4. Ceza Dairesi 2014/26659 E. , 2014/34495 K. "" Esas No : 2014/26659 Karar No : 2014/34495 Tebliğname No : KD - 2010/209383 Tehdit suçundan sanık M.. B.. hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Karaman 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 26.01.2010 tarih ve 2009/281 Esas 2010/36 Karar sayılı hükmün sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 08.04.2014 tarih ve 2012/33606 Esas 2014/11240 Karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkem…
**4. Ceza Dairesi 2014/26659 E. , 2014/34495 K.** **"İçtihat Metni"** Esas No : 2014/26659 Karar No : 2014/34495 Tebliğname No : KD - 2010/209383 Tehdit suçundan sanık M.. B.. hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Karaman 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 26.01.2010 tarih ve 2009/281 Esas 2010/36 Karar sayılı hükmün sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 08.04.2014 tarih ve 2012/33606 Esas 2014/11240 Karar sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Aynı adreste oturan iki ayrı kişiye hitaben yazılan iki ayrı mektubun tek zarf içerisinde aynı adrese gönderilmesi suretiyle tehdit suçunun tek eylemle birden fazla kişiye karşı işlenmesi karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanık M.. B.. ve O Yer Cumhuriyet Savcısının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA" karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/05/2014 tarih ve 2010/209383 sayılı yazısı ile; "5237 sayılı TCK’nın “zincirleme suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.