023 tarihinde internet sitesinde yayımlanan "Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Duyuru" metninde yer alan, "...3- Stoklarında 5 cl'den küçük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç 300 cl'den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içki bulunan toptan, perakende veya açık alkollü içki satış belgesine haiz firmalar, ellerinde bulunan bu nitelikteki ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar arz zinciri içerisinde satın aldıkları firmalara iade etmek, üretici ve ithalatçı firmalar da söz konusu süre zarfında bu ürünleri toplamak ve iade almak zorundadır. 4- Bira hariç, stoklarında cam malzemeden yapılmamış ambalajlı ürün bulunduran firmalar ellerinde bulunan bu nitelikteki ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar arz zinciri içerisinde satın aldıkları firmalara iade etmek, üretici ve ithalatçı firmalar da söz konusu süre zarfında bu ürünleri toplamak ve iade almak zorundadır." ibarelerinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenleme ile daha önce mevzuata uygun olarak üretilen ürünlerin iadesinin zorunlu kılındığı, Yönetmelik değişikliğine ilişkin geçici maddelerde bile ürünlerin üretici veya ithalatçı tarafından zorunlu olarak iade alınacağına dair bir kuralın yer almadığı, idarenin ürünlerin belli bir tarihten sonra piyasaya arzını yasaklayabileceği, işlemin geriye yürümezliği ilkesi gereği mevzuat değişikliğinden önce satılan ürünlerle ilgili idari tasarrufta bulunulamayacağı, işlemin hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davanın husumet, derdestlik, kesin hüküm ve zamanaşımı yönlerinden reddi gerektiği, işlemin hazırlık işlemi mahiyetinde olduğu, ilgililerin hukuki durumunda değişiklik yapmadığı, iptal davasına konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı, söz konusu duyurunun piyasayı bilgilendirme amaçlı ve "Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in uygulamasıyla ilgili olduğu, söz konusu Yönetmelik değişikliği ile eklenen Geçici 13. ve 14. maddelerin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin karara yapılan itirazın kabul edilmesi sonrasında yapılan değişikliklerin yeniden yürürlük kazandığı, ancak Yönetmelik değişikliğinde geçiş süreci olarak öngörülen 30/06/2023 tarihi geçtiğinden sektör açısından fiili ve hukuki bir boşluk olmaması ve uygulamaya yön vermek adına karışıklığı ve belirsizliği engellemek için dava konusu duyuru metninin yayımlandığı, mevzuat uyarınca ürün güvenliğinden üretici ve dağıtıcının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu uyarınca idarenin ürünlerin ambalajına ilişki teknik düzenleme yapmaya yetkili olduğu, piyasaya arzı yasaklanan 5 cl altındaki bandrolsüz ürünlerin piyasada bulunmasına izin verilmesinin kamu yararı ve kamu güvenliğini olumsuz etkileyeceği, 7223 sayılı Kanun uyarınca makul süre verilerek piyasada bulundurulması yasak olan ürünlere yönelik alınacak önlemlerin ivedi olarak internet sitesinden duyurulduğu, söz konusu duyuru ile tasfiye sürecinde yapılacaklar açıklanarak arz zincirindeki üretici, ithalatçı, dağıtıcı ve perakendecilerin mağduriyetlerinin önlenmeye çalışıldığı, arz zinciri içerisinde toplatılan ve iade alınan ürünlerin dökme içkilerin içine katılıp tekrar 5 cl üstü teknik düzenlemesine uygun şekilde ambalajlanarak piyasaya arz edilebileceği, ilgililer açısından herhangi bir mağduriyetin oluşmayacağı, aksi takdirde teknik düzenlemelere aykırı ürünlerin tespit edildikleri noktalarda idari para cezası yaptırımına konu olacağı, davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Bakanlığı'nca 04/10/2023 tarihinde internet sitesinde yayımlanan "Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Duyuru"da yer alan, "...3- Stoklarında 5 cl'den küçük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç 300 cl'den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içki bulunan toptan, perakende veya açık alkollü içki satış belgesine haiz firmalar, ellerinde bulunan bu nitelikteki ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar arz zinciri içerisinde satın aldıkları firmalara iade etmek, üretici ve ithalatçı firmalar da söz konusu süre zarfında bu ürünleri toplamak ve iade almak zorundadır. 4- Bira hariç, stoklarında cam malzemeden yapılmamış ambalajlı ürün bulunduran firmalar ellerinde bulunan bu nitelikteki ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar arz zinciri içerisinde satın aldıkları firmalara iade etmek, üretici ve ithalatçı firmalar da söz konusu süre zarfında bu ürünleri toplamak ve iade almak zorundadır." ibarelerinin iptali istenilmektedir. T.C. Anayasası'nın 123. maddesinde, idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği; 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri, hangi yönetmeliklerin Resmî Gazete'de yayımlanacağının kanunda belirtileceği hükmü bulunmaktadır. 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinde de, alkol ve alkollü içkilerin iç ve dış ticaretiyle ilgili usul ve esasların Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği kuralına yer verilmiştir. Düzenleyici idarî işlemler, kanunların veya hiyerarşik olarak üstte yer alan düzenlemelerin uygulanmasını sağlamak üzere tesis edilen genel, soyut ve objektif nitelikte düzenlemelerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tesis edilen işlemlerin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin kanunda gösterilen usûle uygun olarak yürürlüğe konulması ve üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur. Diğer yandan, idarenin düzenleme yetkisinin kullanılmasında yetki ve usûlde paralellik ilkesi geçerlidir. Usûlde paralellik ilkesi gereğince idarî işlemlerin ancak tesis eden makam tarafından ve tesis edildikleri usûlle kaldırılması, geri alınması ya da değiştirilmesi mümkündür. Yetki ve usûlde paralellik ilkesi, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usûl kurallarının aynı işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinde de uygulanması zorunluluğunu ifade etmektedir. Görüleceği üzere, idarenin düzenleme yetkisinin Anayasa'dan kaynaklandığı, kanunların ve diğer üst hukuk kurallarının uygulanması kapsamında idarenin adsız düzenleyici işlemlerle de düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu, düzenleme yetkisinin kullanım biçiminin kanunla veya diğer üst hukuk kurallarıyla belirlenebileceği, böyle bir belirleme yapılması durumunda idarenin düzenleme yetkisinin ancak kanunda veya diğer üst hukuk kurallarında gösterilen usûle uygun olarak kullanılabileceği, kanunda veya diğer üst hukuk kurallarında gösterilen usûle uyulmamış olmasının aynı makam veya organ tarafından ihdas edilmiş olsa dahi tesis edilen düzenleyici idarî işlemi şekil ve usûl yönünden hukuka aykırı hâle getireceği kuşkusuzdur. Dosyadaki mevcut belge ve bilgilerden; Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 13. maddesinin 6. ve 16. fıkralarında yer alan, "5 cl'den küçük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç 300 cl’den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içkilerin ithal edilemeyeceği, üretilemeyeceği ve piyasaya arz edilemeyeceği, bira haricindeki alkollü içkileri ise sadece cam malzemeden yapılmış ambalaj ile piyasaya arz edileceği" yönündeki kurallar ile bunlara ilişkin geçiş sürecinin düzenlendiği aynı Yönetmeliğin Geçici 13. ve 14. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Dairenin yürütmenin durdurulmasına karar verilen kısımlara yönelik itiraz neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 05/06/2023 tarih ve 2023/412 YD itiraz No.lu kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilen kısımlar yönünden de yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiği, bu kararın idareye tebliği üzerine önceki hukuki durumun geçerliğini koruduğu ve anılan Yönetmeliğin Geçici 13. ve 14. maddelerinde öngörülen geçiş sürecinin son günü olan 30/06/2023 tarihi geçmiş olduğundan dolayı uygulamanın nasıl olacağını gösteren dava konusu duyurunun yapıldığı ve ilgili firmaların stoklarında bulunan 5 cl'den küçük ambalaj hacmine ve bira hariç 300 cl'den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç cam malzemeden yapılmamış ambalajlı ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar arz zinciri içerisinde satın aldıkları firmalara iade etmeleri gerektiği, üretici ve ithalatçı firmaların da söz konusu süre zarfında bu ürünleri toplamak ve iade almak zorunda olduklarının duyurulduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu duyurunun, alkollü içkilerin iç ve dış ticaretine yönelik bir düzenleme olduğu ve alkol ve alkollü içkilerin iç ve dış ticaretine yönelik miktar kısıtlamasını da içeren bu sınırlandırmaların daha önce Kanunda gösterilen şekilde yönetmelikle düzenlendiği, ancak Yönetmelik hükümlerinin uygulanması ve geçiş sürecine ilişkin dava konusu Duyurunun ise uygulamayı göstermekten ziyade Yönetmelikten farklı ve yeni kurallar öngördüğü, nitekim Yönetmelikte bu yönde bir düzenleme ya da kısıtlama bulunmamasına rağmen, duyuru işlemiyle, satış veya teslim işlemi gerçekleştirilen ürünleri ellerinde bulunduran belge sahibi firmaların bu ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar iade etmelerine, üretici veya ithalatçı firmaların ise iade almalarına yönelik bir zorunluluk getirildiği açıktır. Bu nedenle, yönetmelikle yapılan düzenlemelerin değiştirilmesi veya kaldırılmasına yönelik yeni düzenlemelerin de yetki ve usûlde paralellik ilkesi uyarınca aynı usûl izlenerek yine yönetmelikle yapılması gerektiği, Yönetmelik değişikliği ile düzenlenmesi gereken alanın yetki ve usulde paralellik ilkesine aykırı bir şekilde ve yönetmelikte yer verilmeyen yükümlülükler de öngörülerek düzenlenmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Bakanlığı'nca 04/10/2023 tarihinde internet sitesinde yayımlanan "Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Duyuru"nun davaya konu kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: 02/02/2023 tarih ve 32092 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 2. maddesiyle Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesinin 6. ve 16. fıkraları, "5 cl'den küçük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç 300 cl’den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ithal edilemez, üretilemez ve piyasaya arz edilemez" ve "Bira haricindeki alkollü içkiler, sadece cam malzemeden yapılmış ambalaj ile piyasaya arz edilir." şeklinde değiştirilmiş, anılan Yönetmelik değişikliğinin 4. maddesiyle aynı Yönetmeliğe eklenen Geçici 13. ve 14. maddelerde, "5 cl’den küçük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç 300 cl’den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler, bu maddenin yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonundan itibaren üretilemez ve ithal edilemez. Bu ürünler, bu maddenin yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonundan itibaren Alkollü İçki Dağıtım Yetki Belgesini haiz firmalar, dördüncü ayın sonundan itibaren toptan satıcılar, perakende satıcılar veya açık alkollü içki satıcıları tarafından iç piyasaya arz edilemez"; "Bira hariç olmak üzere, cam haricindeki ambalaja sahip alkollü içkiler, bu maddenin yayımı tarihini izleyen ikinci ayın sonundan itibaren üretilemez ve ithal edilemez. Bu ürünler, bu maddenin yayımı tarihini izleyen üçüncü ayın sonundan itibaren Alkollü İçki Dağıtım Yetki Belgesini haiz firmalar, dördüncü ayın sonundan itibaren toptan satıcılar, perakende satıcılar veya açık alkollü içki satıcıları tarafından iç piyasaya arz edilemez.” kurallarına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik değişikliğine ilişkin düzenlemelerin iptali istemiyle açılan davada Dairemizin 11/04/2023 tarih ve E:2023/407 sayılı kararıyla, Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesinin 6. fıkrasının, "5 cl'den küçük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile" kısmı yönünden yürütmenin durdurulması talebinin reddine, diğer kısımlar bakımından yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. Bu karara yapılan itiraz neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2023 tarih ve 2023/412 YD İtiraz No.lu kararı ile davalı idarenin itirazının kabulüne ve yürütmenin durdurulması karar verilen kısımlar yönünden de yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı idarece, anılan Yönetmelik değişikliği ile öngörülen geçiş sürecinin son günü olan 30/06/2023 tarihinin geçtiğinden bahisle uygulamaya esas olmak üzere dava konusu duyuru işlemiyle, ilgili firmaların stoklarında bulunan 5 cl'den küçük ambalaj hacmine ve bira hariç 300 cl'den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç cam malzemeden yapılmamış ambalajlı ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar arz zinciri içerisinde satın aldıkları firmalara iade etmeleri gerektiği, üretici ve ithalatçı firmaların da söz konusu süre zarfında bu ürünleri toplamak ve iade almak zorunda oldukları yönünde önceki düzenlemelerden farklı yükümlülükler getiren yeni kurallar ihdas edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 123. maddesinde, idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği; 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri, hangi yönetmeliklerin Resmî Gazete'de yayımlanacağının kanunda belirtileceği kurala bağlanmıştır. 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinde, alkol ve alkollü içkilerin iç ve dış ticaretiyle ilgili usul ve esasların Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği kuralı yer almıştır. 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, " (1) Bu Yönetmeliğin amacı; mevzuat taslaklarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir. (2) Bu Yönetmelik; Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar, bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan mevzuat taslaklarını kapsar. (3) Milletvekilleri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan kanun teklifleri bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır."; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen; (...) ç) Mevzuat: Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanı kararı, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemleri, (...) ifade eder."; "Görüş alma" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Cumhurbaşkanlığına sunulmadan önce taslaklar hakkında kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleri gereğince görüş alınması zorunlu olan kurumların ve ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınır. Görüş isteme yazısına, taslak metin, karşılaştırma cetveli, genel gerekçe ile varsa madde gerekçeleri, düzenleyici etki analizi ve bütçe etki formu eklenir. Bu çerçevede ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra; a) Ekonomik ve sosyal politikalar ve tedbirlerle ilgili taslaklar, kamu gelir ve giderlerini etkileyen taslaklar ile mali konuları düzenleyen taslaklar hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının, b) Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerince Sayıştayın denetim alanına giren mali konularda düzenlenecek yönetmelik ve yönetmelik niteliğindeki düzenleyici işlem taslakları hakkında Sayıştay Başkanlığının, c) Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde hazırlanan taslaklar hakkında Avrupa Birliği Başkanlığının görüşlerinin alınması zorunludur. (...) (6) Cumhurbaşkanlığı taslaklara ilişkin doğrudan görüş alabilir." ; "Re’sen düzenleme, düzeltme ve iade " başlıklı 28. maddesinde, "(1) Kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde münhasıran bir idarenin yetkilendirildiği durumlar hariç olmak üzere Cumhurbaşkanlığı, teklif yazısı olmaksızın yetki ve görev alanında resen düzenleme yapabilir. (2) Cumhurbaşkanlığı, taslaklarda şekil yönünden resen düzeltme yapabilir. (3) Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine ve diğer ilgili mevzuata veya Cumhurbaşkanlığı programı ile kalkınma plan ve programlarına aykırılığı tespit edilen ya da bu Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmayan taslakların noksanlıklarının giderilmesi veya uygunluğunun sağlanması teklif sahibi bakanlık, kurum veya kuruluştan istenir ya da bu amaçla taslak yeniden değerlendirilmek üzere teklif sahibi bakanlık, kurum veya kuruluşa iade edilir." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Sözlük anlamı ile "düzenli hale koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir. İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idari işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tesis edilen işlemlerin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin kanunda gösterilen usule uygun olarak yürürlüğe konulması ve üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur. İdarenin düzenleme yetkisine dayanılarak tesis edilen düzenleyici idari işlemler ilgili oldukları alanlara yönelik olarak tıpkı kanunlar gibi genel ve soyut hukuk kuralları içerirler. Ancak maddi içerikleri bakımından özdeş sayılan kanunlar ve düzenleyici idari işlemler arasında hiyerarşi farkı bulunmaktadır. Bu nedenle bakanlıklar veya diğer kamu kurumları tarafından tesis edilen düzenleyici idari işlemlerin üst hukuk kurallarına uygun olması gerekir. Anayasa’da öngörülmediği halde idarenin tebliğ, genelge, yönerge, direktif, sirküler, usul ve esaslar gibi farklı adlar altında düzenleyici işlemler yapma yetkisi bulunmakta olup bu düzenlemeler genel olarak, idarenin adsız düzenleyici işlemleri olarak isimlendirilmektedir. Düzenleyici idari işlemler, esas olarak, kanunların veya hiyerarşik olarak üstte yer alan düzenlemelerin uygulanmasını sağlamak üzere tesis edilen genel, soyut ve objektif nitelikte düzenlemelerdir. Buna göre, hiyerarşik düzeyleri aynı olmayan düzenleyici idari işlemleri birbirinden farklı kılan husus, esas olarak, bu işlemleri tesis eden organların Anayasadan ve kanunlardan kaynaklanan mertebe ve yetkileri ile bu işlemlerin yapılış usulüdür. Bireysel idari işlemlerde olduğu gibi idarenin düzenleme yetkisinin kullanılmasında da yetki ve usulde paralellik ilkesi geçerlidir. Yetkide paralellik ilkesi, bir idari işlemi yapmaya yetkili olan makam veya organın söz konusu işlemi geri alma, kaldırma, değiştirme ve düzeltme konusunda da yetkili olmasıdır. Usulde paralellik ilkesi ise, işlem yapılırken uyulan usullere kanunda aksi yönde bir hüküm bulunmaması durumunda aynı işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi sırasında da uyulmasını gerektiren idare hukuku ilkesidir. Usulde paralellik ilkesi gereğince idari işlemlerin ancak tesis eden makam tarafından ve tesis edildikleri usulle kaldırılması, geri alınması ya da değiştirilmesi mümkündür. Yetki ve usulde paralellik ilkesi, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul kurallarının aynı işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinde de uygulanması zorunluluğunu ifade etmektedir. Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanı kararı, yönetmelik ve diğer düzenleyici idari işlemler mevzuat olarak tanımlanmış, bunların hazırlık ve yürürlüğe konulma usulü belirlenmiştir. Anılan Yönetmelik uyarınca, yönetmelik taslakları, ilgili bakanlıkların teknik birimlerince veya hukuk müşavirliklerince hazırlanır. Hukuk müşavirlikleri dışındaki birimlerce hazırlanan taslaklar hakkında hukuk müşavirliklerinin görüşleri alınır. Yönetmelik taslakları hakkında, Cumhurbaşkanlığına sunulmadan önce ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerinin alınması gerekir. Ayrıca, bakanlıklar ile Sayıştayın denetimine tabi diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca mali konularda düzenlenecek yönetmelik taslakları hakkında Sayıştay Başkanlığının görüşünün alınması zorunludur. Cumhurbaşkanlığı, taslaklara ilişkin olarak ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından doğrudan görüş alabilir ve taslaklarda şekil yönünden resen düzeltme yapabilir. Anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine ve diğer ilgili mevzuata veya Cumhurbaşkanlığı programı ile kalkınma plan ve programlarına aykırılığı tespit edilen ya da bu Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmayan taslakların noksanlıklarının giderilmesi veya uygunluğunun sağlanması teklif sahibi bakanlık, kurum veya kuruluştan istenir ya da bu amaçla taslak yeniden değerlendirilmek üzere teklif sahibi bakanlık, kurum veya kuruluşa iade edilir. Aktarılan mevzuat ve idare hukukunun yerleşik ilkeleri uyarınca, idarenin düzenleme yetkisinin Anayasa'dan kaynaklandığı, kanunların ve diğer üst hukuk kurallarının uygulanması kapsamında idarenin adsız düzenleyici işlemlerle de düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu, düzenleme yetkisinin kullanım biçiminin kanunla veya diğer üst hukuk kurallarıyla belirlenebileceği, böyle bir belirleme yapılması durumda idarenin düzenleme yetkisinin ancak kanunda veya diğer üst hukuk kurallarında gösterilen usule uygun olarak kullanılabileceği, düzenleyici idari işlemlerin hazırlık ve/veya yürürlüğe konulma usulünün farklılaşması halinde kanunda veya diğer üst hukuk kurallarında gösterilen usule uyulmamış olması, aynı makam veya organ tarafından ihdas edilmiş olsa dahi tesis edilen düzenleyici idari işlemi şekil ve usul yönünden hukuka aykırı hale getireceği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 13. maddesinin 6. ve 16. fıkralarında yer alan, "5 cl'den küçük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç 300 cl’den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ithal edilemeyeceği, üretilemeyeceği ve piyasaya arz edilemeyeceği, bira haricindeki alkollü içkileri ise sadece cam malzemeden yapılmış ambalaj ile piyasaya arz edileceği" yönündeki kurallar ile bunlara ilişkin geçiş sürecinin düzenlendiği aynı Yönetmeliğin Geçici 13. ve 14. maddelerine karşı açılan davada, Dairemizce yürütmenin durdurulmasına karar verilen kısımlara yönelik itiraz neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2023 tarih ve 2023/412 YD İtiraz No.lu kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilen kısımlar yönünden de yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiği, bu kararın idareye tebliği üzerine önceki hukuki durumun geçerliğini koruduğu ve anılan Yönetmeliğin Geçici 13. ve 14. maddelerinde öngörülen geçiş sürecinin son günü olan 30/06/2023 tarihi geçmiş olduğundan bahisle söz konusu düzenlemelere yönelik uygulamanın nasıl olacağına yönelik dava konusu duyuru işlemiyle, ilgili firmaların stoklarında bulunan 5 cl'den küçük ambalaj hacmine ve bira hariç 300 cl'den büyük ambalaj hacmine sahip alkollü içkiler ile bira hariç cam malzemeden yapılmamış ambalajlı ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar arz zinciri içerisinde satın aldıkları firmalara iade etmeleri gerektiği, üretici ve ithalatçı firmaların da söz konusu süre zarfında bu ürünleri toplamak ve iade almak zorunda oldukları yönünde bir düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Alkol ve alkollü içkilerin iç ve dış ticaretine yönelik düzenlemelerin adsız düzenleyici işlemlere konu edilmesi ile yönetmelikle yapılması arasında bu konuya ilişkin yetkilerin kullanılması ve düzenleyici işlemin yapılış usulü bakımından esaslı farklılıklar bulunduğu, 4733 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca kanun koyucunun iradesinin bu farklılıkları göz önünde bulundurmak suretiyle bu alanın yönetmelikle düzenlenmesi gerektiği yönünde olduğu, alkol ve alkollü içkilerin iç ve dış ticaretine yönelik miktar ve ambalaj yönünden kısıtlama içeren sınırlandırmaların daha önce Kanun'da gösterilen şekilde yönetmelikle düzenlendiği, yönetmelikle düzenlenen kural ve ilkelerdeki boşlukları doldurmak üzere adsız düzenleyici işlemlerle düzenleme yapılması mümkün olmakla birlikte, yönetmelikle yapılan düzenlemelerin değiştirilmesi, kaldırılması ya da yeni yükümlülükler öngörülmesine yönelik düzenlemelerin yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca aynı usul izlenerek yine yönetmelikle gerçekleştirilmesi gerektiği açıktır. Dava konusu duyuruda yer alan hususların alkollü içkilerin iç ve dış ticaretine yönelik bir düzenleme olduğu, nitekim bu hususların daha önce davaya konu edilen ve yürütmesinin durdurulmasına karar verilen Yönetmelik kuralları ile düzenlendiği, söz konusu Yönetmelik düzenlemelerine ilişkin yürütmenin durdurulması talebinin reddi üzerine yapılacak uygulama ve geçiş sürecine ilişkin hususlara yönetmelik yerine dava konusu işlemde yer verildiği, ancak bu işlemin yapılacak uygulamayı göstermekten ziyade Yönetmelikten farklı ve yeni kurallar öngördüğü, nitekim Yönetmelikte bu yönde bir düzenleme ya da kısıtlama bulunmamasına rağmen, dava konusu duyuru işlemiyle, satış veya teslim işlemi gerçekleştirilen ürünleri ellerinde bulunduran belge sahibi firmaların bu ürünleri 20/10/2023 tarihine kadar iade etmelerine, üretici veya ithalatçı firmaların ise iade almalarına yönelik bir zorunluluk getirildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Yönetmelik değişikliği ile düzenlenmesi gereken alanın yetki ve usulde paralellik ilkesine aykırı bir şekilde ve Yönetmelikte yer verilmeyen yükümlülükler de öngörülerek düzenlenmesine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Bakanlığınca 04/10/2023 tarihinde internet sitesinde yayımlanan "Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Duyuru" metninde yer alan dava konusu kısımlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Bakanlığınca 04/10/2023 tarihinde internet sitesinde yayımlanan "Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Duyuru"nun dava konusu kısmının İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Davalı idare tarafından yürütmenin durdurulması kararına itiraz aşamasında yapılan toplam...-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.