T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:17/01/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:17/01/2023 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının 27 Aralık 2021 tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında kambiyo senetlerine ilişkin haciz yolu ile haksız bir icra takibi başlattığını, takip kesinleşmeden ihtiyati haciz kararı alarak müvekkiline ait ... ve ... plakalı araçlarına, banka hesaplarına haciz konulduğunu, takip konusu senedin taraflar arasında 04.01.2020 tarihinde 2020 yılı A Plus Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin teminat başlığı altında 18. Maddesinde teminat olarak "teminat mektubu ve gayrimenkul ipoteği" olarak verildiğini, müvekkilinin sözleşmede belirtilen teminatları sağlayamadığını ve bu durumu davalı şirkete derhal bildirdiğini, davalı şirketin teminat senedinin verilmesi halinde taraflar arasında sözleşmenin yapılacağını ifade etmesi üzerine müvekkili şirketin teminat olarak teminat senedi tarih belirtmeksizin düzenlenerek verdiğini, taraflar arasında yapılmış olan Bağlantı Katılım Formunda vekil eden şirketin teminat senedi olarak alındığını ve iş bu katılım formunun taraflarca imzalandığını, Müvekkili ile alacaklı görünen davalı ... Yapı isimli şirketin tüm ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması halinde müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının net bir şekilde ortaya çıkacağını %15 teminat karşılığında icra dosyasına girecek olan paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını ve müvekkilinin vekalet ücretinden ayrı ödeyecek olduğu 34.549,16 TL'ninde davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, borçlu davacı aleyhine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.10.2021 tarih ... D.İş sayılı dosyasından müvekkilleri lehine ihtiyati haciz kararı verildiğini, yapılan itirazın da reddine karar verildiğini ve Kayseri bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 17.12.2021 gün ... Esas ... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, davacı tarafça borca itiraz edildiğini ve Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 17.03.2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile reddine karar verildiğini, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı ilamı ile müvekkili şirket ortakları ve ... hakkında yapılan soruşturmaya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, malen kaydı yer alan bononun bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını ispat yükü altında buluna karşı tarafın sunmuş olduğu cari hesap ekstresinin HMK'nın 200. Maddesine göre yazılı delil mahiyetini taşıdığını ve bu nedenle reddi gerektiğini, bononun boş kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden borçlunun bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davalı tarafça ne söz konusu sözleşme ne de bir başka sebeple davacıdan alacaklı olduğunun ispat edilemediği anlaşılmıştır. Zira takip konusu senedin tarafların defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı defterlerine göre davalının davacıdan alacağının bulunmadığı bu konuda taraf defterinin birbirini doğrulamadıkları tespit edilmiş, davacının davasının kabulü ile takip ve takip konusu bono yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.İİK.72/5. Maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" düzenlemesi gereği davalı hamilin bononun teminat vasfında ve bedelsiz olduğu hususlarında bilgi sahibi olup, bu nedenle başlatılan icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabulünün gerekeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. İİK.72/5. Maddesindeki kötüniyet tazminatına ilişkin yasal koşulların oluştuğunun kabulü ile takibe dayanak 04/01/2021 tanzim tarihli 300.000,00- TL bono bedelinin %20'si oranında hesaplanan74.569,01TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu senedin kambiyo vasfını taşımadığı ve bedelsiz kaldığı yönündeki kabulün hatalı olduğunu, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunu, davacı defterlerinde 10.190,86 TL borç kaydı bulunduğunu, davanın reddinin gerektiğini, aksi durumda ise 10.190,86 TL değerindeki alacaklarının senet bedelinden düşürülerek hüküm kurulması gerektiğini, alınması gerekli harcın ve vekalet ücretinin bono üzerindeki bedele göre olması gerektiğini, kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, senedin teminat olarak verildiğinin taraflar arasındaki katılım formu başlıklı sözleşmede açıkça yazılı olmasına, davalı defterlerinde alacak kaydı görünmemesine, davanın takipten borçlu olunmadığına yönelik menfi tespit davası olması nedeni ile alınan harcın takip çıkışı üzerinden yatırılmasının ve vekalet ücretinin bu bedel üzerinden hesaplanmasının yerinde olmasına, davalının alacağı bulunmadığını bilmesi gerektiği gerekçesi ile, davalının alacağı bulunmadığını bildiği halde haksız ve kötüniyetli takip başlattığı yönündeki kabulün yerinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 25.469,04 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 6.367,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.101,77 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...