15. Ceza Dairesi 2014/9141 E. , 2014/8293 K. "" Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından sanık ...'ın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f, 168/2, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 5791 TL adli para cezası ile 204/1, 62. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.04.2011 tarihli ve 2009/393 esas, 2011/123 sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava …
**15. Ceza Dairesi 2014/9141 E. , 2014/8293 K.** **"İçtihat Metni"** Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından sanık ...'ın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f, 168/2, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 5791 TL adli para cezası ile 204/1, 62. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.04.2011 tarihli ve 2009/393 esas, 2011/123 sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2011 tarih ve 2011-253051 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 20.05.2013 tarih ve 2011/65876 Esas- 2013/9238 Karar sayılı kararıyla hükmün onama ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE, Dairemizin 20/05/2013 tarih ve 2011/65876 esas 2013/9238 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanığın, elinde boş ve imzasız olarak bulunan çeki keşideci... Limited Şirketi yetkilisi olan müşteki ...'in rızası olmaksızın imzalayarak tedavüle soktuğu, müşteki ... tarafından imzaya itiraz edildiğinde, bilirkişi raporuyla çekin söz konusu şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığının tespit edilerek imzaya itirazın kabulüne karar verildiği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda; dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının oluştuğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;