11. Hukuk Dairesi 2008/11015 E. , 2010/2010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2007/24-2008/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel
**11. Hukuk Dairesi 2008/11015 E. , 2010/2010 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 tarih ve 2007/24-2008/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette ortak iken 03.04.1987 tarihli noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile hissesini dava dışı ...’na devrettiğini, bu devrin tescili için ticaret sicil müdürlüğüne yaptığı müracatın pay devrinin pay defterine kaydedilmedikçe tescilinin söz konusu olmayacağından bahisle reddedildiğini ileri sürerek, 03.04.1987 tarihli hisse devir senedinin onayı ve pay defterine kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket anasözleşmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı hisse senedinin devrinin BK’nun 167-172. maddeleri uyarınca alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa tesliminin gerektiği, şirket pay defterine işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen nama yazılı pay senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin pay defterine kaydının mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı hisse devrine ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, pay devri konusunda alınmış bir yönetim kurulu kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, anonim şirket hisse devrine dair sözleşmenin onaylanması ve pay defterine kaydı istemine ilişkindir. Mahkemece, hisse devrine ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, pay devri konusunda alınmış yönetim kurulu kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket defterine işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı şirketin anasözleşmesinin 6. maddesine göre, hisse senetleri nama yazılı olacaktır. TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri, biçime bağlı olmayıp, BK.nun 162 ve devam maddelerine göre alacağın temliki suretiyle mümkündür. Şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş ve ilmühaber dahi çıkarılmamış olması, anonim şirkette pay devrine engel teşkil etmez. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesi geçerli olup, “TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetlerinin üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği için ve pay devri konusunda alınmış yönetim kurulu kararı bulunmadığı için pay devrinin yasaya uygun olmadığı” gerekçesi yapılan açıklamalar karşısında doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2- Ayrıca, böyle bir dava, öncelikle davacıya ait payı devraldığı ileri sürülen ...’nun hukuki durumunu ilgilendirdiğinden adı geçenin taraf olmadığı bir davanın bu şekliyle görülüp, sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacı vekiline mehil verilerek adı geçen hakkında dava açılmasının sağlanması, bundan sonra anılan dosyanın işbu dava dosyası ile birleştirilmesi suretiyle yapılacak yargılama sonucunda oluşan duruma göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.