7. Hukuk Dairesi 2010/6723 E. , 2011/380 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları ... ... ve paydaşları, ... mirasçısı , ..., .... ve ... ve ..., katılan davacılar ...., ... ...., ... ve ..., ..., ....., ..., .... ve.... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 474 parsel sayılı 938.515 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk M
**7. Hukuk Dairesi 2010/6723 E. , 2011/380 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları ... ... ve paydaşları, ... mirasçısı , ..., .... ve ... ve ..., katılan davacılar ...., ... ...., ... ve ..., ..., ....., ..., .... ve.... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 474 parsel sayılı 938.515 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle, 55 parsel sayılı 2900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davacı ... ve ... ile davalı .... ... ve paydaşları adına, 212 ve 261 parsel sayılı 7.400 ve 9.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı tapu kayıtlarına dayanılarak davacı ... adına, 355 parsel sayılı 12.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu kayıtlarının yüzölçümlerinin artırılması davası görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davacı ... ve ... 55 parsel sayılı taşınmazın paylaşma ile tamamının kendilerine ait olduğunu ve ayrıca yüzölçüm eksikliğinin 474 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını, ... mirasçısı ..., .... ve ..., ... ve ... ayrı tapu ve vergi kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tespit edilen dava dışı taşınmazların yüzölçümlerinin eksik tespit edildiğini ve bu eksikliğin 474 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını öne sürerek ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... ayrı tapu ve vergi kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına paylı olarak tespit edilen dava dışı taşınmazların yüzölçümlerinin eksik tespit edildiğini ve bu eksikliğin 474 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını öne sürerek, ...., ... ..., ... ve ..., ..., .... .... ve ... ayrı tapu kayıtlarına dayanarak, ... ... ve ... .... ayrı vergi kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. Davacı ... tarafından açılan ve aktarılan dava mahkemece tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek ve bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ve katılan davacıların davalarının reddine, 474 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak mera özel siciline tesciline, 55, 212, 261 ve 355 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ... ... ve paydaşları, ... mirasçısı Nuri Nalbantlar, ..., .... ve ... ve ..., katılan davacılar ...., ... ....z, ... ve ..., ..., ......., .... ve .... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunma, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir Katılan davacılar ..., ... ...., ... ve ..., ..., ... ve ...’nın tutundukları tapu kayıtları uygulanarak 30.5.1994 tarihinde yapılan keşif sonrasında uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24.11.1994 tarihli rapor ve eki haritasında tapu kayıtlarının kapsamları belirlendiği halde mahkemece hükme esas alınan 2002 tarihli üç ayrı keşif sonrasında uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29.10.2002 tarihli rapor ve eki haritalarında bu tapu kayıtlarının kapsadığı alanlar gösterilmediği gibi mahkeme hükmünde de 24.11.1994 tarihli bilirkişi raporuna neden değer verilmediği açıklanmamıştır. Böylece çelişki giderilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediği gibi tapu ve vergi kayıtlarının uygulaması da yetersizdir. O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle katılan davacılar..., ... ..., ... ve ..., ..., ... ve ...’nın dayandığı tapu kayıtlarının tarih ve sayısı ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tapu kayıtları bu şekilde belirlendikten sonra tutundukları tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları, varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, tapu kayıtlarının dava konusu 474 parsel sayılı taşınmazın tamamı ya da bir kısmını kapsadığının belirlenmesi halinde dava konusu taşınmazın Hazine'ce iskanen dağıtılan taşınmazlardan olup olmadığı, mera niteliğini yitirip yitirmediği açıklığa kavuşturulmalı, taşınmazın dağıtılan yerlerden olduğu ve mera niteliğini yitirdiğinin saptanılması halinde davacılar ve katılan davacılar yönünden zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de dava konusu olmayan 212, 261 ve 355 parsel sayılı taşınmazlara ait dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi dahi isabetsiz, davacı ... mirasçıları ... ... ve paydaşları, ... mirasçısı ..., ..., ve ... ve ..., katılan davacılar ....,...,...,, ... ve ..., ..., ...,...,...,...,..., ve ....’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçların istek halinde davacı ve katılan davacı tarafa iadesine, 27.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.