11. Hukuk Dairesi 2022/7309 E. , 2024/3697 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1222 Esas, 2022/1480 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/808 E., 2018/349 K. Taraflar arasındaki tecavüzün önlenmesi ve maddi-manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilme
**11. Hukuk Dairesi 2022/7309 E. , 2024/3697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1222 Esas, 2022/1480 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/808 E., 2018/349 K. Taraflar arasındaki tecavüzün önlenmesi ve maddi-manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, dava konusu edilen manevi tazminat talebi 20.000,00 TL, maddi tazminat talebi 6.000,00 TL'dir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen ve davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 17.500,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013 yılında Bolu'da dava dışı ... tarafından çekilen fotoğraflarının herhangi bir izni ve haberi olmaksızın davalı şirketin reklamı amacıyla Niğde'de halk otobüsünün arkasında ve yanında yayınlandığını, haricen yaptıkları araştırmada söz konusu fotoğrafın Niğde Şehir İçi Özel Halk Otobüs Kooperatifine bağlı birden fazla otobüste kullanıldığının öğrendiklerini, davalının işbu eyleminin müvekkilinin haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu ve önlenmesi gerektiğini, ayrıca işbu haksız eylem sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığını ileri sürerek tecavüzün ref'i ile men'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalının reklam tasarımı için ... isimli şahısla anlaştığını ve o kişiye ödeme yaptığını, bu tip işlerde reklamın üçüncü kişilere verdiği bir zarar var ise bunun sorumluluğunun tasarımı yapanda olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı ve husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu alındığı, belediye otobüsü üzerinde teşhir edilen dava konusu fotoğrafın davacıya ait olduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı, davaya konu fotoğrafların davacının rızası dahilinde ihbar olunan ... tarafından çekildiği, ancak ceza yargılaması sonucunda da açığa çıktığı üzere davacının bu fotoğrafların çoğaltılmasına, dağıtılmasına, teşhir edilmesine, basılı evrakta kullanılmasına, sanatsal açıdan veya sair sebeplerle teşhiriyle başkaları tarafından incelenmesine, saklanmasına rızasının ve izninin olmadığı, davalı tarafından kullanılan ve davaya konu edilen davacıya ait fotoğrafın sanatsal niteliğinin bulunduğu ve izinsiz olarak kullanılmasının davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve işbu haksız eylem nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının, davacının eser niteliğindeki fotoğraflarını kullanmaktan men'ine, 6.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükmedilen manevi tazminatın tecavüzün ağırlığı dikkate alındığında yetersiz olduğunu, davalı tarafın müvekkilin fotoğraflarını, onun iznini ve muvafakatini almaksızın, ticari amaçla, kazanç sağlamak için halk otobüslerinin üzerinde “siz keyfini sürün” gibi her yöne çekilebilecek, davalı şirketin iştigal konusu ile alakasız, müvekkilinin keyif sürülebilecek bir obje gibi algılanmasını sağlayabilecek nitelikte olan ve bu sebeple çok ağır surette rencide eden slogan ile umuma teşhir ve arz ettiğinin sübuta erdiğini, müvekkilinin bu haksız ve hukuka aykırı olaydan dolayı çok büyük acı, elem ve utanç duyduğunu, hatta bu durumu kafasına taktığı için sınavlarında dahi başarısız olduğunu, kamu davalarının devam ettiğini, müvekkili lehine 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de reddedilen kısım yönünden davalı lehine hükmedilen 2.180,00 TL vekalet ücreti göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminat tutarın pratikte bir öneminin kalmadığını, ve faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilileri tarafından 2013 yılında dava konusu afişlerin hazırlanması için bir reklam firmasıyla görüşüldüğünü ve firmanın yönlendirmesi üzerine ... isimli şahsa afişler hazırlatıldığını, müvekkili şirketin fotoğrafla veya fotoğraftaki davacı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, afişlerde ... ibaresinin yer aldığını, fotoğrafların ...'a ait facebook sayfasında yayınlandığını, davacının annesi tarafından da sosyal medya üzerinden beğenisinin yapıldığını, davacı ve ... arasında sözlü veya yazılı bir anlaşma bulunduğunun kabulü gerektiğini, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, dava dışı ... isimli kişi ile müvekkili şirketin anlaşması çerçevesinde bu fotoğrafların kısa bir süre kullanıldığını, müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, eser sahibinin ... olduğunu, zamanaşımı definin değerlendirilmediğini, müvekkili şirket yetkilisi ... hakkında ceza Mahkemesi'nde kamu davası açıldığını ve beraatine karar verildiğini, kararın kesinleşmesinin beklenilmediğini ve değerledirmeye alınmadığını, faiz başlangının hatalı olduğunu, mahkeme tarafından takdir hakkı kullanılmayarak doğrudan 3 katı maddi tazminata hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın tecavüzün ağırlığı dikkate alındığında yetersiz ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluğu fotoğrafları çeken... ait olduğunu, eser sahibinin bu kişi olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli 3. Kişi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili hakkında açılan ceza davasında şirket yetkilisinin beraat ettiğini, mahkemenin takdiren 3 katı maddi tazminata karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının ihbar olunan tarafından çekilen fotoğrafının, kendisinden izinsiz olarak kullanıldığı iddiasından kaynaklanan tecavüzün ref'i ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 66, 68, 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B.Davalı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.