7. Hukuk Dairesi 2013/2401 E. , 2013/6837 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine
**7. Hukuk Dairesi 2013/2401 E. , 2013/6837 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, iş aktinin davalı işverence haksız olarak fesih edildiğini bildirerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. Davalı vekili, iş sözleşmesinin fesih bildiriminde belirtilen sebeplerle haklı nedenle feshedildiğini, davacının senenin 5 ayı çalışıp 7 ayı çalışmadığını, çalıştığı günlerde 08:00–17:00 arası çalışıp 12:00-13:00 arası öğle paydosu verdiğini ve fazla çalışma yapmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir. Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41'inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir. Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68'inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir. Somut olayda, site görevlisi olan davacı işçi, sitede bahçıvan ve bekçi olarak çalıştığını, günde yaklaşık 6 saat kadar fazla çalışmasının olduğunu savunmuş, davalı taraf ise, fazla çalışmanın söz konusu olmadığını, davacının yılın 5 ayı çalışıp 7 ayı çalışmadığını iddia etmiştir. Mahkemece davacının çalıştığı sitenin niteliği ve çalışma koşulları hakkında herhangi bir araştırma yapılmadan sadece tanık beyanlarına dayalı olarak fazla çalışmanın olduğu kabul edilmiş ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda fazla çalışma konusunda kısmen kabul kararı verilmiştir. Sitede kış aylarında çalışma olup olmadığı, sitenin büyüklüğünün ne kadar olduğu ve buna bağlı olarak fazla çalışma gerekip gerekmediği konularında tanık beyanları afakidir. Mahkemece, sitenin niteliği, sitedeki daire sayısı, site bahçesinin büyüklüğü, kış aylarında site bahçesinde çalışma gerekip gerekmediği konularında araştırma yapılarak, sonucuna göre bahçıvanlık ve bekçilik yapan davacının fazla çalışmasının söz konusu olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, belirtilen konularda araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.