T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/425 KARAR NO : 2026/407 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2026 KARAR TARİHİ : 22/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlular ----Şirketi, ------ Şirketine karşı ---- Müdürlüğünü…
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/425 KARAR NO : 2026/407 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2026 KARAR TARİHİ : 22/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlular ----Şirketi, ------ Şirketine karşı ---- Müdürlüğünün ----- Esas Sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, işbu icra dosyasında müvekkiline İİK md. 89/2 gereğince 2. Haciz İhbarnamesi tebliğ edildikten sonra müvekkili tarafından ------ İcra Dairesi aracılığıyla itiraz edildiğini, ancak söz konusu itiraz dilekçesi incelendiğinde icra esas numarasının sehven yanlış yazıldığı bu nedenle itiraz dilekçesinin icra takip dosyası kapsamına iletilmediğini, işbu nedenle sehven yazılan esas numarası nedeniyle müvekkilinin borçlu olarak icra takip dosyasına eklenmesi ve maaş haczi yapılması hakkaniyete aykırı olduğunu, bununla birlikte icra takibine konu çek incelendiğinde müvekkilinin çekin keşide edildiği tarihte borçlu olan-----Şirketi ile herhangi bir bağı olmadığını, müvekkilinin söz konusu şirketi çekin keşide edildiği tarihten önce olan 17.03.2022 tarihinde ---- devrettiğini, bu durumun ----Gazetesinde yayınlandığı gibi şirketin devrini de Noter huzurunda gerçekleştirdiğini, işbu nedenlerle müvekkili ile borçlu arasında herhangi bir alacak - borç ilişkisi olmadığını beyanla, davalı alacaklının işbu alacağın varlığını ispat etmesi gerekmekte olduğunu ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesine karşı üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit talebine ilişkindir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.Somut dosya bakımından; dava İİK 89 maddesi kapsamında üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit talebine ilişkin davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı, eldeki davanın mutlak ya da nispi ticari dava olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (BENZER YÖNDE BKZ; Yargıtay----. HD. Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi hakkındaki 06/11/2023 tarihli ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davaya konu uyşmazlığı incelemeye görevinin ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi) 4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına, 5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi) 7-Yargılama giderlerinin ve arabuluculuk ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.