11. Hukuk Dairesi 2022/1808 E. , 2023/4137 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/409 Esas, 2021/555 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul BİRLEŞEN DAVA : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/339 E. Taraflar arasındaki sorumluluk davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilme…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1808 E. , 2023/4137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/409 Esas, 2021/555 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul BİRLEŞEN DAVA : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/339 E. Taraflar arasındaki sorumluluk davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bünyesinde bulunan Tümosan Türk Motor ve Traktör Sanayi İşletmesine ait ham madde yan mamul, mamul ve yedek parçaların Özelleştirme Yüksek Kurulunun 27.05.2004 tarih ve 2004/45 sayılı kararı ile dava dışı Alçelik Yapı İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'ye satışına karar verildiğini, alıcı firmanın satış bedeli olan 3.454.650,47 TL'yi 13.08.2004 tarihinde ödemesi gerekirken ödemediği ve temerrüde düştüğünü, satış şartlarının belirlenmesi ve sözleşmenin imzalanması için davalının görevlendirildiğini, davalının 01.02.2005'te imzalanan sözleşmede gecikme nedeniyle temerrüt faizi ödemesini talep etmediğini, 13.08.2004-01.02.2005 tarihleri arasında oluşan ticari avans faizi kaybı ile 01.02.2005 tarihinden sonra ise o tarihten geçerli kanuni faiz hesaplanarak daha önce tahakkuk ettirilmiş vade farkının da bu meblağın düşülmesi neticesi bulunacak tutar kadar müvekkiline zarar verdiğini, davalının görevi kötüye kullanmak suçundan mahkum olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'lik zararının ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.07.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla dava değerini 730.408,35 TL'ye çıkartmıştır. 2. Birleşen davada davacı vekili; davalı/sanık hakkında ceza dosyasında bilirkişi raporu ile zararın 1.414.927,44 TL olarak tespit edildiğini beyan ederek 848.887,64 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.11.2004 tarihinde müvekkilinin görevlendirildiğini, 01.02.2005 tarihinde Alçelik firmasıyla sözleşme imzalandığını, sözleşmenin yönetim kurulunun onayına sunulduğunu ve onaylandığını, 08.02.2005 tarihine kadar hukuken belirlenmiş bir bedelin olmadığını, belirlenmemiş bir bedel nedeniyle de temerrüt gerçekleşmeyeceğini, davacının sözünü ettiği 3.454.657,47 TL'nin satışa konu olacak malların envanter değeri olduğunu, müvekkilinin sebep olduğu hiçbir zararın olmadığını, davacının iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilin olay tarihinde davacı kurumda teknik işlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olduğunu, işbu iddiaların müvekkilinin sorumluluk alanına girmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 15.05.2014 tarih, 2011/529 E. ve 2014/322 K. sayılı kararı ile asıl davada davalının genel müdür sıfatıyla görev yaptığı sırada, dava dışı Arçelik ile yapmış olduğu sözleşmede temerrüt faizini kararlaştırmadığı, bu sebeple 1.414.927,44 TL davacı kurum zararına sebebiyet verdiği, ayrıca davalının sözleşmeyi 4 ay 21 gün süreyle nezdinde tutarak uygulanmasını geciktirdiği ve dava dışı firma lehine davrandığı, bu şekilde tahsilatın gecikmesinden doğan ve sözleşmedeki %1 oran itibariyle 162.368,55 TL zararın oluştuğu, davacı şirket zararının toplam 1.577.295,99 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı 1.Dairemizin 23.12.2015 tarih, 2015/7848 E. ve 2015/13777 K. sayılı kararıyla, birleşen davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, asıl davada ise davalının zamanaşımı definin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuş, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 04.05.2017 tarih, 2016/3138 E. ve 2017/2652 K. sayılı kararıyla, zamanaşımı süresinin 8 yıl olarak kabulü gerekeceğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma ilamının (2) ve (3) nolu bentlerinin kaldırılmasına ve işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiş, davalının rapora ciddi itirazlarının karşılanması için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetim kurulu tarafından satış işlemlerini gerçekleştirmekle görevlendirilmiş bulunan davalının, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeni ile yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğünü yerine getirmediği, geciken ödemeler için temerrüt faizi almayarak ve sözleşmenin ifası hususunda gecikmeye mahal verdiği, bilirkişi raporu ile tespit edilen kurum zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 735.153,30 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle davalıdan tahsiline, sair taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava ayrımı yapılmasızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabının da doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen dava ayrımı yapılmasızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, asıl davada talep aşılarak hüküm kurulduğunu, kamu zararının doğmadığını, müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının görev aldığı satış, sözleşme ve ifa sürecinde kamu zararına sebep olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 167 nci ve 297 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Asıl dava genel müdür yardımcısı davalının sorumluluğu nedeniyle doğan kamu zararının tahsili istemine ilişkin tazminat davası olup, 50.000,00 TL harca esas değer üzerinden açılan davada talep ıslah dilekçesi ile 730.408,35 TL'ye yükseltilmiştir ancak davalı hakkında devam eden ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile zararın daha fazla olduğunun tespit edilmesi üzerine davacı tarafça açılan ek davada 846.887,64 TL tazminatın daha davalıdan tahsili ile birlikte yönetim kurulu üyesi olan diğer yedi kişiye de husumet yöneltilmiş ve yönetim kurulu üyeleri için tazminat talebi 1.414.927,44 TL olarak gösterilmiştir. 2. Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair karar Dairemizin 23.12.2015 tarihli kararıyla bozulmuş ise de, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 04.05.2017 tarihli kararıyla, bozma ilamının (2) ve (3) nolu bentlerinin kaldırılmasına ve işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiş, davalının rapora ciddi itirazlarının karşılanması için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur ancak Dairemizin 23.12.2015 tarihli bozma ilâmının (1) numaralı bozma bendi kaldırılmamıştır. Buna göre; birleşen dava, ticari dava niteliğinde bulunduğundan uyuşmazlığa Asliye Ticaret Mahkemesince bakılması gerekirken, mahkemece bu yönün gözetilmemesi bozma sebebi yapılmıştır. 3. Mahkemece, bozma ilâmına uyularak devam olunan yargılamanın 28.05.2021 tarihli 14 üncü celsesinde, birleşen ve davalı ... haricindeki davalılar haklarında açılmış olan davanın ayrılarak ayrı esasa kaydedilmesine; davaya davalı ... hakkında devam edilmesine karar verilmiştir. 27.10.2021 tarihli celsede de davacı vekili; "davalı ...'den talep ettiğimiz miktar 1.414.927,44 TL'dir. Bu rakam asıl ve birleşen davaların toplamıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur. 4. Ancak mahkemece hükümde birleşen davadaki talebe yer verilmediği gibi hüküm fıkrasında da tek bir dava varmış gibi davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 735.153,30 TL'ye hükmedilmiştir. Oysa ki tarafları ve dava sebebi aynı olsa da asıl ve birleşen dava iki ayrı dava olarak varlığını devam ettirdiğinden, Mahkemece asıl ve birleşen iki ayrı dava olduğu gözetilerek karar başlığında ve karar içeriğinde bu duruma yer verilmesi ve asıl ve birleşen davada talep edilen tazminat miktarları da dikkate alınarak her iki dava hakkında da ayrı ayrı hüküm kurulması ve yargılama giderleri, harç, masraf ve vekâlet ücretine ilişkin de aynı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde birleşen dava gözden kaçırılarak tek bir hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin bir diğerinden alınarak yekdiğerine verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.