11. Hukuk Dairesi 2024/1776 E. , 2025/1371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/452 Esas, 2024/72 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/337 E., 2021/231 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne
**11. Hukuk Dairesi 2024/1776 E. , 2025/1371 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/452 Esas, 2024/72 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2021/337 E., 2021/231 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin kendi adına tescil ettirdiği "..." marka grafik tablet ve kalem ürününü sattığını, davalı tarafın çeşitli e-ticaret sitelerinde " ... ...6" "8192 Level ... Tablet + Kalem" adında müvekkilinin markasını kullanarak satış yaptığını, https://.../.../... ve https://....com/.../... uzantılı sitelerde davalının bu satışları gerçekleştirdiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında söz konusu eserlerin çoğaltılmasına veya çoğaltılmış nüshaların satışa çıkarılmasına dair herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davalı tarafın "..." ibaresini ürünlerinde kullanmasının müvekkilinin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, bu suretle de haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Co. Ltd. ile ... Co. Ltd.'nin Türkiye Distribütörü olarak üreticisi dava dışı ... firması olan ... markasının tek resmi dağıtıcısı olduğunu, ayrıca müvekkilinin distribütör olarak www.....com.tr internet adresinin isim hakkını da aldığını, markanın bu kadar tanınmış olmasına rağmen Türkiye'de tescilsiz marka statüsünde olmasını fırsat gören davalının kötüniyetli olarak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2020/36138 tescil numarası ile "..." markasını adına tescil ettirdiğini, davalının markası ile tescilsiz olarak Türkiye'de satışı yapılan ... markasının benzerlik gösterdiğini, davalının bu benzerliği kullanarak üretmediği, arge çalışması yapmadığı, herhangi bir yatırımı bulunmadığı marka ve markanın ürünlerinin www.n11.com sitesinde dükkan açarak sattığını, davalının markası ile müvekkilinin tek satıcısı olduğu marka arasındaki benzerlik kullanılarak hem marka hakkına tecavüz edildiğini, hem de müvekkili firmanın ürün ithal etmesi engellenerek satış yapmasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2020/36138 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; ... markasının dava dışı ana firma ... ... Co. Ltd., alt şirket ... Co. Ltd. ve üreticisi ... Co. Ltd.'ye ait olduğunu, markanın Çin, Amerika, Avrupa, Hindistan, Avustralya, Filipinler ve Singapur'da tescil edildiğini, markanın bu kadar tanınmış olmasına rağmen Türkiye'de tescilsiz marka statüsünde olmasını fırsat gören davacının, kötüniyetli olarak markayı adına tescil ettirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; marka tescillerinin ülkemizde kullanımı olmaması sebebiyle işbu davaya dayanak teşkil edemeyeceğini, dolayısıyla dava dışı şirketlerin ve davalının Türkiye'de tescili haiz bir faaliyetinin ve tescil belgesinin bulunmamasının taleplerinin haklı olduğunu ispatladığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaya konu 2020/36138 tescil numaralı markanın başvuru tarihinin 26.03.2020 olduğu, "..." markasının Türkiye'de 2019 yılı içinde ticarete konu edildiği, dava dışı uluslararası tescil sahibi firmanın yurtdışı internet satış siteleri aracılığıyla tescilsiz ticaretinin yapıldığı, bu itibarla asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısının distribütörü olduğu firmanın, davalı tescilinden önceki tarihte "..." markasını Türkiye'de ticari olarak kullandığının anlaşıldığı, tesadüfen bulunup tescil edilemeyecek kadar orjinal olan "..." markasının birleşen dosya davacısının distribütörü olduğu firma markasından tamamen bağımsız ve habersiz tescilinin inandırıcı ve mümkün görünmediği, tescil tarihinden önce Türkiye'de ticarette kullanılan markadan davalının da ticaret yaparak haberdar olduğu, asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısının bizzat "..." markalı Çin Menşeili ... ... Co. Ltd.'den ürün satın aldığı ve bu firma ile ticaretinin bulunduğunun gümrük beyannameleri ile sabit olduğunu, buna rağmen tescilini sağladığı gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile 2020/36138 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, birleşen dosya bakımından verilen hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olması nedeniyle asıl davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresinin Türkçe bir karşılığının bulunmadığı, tesadüfen bulunamayacak kadar orjinal olduğu, "..." markasının uluslararası alanda tescilli olduğu, birleşen davada davalının, tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... Tekn. San. ve Tic. Ltd. Şti. aracılığıyla, "..." markasını uluslararası alanda tescil ettiren ve davacıya da distribütörlük veren Çin Menşeili ... Co. Ltd.'den ürün satın aldığı, davalının bizzat ticaretini yaptığı uluslarası alanda tescilli markayı, Türkiye'de aynı ibarelerle ve aynı mal ve hizmet sınıfında kendi adına tescil ettirdiği, bu durumun tesadüf olarak kabul edilmeyeceği, söz konusu tescilin uluslarası tescilli markanın ticaretine engel olma amacı taşıdığı, açıklanan nedenlerle tescilin kötüniyetli olduğu, birleşen davada hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, asıl dava yönünden; birleşen davada davacının söz konusu markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle asıl davanın da reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi ve men'i, birleşen dava markanın hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliye yükletilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.