11. Hukuk Dairesi 2022/6633 E. , 2024/2952 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/252 Esas, 2022/908 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/333 E., 2020/335 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzer…
**11. Hukuk Dairesi 2022/6633 E. , 2024/2952 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/252 Esas, 2022/908 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/333 E., 2020/335 K. Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 30.11.2017 tarih ve 20105/194 E. ve 2017/546 K. sayılı kararı ile müvekkilinin 2012/83688 sayılı markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu karara karşı dosyanın davalıları tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 14.12.2018 tarihli 2018/487 E., 2018/1219 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, bu kez temyiz kanun yoluna başvurularak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararının bozulmasının talep edildiğini, Dairemizin 20.11.2019 tarih ve 2019/608 E., 2019/7351 K. sayılı kararı ile temyiz taleplerinin reddiyle kararın onanmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, oysa müvekkilinin markasının hükümsüzlüğüne karar verilen sınıflarda öncelik hakkının bulunduğuna dair aksi yönde kararlar da bulunduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine göre yargılamanın iadesi koşullarının bulunduğunu ileri sürerek yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili aşamalarda özetle; koşulları oluşmadığından yargılamanın iadesi talebinin reddini istemiştir. 2. Davalı Şirket vekili aşamalarda özetle; koşulları oluşmadığından yargılamanın iadesi talebinin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın iadesi talebinde bulunan tarafın davasını 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine dayandırdığı, hangi hallerde yargılamanın iadesine gidilebileceğinin 6100 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayıldığı, ancak yargılamanın iadesi talebinde bulunan taraf isteminin 6100 sayılı Kanun'un 375 ve devamı maddesinde sınırlı olarak belirtilen yargılamanın iadesi nedenlerinden hiçbirine uymadığı, yargılamanın iadesi isteminde bulunan tarafın iade sebebi olarak dayanmış olduğu yargı kararlarının bu kapsamda değerlendirilebilecek bir delil olamayacağı gibi sunulan kararlardan Dairemizin 21.01.2020 tarih 2019/2681 E., 2020/611 K. sayılı olanı dışındaki tüm yargı kararlarının da eldeki uyuşmazlıkta nihai kararı veren Dairemizin 20.11.2019 tarihli kararından önce olduğu, bu kararların yargılama aşamasında da gerek ilgilisince, gerekse yargı mercileri tarafından temin edilmesi mümkün bulunan kararlar olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 374 üncü ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan yargılamanın iadesi koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, yargılamanın iadesine yönelik talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hem Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin hem de Dairemizin, müvekkili şirketin 9 uncu sınıfta öncelik hakkının olduğunu kanıtlar kesinleşmiş kararları olduğunu, İlk Derece Mahkemesi dosyasından verilen kararın tam aksi yönünde verilmiş ve kesinleşmiş Yargıtay kararları olduğundan huzurdaki dava dosyasından yargılamanın iadesi talep etme zorunluluğu bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi dosyasından verilen ve kesinleşen 30.11.2017 tarih ve 2015/194 E. numaralı karar ile müvekkili şirket markaları hakkında verilen ve kesinleşen diğer kararların çelişmekte olup hukuki yeknesaklık, hukuki belirlilik, hukuki güven ve hukuki istikrar ilkelerine aykırılık oluşturduğunu, yeknesaklık bulunmayan kararlar sebebiyle, müvekkilinin Anayasa tarafından korunan adil yargılanma hakkının zedelendiğini ileri sürerek yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin verilen kararın kaldırılmasına ve yargılamanın iadesine karar verilmesi talebinin kabulü ile yeniden yargılama yapılarak usul ve yasaya aykırı şekilde ikame edilen haksız asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, esas davada davalı konumunda bulunan yargılamanın iadesi talebinde bulunan tarafın davasını 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine dayandırdığı, ancak yargılamanın iadesi talebinde bulunan tarafın davasının 6100 sayılı Kanun'un 375 inci ve devamı maddesinde sınırlı olarak belirtilen yargılamanın iadesi nedenlerinden hiçbirine uymadığı, zira yargılamanın iadesi isteminde bulunan tarafın iade sebebi olarak dayanmış olduğu yargı kararlarının bu kapsamda değerlendirilebilecek bir delil olamayacağı, 6100 sayılı Kanun'un 374 üncü ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan yargılamanın iadesi koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve bunlara ek olarak İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında taraf sıfatlarının farklı yazıldığını bunun da bozma nedeni olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Dairemizin 20.11.2019 tarih ve 2019/608 E., 2019/7351 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Mahkeme kararı hakkında 6100 sayılı Kanun'un 374 üncü ve devamı maddeleri gereği yargılamanın iadesi talebinin kabulünün gerekip gerekmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370, 371 ve 374 üncü maddesi ile devam hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.