T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/587 Esas KARAR NO: 2025/826 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 03/07/2025 KARAR TARİHİ: 22/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili -----işçilik alacaklarının tahsili amacıyla------ Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, mahkeme davanın kısmen kabulüne karar verdiğini ve karar tarafla…
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/587 Esas KARAR NO: 2025/826 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 03/07/2025 KARAR TARİHİ: 22/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili -----işçilik alacaklarının tahsili amacıyla------ Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, mahkeme davanın kısmen kabulüne karar verdiğini ve karar taraflarınca istinaf başvurusuna konu edildiğini, İstinaf mahkemesinin bu husustaki kararını verdiğini, davalı olarak gösterilen ------- tarihinde terkin olmasından dolayı terkin olunan şirket hakkında ihya prosedürü uygulandıktan sonra karar verilmesi gerektiğine karar vererek yerel mahkemenin kararını kaldırdığını, yerel Mahkeme de ---- Esas sayılı dosya ile yeniden dosya açıldığını, aynı şekilde Davacı müvekkil ---- işçilik alacaklarının tahsili amacıyla -----Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, mahkeme,-----tarihli ara kararında, ------ müzekkere yazılarak ------ tam ünvanları belirtilmek suretiyle tüzel kişiliklerinin devam edip etmediğinin sorulmasına, tüzel kişiliklerinin devam etmediğinin kesin olarak tespiti halinde davacı vekilinin bu şirketlerin ihyası için hukuki süreç başlatmak ve mahkememize bilgi vermek üzere gelecek celseye kadar süre verilmesine" şeklinde ara karar tesis ettiğini, ----- müzekkereye cevap geldiğini, ----- kişiliğinin kesin olarak sona ermiş olduğu tespit edildiğini, dolayısıyla ----- ilkesi gereğince her iki müvekkil yönünden görülmekte olan davalarda, ------ yönelik olarak şirketin ihyasının gerektiğini, bu sebeplerle ---- sicilinde kayıtlı ------ şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, İhyasına karar verilen tüzel kişiliğin temsili adına uygun görülecek şeklinde yeni veya eski tasfiye kurulu veya tasfiye memuru atanmasını, bu kararın ---- ilan edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Cevap dilekçesinde özetle; ------TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı ------ sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, dava dışı -----TTK 547 maddesi uyarınca ihyası talebidir. Dava dışı ------ esas ile ----esas sayılı dosyaları için ihyası talep edilmiştir. Dosya içerisine gelen -------- kayıtları uyarınca Dava dışı ----- genel kurul kararı ile ---- tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının ----tarihinde tescil edildiği alacaklılara ilişkin ilanların ------- yayınlanarak ilan edildiği tespit edilmiş olup bu hali ile şirketin tasfiye nedeni genel kurul kararıyla olduğundan ek tasfiye işlemlerinin TTK 547 Maddesi uyarınca yapılması gerektiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.---- gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut olayda; Dosya içerisine gelen dava dışı şirketin --- kayıtlarının incelenmesi sonucu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 08/05/2023 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu ancak daha sonra şirketin sicil kaydının yeniden ihyasına karar verildiği 07/02/2025 tarihinde ve 20/03/2025 tarihinde ayrı ayrı tescil edildiği müdürlüklerindeki kaydının yeniden açılmış olduğu ve dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra ------ esas ile --------sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. --------- HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan Davanın KABULÜ ile, ---- Tasfiye Halinde ------esas sayılı dosyaları için İHYASINA, Tasfiye Memuru olarak davalılardan ----- atanmasına, Karar kesinleştiğinde -------gönderilmesine, 2- Davalılardan Tasfiye halindeki -----için açılan davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d bendi uyarınca taraf sıfatı dava şartı yokluğundan REDDİNE, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40-TL karar harcı başlangıçta davalı tasfiye memuru tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı taraf yararına takdir edilen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı -------- kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memurundan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7- Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/10/2025