İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:02/07/2025 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:07/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:12/11/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:02/07/2025 DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:07/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:12/11/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait şebeke hattı borusunun patlaması sonucu davacı nezdinde sigortalı iş yerini su bastığı ve su baskını sonucu oluşan maddi zararın davacı tarafça sigortalıya ödendiği, davalının kusuru sonucu hadisenin vuku bulduğu ve zarardan davalı idarenin sorumlu olduğu, dava dışı sigortalıya yapılan tediyenin rücuen tahsili amacıyla Antalya 7. İcra Dairesinin ... esasında davalı hakkında ilamsız takip başlatıldığı, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; idarenin hizmet kusuruna dayanıldığından yargı yolunun caiz olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, kusurun ve zararının usulünce ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini ve davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. DELİLLER: İş yeri paket sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, ödeme dekontu, Antalya 7. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi olan Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11/02/2021 gün, ... esas ve ... sayılı kararda özetle; itirazın iptali davalarının niteliği gereği genel mahkemelerde görüleceğinden bahisle yargı yolu caiz olmadığı yönündeki itirazının yerinde olmadığı, davalı idareye ait şebeke su borusunun patlaması sonucu davacı nezdinde iş yeri paket sigorta poliçesiyle sigortalı iş yerinde hasar oluştuğu ve rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle davacı tarafından sigortalıya hasar ödemesi yapıldığı, hasar ekspertiz raporunda zararın 26.337,89 TL olarak tespit edildiği, bu bedelin piyasaya rayicine uygun olduğunun bilirkişilerce belirlendiği, şebeke suyu boru hattının bakım, onarım ve işletilmesinden davalı idarenin 2560 sayılı Yasa uyarınca sorumlu olduğu, bu itibarla asıl alacak yönüyle davanın kabulü gerektiği, davacı takip öncesi 03/0/2017 tarihinde davalı idareye başvuru yaptığı ve bu müracaatın 11/09/2017 tarihinde reddedildiği, temerrütün de bu ret tarihi itibariyle oluştuğu gözetilerek 11/09/2017 itibariyle takip tarihine kadar faiz işletilmesi sonucu 1.139,15 TL takip öncesi işlemiş faiz hesaplandığı, alacağın likit olmadığı ve yargılama sonucu netleştiğinden icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Antalya 7. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 26.337,89 TL asıl alacak ve 1.139,75 TL işlemiş faiz yönünden iptaline ve takibin bu tutarlar üzerinden devamına, fazlaya dair talebin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karar karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 24/10/2024 gün, ... esas ve ... sayılı kararında özetle; davacı sigortanın sigortalısına halef olarak eldeki davayı açtığı ve sigortalısının tacir tüzel kişi olduğu, davalının da kamu tüzel kişi olup tacir sayıldığı, her iki tarafın tacir sıfatınına haiz olması nedeniyle uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğu ve ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve görevli mahkemeye gönderilmek üzere dava dosyası mahkemesine iade edilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında dava dosyası Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına tevzi olmuş ve buradan yürütülen muhakeme sonucunda verilen 02/07/2025 gün ve ... sayılı kararında özetle; asliye hukuk mahkemesinin muhakemesi sırasında temin edilen rapor aynen benimsenmiş, alacağın likit olmadığı ve yargılama sonucu netleştiğinden icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Antalya 7. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 26.337,89 TL asıl alacak ve 1.139,75 TL işlemiş faiz yönünden iptaline ve takibin bu tutarlar üzerinden devamına, fazlaya dair talebin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan eksper raporunda izolasyon eksikliği olmadığı değerlendirilse de duvarlarda çatlakların mevcut olduğu, dış cephede yama yapıldığını, bina yalıtımı konusunda ciddi sorunların bulunduğunu, idarenin kusurunun ortaya konmadığını, arıza yapıldıktan sonra bodrum kata su girmemesinin sebebinin sokak üzerindeki sıcak asfalt kaplamanın su geçirmemesi olduğunu, bu durum izolasyon ile bir ilgisinin de bulunmadığını, hükme esas alınan raporun denime elverişli olmadığını, izolasyona dair hiçbir veri kontrolü yapılmadığını, çelişkileri giderir şekilde yeniden rapor temini gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, iş yeri paket sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak tazminat alacağının rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, halefiyet ilkesi gereği ödediği tazminatı zarar verenlere rücu hakkına sahiptir. Davacı vekili, davalı idareye ait şebe suyu boru hattındaki patlak nedeniyle müvekkili şirket nezdinde iş yeri paket sigorta poliçesi bulunan iş yerinde su baskını meydana geldiğini ve bu hadise sebebiyle oluşan zarardan dolayı sigortalıya ödeme yapıldığını, şebek suyu boru hattının bakım, onarım ve işletilmesinden davalı idare sorumlu olduğundan sigortalıya yapılan tediyenin davalıdan rücusu amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalının vaki itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazı hükümden düşürmek eldeki davayı açmış, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasaya oluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Somut davada, davacının dava dışı sigortalısına ait olan iş yerinde meydana glana su baskını nedeniyle oluşan zararın tazmininin talep edildiği, yerel mahkemece mahallinde yapılan keşif sonrasında inşaat ve mobilya bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda, davacının iş yerinin su baskını sonucu zarar gördüğü, bu su baskınının ise davalı ...'a ait şebeke hattının patlamasından kaynaklandığının bildirildiği, bilirkişi raporuna su şebekesinin patladığı yerleri gösterir fotoğrafların da eklendiği, bu haliyle alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle bu bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda da değinildiği üzere olay sonrasında olaya konu olan iş yerinde başkaca bir su baskını olmayışının su baskınının davalıya ait şebeke borusunun patlamasından kaynaklandığını gösterdiği, somut dosyaya konu iş yerinin yapı ruhsatı ve mimari projeye uygun olarak kullanıldığı ve olay sonrasında dava konusu yerde başkaca su bakını meydana gelmediği de dikkate alındığında, yoğun bir suyun tazyiki altında kalan duvarda izolasyon olsa dahi bu duvarın su baskınına karşı koymasının mümkün olmayacağı, izolasyonun ancak sızma şeklinde olan su tahribatından koruyabileceği, aksi yöndeki savunmaların davalı tarafça ispatlanamadığı, bu haliyle ilk derece mahkemesince benzer gerekçelerle davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetli olduğundan davalı vekilinin bilirkişi raporuna ve esasa yönelen istinaf taleplerinin reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (449,67 TL + 165,75 TL) 615,42 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.261,57 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 07/11/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. ...