İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile davalı acente arasındaki acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, davalının banka hesabına 09/02/2018 ve 08/03/2019 tarihlerinde sehven iki kez 10.000-TL olmak üzere toplamda 20.000-TL nakit teminat iadesi ödendiğini, ödemelerin 15…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1970 KARAR NO : 2025/2090 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/06/2022 NUMARASI : 2020/742 Esas - 2022/387 Karar DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/12/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi ile davalı acente arasındaki acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, davalının banka hesabına 09/02/2018 ve 08/03/2019 tarihlerinde sehven iki kez 10.000-TL olmak üzere toplamda 20.000-TL nakit teminat iadesi ödendiğini, ödemelerin 15/05/2019 tarihli ihtarla geri istenildiğini ancak ödenmediğini, bunun üzerine 20.000-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını; davacının yaptığı havale işlemlerinde açıklama bulunmadığını, bir ödeme vasıtası olan havalenin borcun ödendiğini gösterdiğini ve aksini havaleyi gönderenin ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, 10 yıllık zamanaşımının sona ermediği; acentelik sözleşmesinin 30. maddesinde davacının defter-kayıtlarının delil kabul edildiği, bilirkişi raporlarında davacı defterlerine göre davalıya gönderilen 09/02/2018 tarihinde 20.666,47-TL ve 08/03/2019 tarihinde 10.000-TL'nin teminat iadesi olduğu ve davacının 20.638,05-TL alacağın tespit edildiği gerekçesiyle, davalının itirazının iptali ile alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, davacı delil listesinde tarafların ticari defterlerine dayanmadığını,avacının ticari defterlerinin incelenmesine muvafakat etmediklerini; havalenin ödeme aracı olduğunu ,havale dekontlarında bir açıklama bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE : Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında havaleyle sehven yapıldığı iddia edilen ödemenin iadesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir."Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK'nın 222/1. maddesinde, mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği düzenlenmiştir. Acentelik sözleşmesinin 30. maddesinde, ihtilaf halinde davacının defter ve kayıtlarından başka delilin kabul olunmayacağı düzenlenmiştir.Uyuşmazlığın niteliğine göre ticari defterlerin incelenmesi gereklidir.TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay HGK'nın 2017/13-2137 E., 2018/1860 K. sayılı ve 06/12/2018 tarihli ilamı). TBK'nın 102. maddesinde kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda, ödemenin muaccel borç için yapılmış sayılacağı kabul edilmelidir (Yargıtay 13. HD'nin 2015/27484 E., 2018/2268 K. sayılı ve 21/02/2018 tarihli ilamı).Davalının defterlerinin incelendiği 30/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davalının defterlerinde davacıya ait son kaydın 25/02/2017 tarihli olduğu ve borç-alacak kaydı bulunmadığı tespit edilmiştir. Sigorta uzmanı ve mali müşavir bilirkişinin davacının da defterlerinin incelendiği kök ve ek raporlarında, davacının davalıya 09/02/2018 tarihinde 20.666,47-TL'yi "..." ve 08/03/2019 tarihinde de 10.000-TL'yi "... Ödeme" açıklamasıyla gönderdiği ve davacının davalıdan 20.638,05-TL alacaklı göründüğü, davacının defterlerinde kayıtlı muhasebe fişlerinde davaya konu teminat iadesi tahakkukları sonucunda oluşan borçların açıklamalarının bulunduğu belirtilmiştir.Somut olayda, davalının davacının acentesi olduğu ve fesih ile sözleşmenin sona erdiği hususlarında uyuşmazlık yoktur. Davacının gönderdiği 15/05/2019 tarihli ihtarda, sözleşmenin teminat verme yükümlülüğünün yerine getirilmesine istinaden şirket hesaplarına nakden intikal ettirilmiş toplam 10.000,02-TL'lik teminatın acentelik hesaplarına sehven 2 kere ödendiğinin tespit edildiğini, buna göre 16/06/2017 tarihinde 10.000,02-TL'nin "Suspan hesaba aktarım" yöntemiyle liste borcuna mahsup edilerek borç bakiyesinden düşüldüğü, 08/02/2018 tarihinde 10.000,02-TL ve 07/03/2019 tarihinde yine 10.000,02-TL'nin hesaba aktarım ödeme yöntemiyle, davalının ... Bankası Fatsa/Ordu şubesi hesabına havaleyle gönderildiği, 20.000,04-TL mükerrer ödemenin tebliğden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin istenildiği ihtarın davalıya 20/05/2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. İhtara rağmen davalı ödeme yapmayınca, davacı icra takibiyle 20.000-TL asıl alacağın davalıdan tahsilini istemiş, davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerinde davacıya ilişkin son kaydın 25/02/2017 tarihinde olduğu,bir alacağı bulunmadığı belirlendiği ,davacının da mükerrer teminat iadesi işlemlerinden dolayı davalıdan 20.638,05-TL alacaklı göründüğü belirlenmiştir.Davacının nakit teminatı iade olduğu halde ;mükerrer ödemelerin sehven yapıldığının kabulü ile davalıdan tahsiline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış,davalının iadesi gereken teminat alacağı olmadığı 20.000-TL teminat iadesine konu havaleye ilişkin karinenin aksini delil olarak kararlaştırılan davanın ticari defterleri ile kanıtlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.366,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 341,55-TL harcın mahsubu ile kalan 1.024,65-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına; davacı tarafından yapılan 31-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025