T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/663 - 2026/732 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/663 KARAR NO : 2026/732 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2023 NUMARASI : 2023/145 E. - 2023/496 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/663 - 2026/732 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/663 KARAR NO : 2026/732 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2023 NUMARASI : 2023/145 E. - 2023/496 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/11/2023 tarih ve 2023/145 E. - 2023/496 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalının 2020/165816 sayılı ile “...” ibareli 41 ve 42.sınıf hizmetleri kapsayan marka başvurusuna itirazlarının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin tanınmış “...” ve “...” markalarının sahibi olduğunu, dava konusu “...” ibareli marka başvurusunun tescili halinde, tüketiciler nezdinde bu markanın müvekkilinin “...” ibareli olan seri markaların devamı olduğu veya bir firmayla iş birliği yapıldığı yönünde intiba oluşacağını, davalı yanın bu sayede müvekkili markasının tanınmışlığından haksız fayda sağlayacağını, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin tamamının, müvekkilinin markaları kapsamında da yer aldığını, “...” ibareli marka başvurusunun, müvekkiline ait esas unsuru “...” ve “...” ibareleri olan markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıktığını, müvekkilinin aynı zamanda www.....com.tr alan adının da sahibi olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, 2023-M-1010 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, markalar arasında yapılan bütüncül değerlendirme sonucunda benzerlik ve iltibas şartlarının oluşmadığını, markaların görsel, işitsel, kavramsal ve genel görünümleri itibariyle farklı olmaları sebebiyle ilgili tüketici kitlesi nezdinde karıştırılmayacağını, YİDK kararının hukuka uygun ve yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Kalibrasyon ve Ölçüm Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited şirketi davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu markayı oluşturan "..." unsurunun, markanın genel görünümü içinde ayrı ve bağımsız bir şekilde algılanabildiği, dava konusu marka kapsamında yer alan 41 ve 42.sınıf hizmetler ile bilirkişi raporunda yer verilen davacıya ait markaların kapsamındaki 41 ve 42.sınıf hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, davacıya ait “.../...” esas unsurlu markalar ile dava konusu marka arasında "..." ibaresinin müşterekliğinden kaynaklı olarak görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, söz konusu benzerliğin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.12.2022 tarih 2021/11-929 E 2022/1749 K, 22.02.2023 tarih 2021/11-925 E 2023/109 K, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 06.07.2023 tarih 2022/26 E 2023/4222 K sayılı karar içerikleri de dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğmasına sebep olacağı, dolayısıyla, davaya konu marka kapsamında yer alan tüm hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulunun somut olayda oluştuğu, marka kapsamında yer alan tüm hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulu somut olayda gerçekleştiğinden, davacı yanın tanınmışlık, alan adı nedeniyle iltibas ve kötü niyet iddialarının incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2023-M-1010 sayılı YİDK kararının iptaline, ava konusu 2020/165816 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markasının kapsamındaki 41 ve 42.sınıf hizmetlerin tüketici kitlesinin dikkat ve özen seviyesinin yüksek olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel, kavramsal ve genel izlenim itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, markalarda ortak olan "..." ibaresinin ayırt ediciliği zayıf olduğundan, ortaklığının karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, zayıf marka seçen davacının, sonuçlarına katlanmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Kalibrasyon ve Ölçüm Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu marka başvurusunda "..." ibaresinin öne çıkarılmadığını, kullanılan renk, şekil ve kelime unsurlarının yeterli ayırt ediciliği sağladığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğunu, zayıf unsurların ortaklığının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağını, 41 ve 42.sınıf hizmetlerin tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin yüksekliği nedeniyle de markaların karıştırılmayacağını, davacının zayıf karakterli "..." ibaresini marka olarak seçerken 3.kişilerin bazı ilavelerle aynı sözcüğü marka içerisine koyabileceğini öngörmesinin ve sonuçlarına katlanmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacıya ait itiraza mesnet "..." ve "..." esas unsurlu markalar ile davalıya ait dava konusu "... ..." ibareli marka arasında, başvuru markasının kapsamında bulunan 41 ve 42.sınıf hizmetlerin tamamı yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira "... ..." markasında öne çıkan esas unsurun "..." ibaresi olduğu, markadaki sair kelime ve şekillerin tali unsur niteliğinde bulunduğu, en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacı Şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağı, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.12.2022 tarih ve 2021/11-929 E., 2022/1749 K. ayılı kararında da; "... dava konusu markadaki “... ...+Şekil” ibaresinde öne çıkan unsurun “...” ibaresi olması sebebiyle anılan markadaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, markadaki diğer ibarelerin yardımcı unsur niteliğinde bulundukları, davacıya ait itiraza mesnet “...” ve “...” esas unsurlu markalar ile davalı şirkete ait “... ...+Şekil” ibareli marka arasında, esas unsurlar nazara alınarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerliğin olduğu, dolayısıyla davacı markaları ile davalı Şirkete ait dava konusu markanın aynı mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceğinin kabulünün zorunlu bulunduğu, bu itibarla davalı şirkete ait “... ...+Şekil” ibareli marka ile davacıya ait “...” ve “...” esas unsurlu markalar arasında aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali olduğunun..." belirtildiği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.