Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3982 E. , 2024/3612 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3982 Karar No : 2024/3612 DAVACI : ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Bankası A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parseldeki ... metrekare yüzölçümlü taşınmazın ve üzerinde yer alan yapıların (bir bütün hâlinde) 4046 sayılı Özelleştirme U
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3982 E. , 2024/3612 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3982 Karar No : 2024/3612 DAVACI : ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Bankası A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parseldeki ... metrekare yüzölçümlü taşınmazın ve üzerinde yer alan yapıların (bir bütün hâlinde) 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ile ihale ilanının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: ..., ..., .. ve ... parsellerin imar uygulaması ile terk- tevhit edilerek ihaleye konu ... parselin oluştuğu, arsa niteliğinde olan taşınmazın kuzeyinde orman alanı güneyinde otel alanlarının yoğunlukta olduğu, bilgi notunda taşınmaz üzerinde maliki olduğu ... parselin 229,71 m2 tecavüzlü olduğuna dair ibarenin yer aldığı, tapunun beyanlar hanesine bu konuda şerh konulduğu, ihalenin üçüncü kişi tarafından kazanılması halinde yeni malikler tarafından bu durumun gündeme getirilme ihtimalinin bulunduğu, kendi adına risk oluştuğu, taşınmazın tapu kaydında kesinleşmemiş bir mahkeme kararı bulunduğuna ilişkin şerh bilgisinin de bulunduğu, bilgi notunda imar planlarının onay tarihinin yanlış belirtildiği, kendi taşınmazı içerisinde yer alan tarihi yapıya ait (tapınak kalıntıları) koruma kuşağının ... parsele taştığı ve çekme mesafelerini de geçtiğinin tespit edildiği, 1520 parselde bulunan binanın ... parsele tecavüzünün sadece 20 m2 olduğu, eski ölçü tekniklerinden ve koordinat farklarından dolayı oluşmuş olabilecek bu tecavüzün yapı kayıt belgesinde yer alan aykırılığın niteliği kısmına 20 m2 tecavüzlü olduğu eklemesi yapılarak düzeltildiği, Milli Emlak Genel Tebliği'ne göre 20 m2 lik alanın kendisine satışının sağlanabileceği, 2022 yılında yapılan tevhit işlemi ile Tebliğ gereği saklı bulunan hakkının kullanılmasının önüne geçildiği, Hazine arazisine yapılan taşmanın tespit ve tescil edildiği, 20 m2 lik alanın kendisine satılması hakkı saklı olup 2575 parselin yüz ölçümünde azalma olabileceği dikkate alındığından ihalenin iptalinin gerektiği, hatalı imar uygulamasının iptali için de dava açıldığı, ihale şartnamesi ve ekinde yer alan bilgilerdeki eksiklik ve yanlışlıkların ihale kararının hukuka uygun olmadığını gösterdiği, ihaleye katılımın az olacağı, gerçek fiyatın altında teklif verileceği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Taşınmazın turizm (otel) alanı imarlı olduğu, imar planlarının Marmaris Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, imar uygulamasının yapılması sırasında 22/07/2022 tarihinde yaptırılan güncel kadastral ölçümüne göre ... parselin tecavüzünün 229,71 m2 olduğunun tespit edildiği, Marmaris Mal Müdürlüğünce işgale ilişkin 2018 yılında yaptırılan kadastral ölçüme göre de tecavüzlü alanın 212,05 m2 olarak hesaplandığı ve düzenlenen ecrimisil ihbarnamesinin ... parsel üzerindeki ... Otele gönderildiği, davacının iddiasının aksine tecavüzlü alanın hiçbir şekilde 20 m2 olması ihtimalinin bulunmadığı, taşınmazın tapu kaydında herhangi bir ihtiyati tedbir şerhi bulunmadığı, imar uygulaması ile ... Otelle aradaki geçit hakkı sorununun ortadan kalktığı, talep edilen geçit hakkının davacının maliki olduğu ... parsel ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, imar planı tasdik tarihinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, davacının ihaleye katılmadığı, ihale şartnamesi ile ihale dokümanlarının da almadığı, ... Otel ortaklarının bir kısmının ortak olduğu ... Tekstil şirketinin ortak girişim grubu ortağı olarak tüm bu hususların bilgisine sahip olmasına rağmen ihaleye teklif verdiği ve ihalenin tüm aşamalarında yer aldığı, 11 yatırımcının katılımı ile gerçekleşen ihalede rekabetin sağlandığı, 545.000.000,00-TL bedel üzerinden ihalenin sonuçlandığı savunulmuştur. DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Güncel kadastro ölçümü ile ... parselin ... parsele tecavüz miktarının 229,71 m2 olarak tespit edildiği, taşınmazın tapu kaydına geçit hakkından kaynaklanan başka bir uyuşmazlık nedeni ile konulan şerhin ihale açısından büyük önem arz ettiği iddiasının yerinde olmadığı, şerhin mahiyetinin ihtiyati tedbir niteliğinde bulunmadığı ve halihazırda tapudan terkin edildiği, davacının vefa hakkı çerçevesinde mülkiyetinin edindiği 1520 parselde işletici sıfatı ile otel işleten ... Grubunun da ihaleye katıldığı dikkate alındığında, davacının ihalenin iptalini talep etmekte hukuki yararı bulunmadığı gibi, bu durumun bile davanın iyi niyetten uzak ve dayanaktan yoksun olduğunu gösterdiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parseldeki 18.466,61 metrekare yüzölçümlü taşınmazın ve üzerinde yer alan yapıların (bir bütün hâlinde) 4046 sayılı Kanun hükümleri kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin 19/08/2022 tarih ve 31928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ihale ilanının ve ihalenin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra münhasıran Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir. Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilen görev ve yetkilerin Kurul'un yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır. Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasanın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurul'un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dava konusu taşınmazın, 09/07/2021 tarih, 4264 sayılı ve 31/08/2021 tarih, 4438 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik 3194 sayılı Kanun’un 15. ve 16. maddeleri kapsamında yapılan alan düzeltmesi, tevhid, ifraz, terk ve cins değişikliği işlemleri sonucunda oluşturulduğu, ardından Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parsel (eski ..., ..., ... ve ... sayılı parseller) sayılı taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla 18/08/2022 tarihinde ihale ilanına çıkıldığı, 21/09/2022 olan son teklif verme tarihinin İdarenin 16/09/2022 tarihli Olur'u ile 14/10/2022 Cuma günü saat 18.00'e kadar uzatıldığı anlaşılmaktadır. 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevi olarak düzenlendiğinden, dava konusu ihalenin dayanağı olan mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararlarında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamakta olup, bu itibarla, anılan taşınmazlara yönelik davalı idarece yapılan imar uygulamaları sonucunda oluşturulan 2575 sayılı parselin ve üzerinde yer alan yapıların (bir bütün hâlinde) 4046 sayılı Kanun hükümleri kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ : Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı eski Maliye Kampı olarak bilinen Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Köyü, eski ..., ..., ... ve ... parsel yeni ... parsel sayılı 18.466,61 m2 yüzölçümlü taşınmaz 09/07/2021 tarih ve 4254 sayılı, 31/08/2022 tarih ve 4438 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Söz konusu taşınmaz Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 18/08/2022 tarihli ihale ilanıyla satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıkarılmış, son teklif verme tarihi yapılan uzatma ile en son 14/10/2022 olarak belirlenmiştir. Bunun üzerine ihaleye konu parsele komşu parsel olan ... parsel sahibi davacı tarafından, gerçekleştirilecek olan ihale ile ihale ilanının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Taşınmazın bulunduğu bölgenin imar planları Marmaris Belediye Başkanlığı tarafından yapılmış olup, taşınmaz "turizm (otel) alanı" imarlı, E:0,60, Hmax:10,5 mt yapılaşma koşullarına sahiptir. Taşınmazın tapu kaydında kullanım amacının 4046 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu ve "Bu parsel üzerinde ... no'lu parsel 229,71 m2 tecavüzlüdür." beyanı bulunmaktadır. Devam eden süreçte 11 teklif sahibinin katılımıyla gerçekleştirilen ihale 545.000.000,000-TL bedel ile en yüksek teklifi veren müdahil Türkiye İş Bankası üzerinde bırakılmıştır. Davacı tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesine istinaden alınan ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin dava dilekçesine eklendiği görüldüğünden, Dairemizin 08/02/2024 tarihli ara kararıyla davacı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından; davacı tarafından yapı kayıt belgesi başvurusunun ilk olarak ne zaman yapıldığı, söz konusu yapı kayıt belgesine ilişkin olarak herhangi bir işlem tesis edilip edilmediği ve belgenin hâlen geçerli olup olmadığının (iptal edilip edilmediğinin) sorulmasına ve ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi kapsamında taşınmazın alımı istemiyle herhangi bir başvurunun bulunulup bulunmadığının sorulmasına karar verilmiş; Ara kararına verilen cevaplarda, yapı kayıt belgesi düzenlenmesi için başvurunun ilk olarak 27/11/2018 tarihinde yapıldığı, 26/12/2018'de güncellendiği, yapı kayıt bedelinin ödenmesini müteakip 01/01/2020 tarihinde yapı kayıt belgesinin alındığı, 08/09/2022'de belgede versiyon değişikliği yapıldığı, ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin alındığı, söz konusu belgenin halihazırda aktif olduğu, belgenin Hazine taşınmazı için değil davacının özel mülkiyetindeki ... parsel için alındığı, bu belgeye dayanılarak yasal süresi içerisinde (en geç 31/12/2022 tarihine kadar) veya sonrasında bugüne kadar herhangi bir doğrudan satın alma başvurusunun bulunmadığı, zira yapı kayıt belgesi Hazine mülkiyetindeki herhangi bir taşınmaza ait olmadığından, ilgili mevzuat uyarınca davaya konu taşınmazın doğrudan satın alınmasına yönelik dilekçe verilmesinin de mümkün olmadığı belirtilmiştir. Öte yandan davacı tarafından uyuşmazlığa konu Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi eski ..., ..., ... ve ..., yeni ... parsel sayılı taşınmaza yönelik 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri kapsamında yapılarak ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işlemi ile onaylanan tevhit işleminin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2022/9156, K:2024/2982 sayılı kararıyla, "... Uyuşmazlıkta komşu ... sayılı parsel maliki davacı tarafından Özelleştirme İdaresi tarafından Hazine mülkiyetinde bulunan ve özelleştirme kapsamına alınan eski ..., ..., ... ve ... sayılı taşınmazların tevhidi sonucu oluşan ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında "bu parsel üzerinde 1520 no'lu parsel 229.71 m2 tecavüzlüdür" şerhinin bulunması nedeniyle İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri kapsamında ..., ..., ... ve ... sayılı taşınmazların tevhidine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın, 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı ve 31/08/2021 tarih ve 4438 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığı, mülkiyeti Hazine adına kayıtlı Muğla ili, Marmaris ilçesi, .. Mahallesi, ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik 3194 sayılı Kanun'un 15. ve 16. maddeleri kapsamında yapılan alan düzeltmesi, tevhit, ifraz, terk ve cins değişikliği işlemlerinin aynı Kanun'un Ek 3. maddesi uyarınca onaylanmasına ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile oluşturulduğu, anılan tevhid işleminin yapılması sırasında 22/07/2022 tarihinde yaptırılan güncel kadastral ölçüme göre 1520 sayılı parselin tecavüzünün 229.71 m² olduğunun tespit edildiği, uyuşmazlık konusu ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/606 sayılı dosyasında 13/02/2018 tarihinde yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, kadastral pafta ve İller Bankası'nın 24/10/2011 tarihli halihazır haritasından faydalanılarak teknik çalışmanın yapıldığı, ... Mahallesinin kadastro koordinat siteminin ED-50 olması sebebiyle mevcut dönüşüm parametreleri kullanılarak kadastral mülkiyetleri de (ITRF) koordinat sistemine dönüştürüp koordinat birliği sağlamak suretiyle halihazır pafta ile zemin durumunu cephe ölçüleriyle kontrol ederek çakıştırma sonucu 499,42 m2 olan ... sayılı parselin 212,05. m2'sinin zeminde ... sayılı parselin kullanımında olduğunun tespit edildiği, Marrmaris Mal Müdürlüğü tarafından anılan işgale ilişkin 2018 yılında düzenlenen ecrimisil ihbarnamelerinin Mal Müdürlüğü'nce işletmeci ... Otel'e gönderildiği, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının tamamı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi doğrultusunda daha önce yapılan başvurunun güncellenmesi suretiyle ... A.Ş. adına ... tarihli ... numaralı yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olduğu anılan yapı kayıt belgesinde komşu hazine parseline taşmış duvar alanının 229,71 m2 olduğunun beyan edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda taşınmaz üzerindeki işgal davalı idarenin yukarıda içeriği yazılı 4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işlem tarihindeki mevcut durumu esas almak suretiyle tesis ettiği tevhit işlemini gerçekleştirmesine engel bir durum olarak görülmemiştir. Dava konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik karara karşı herhangi bir dava açılmaması ve özelleştirilmesine dair bu kararın yasal geçerliliğini koruması, dayanak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarına da dava açılmaması nedeniyle dayanağı 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları doğrultusunda hazırlanan dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan, 4046 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemlerin 3194 sayılı Kanun'un 15. maddesindeki ifraz ve tevhit işlemlerinin parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabileceğine yönelik sınırlamaya tabi olmadığı açıktır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul'un görevleri sayılarak, (c) bendinde, "Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek; (d) bendinde, "Özelleştirme programına alınan kuruluşların 'satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi' yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamak" Kurul'un görevleri arasında sayılmış; 37. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, özelleştirme uygulamaları ile ilgili olarak, bu Kanun kuralları gereğince yapılacak uygulamalar ile ihale usullerine ilişkin esasların İdarece çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un "Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde özelleştirme yöntemleri, (B) bendinde değer tespiti, (C) bendinde ihale komisyonlarının oluşumu ile ihale usul ve işlemlerine ilişkin düzenlemelere yer verilerek özelleştirme programına alınan kuruluşların değer tespiti çalışmalarının bu Kanun'a göre idarece oluşturulan değer tespit komisyonları tarafından, ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği belirtilmiş ve ihale usulleri arasında sayılan pazarlık usulüne ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ... e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kurallara göre, 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilebileceği; kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin ve özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamanın Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (Cumhurbaşkanı) görevleri arasında olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, özelleştirme kapsam ve programında bulunan mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı eski Maliye Kampı olarak bilinen Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Köyü, eski ..., ..., ... ve ... parsel yeni ... parsel sayılı 18.466,61 m2 yüzölçümlü taşınmazın Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıkarıldığı, gerçekleştirilen ihale ile 540.000.000,000-TL bedel üzerinden en yüksek teklifi veren müdahil şirkete satılmasına karar verildiği, uyuşmazlığa konu ... parsele komşu ... parsel sahibi olan davacı tarafından eski ..., ..., ... ve ... sayılı taşınmazların tevhidi sonucu oluşan ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında "Bu parsel üzerinde ... no'lu parsel 229.71 m2 tecavüzlüdür" şerhinin bulunması nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15. ve 16. maddeleri kapsamında ..., ..., ... ve ... sayılı taşınmazların tevhidine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada aktarılan Danıştay Altıncı Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2022/9156, K:2024/2982 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlama ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etme amacına uygun olarak gerçekleştirilen dava konusu ihale ile ihale ilanında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen davalı yanında müdahil tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinde sonra davacı ile müdahile iadesine, 6. Fazladan ödenen ...-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir. 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra, münhasıran Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir. Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır. Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilen görev ve yetkilerin Kurul'un yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır. Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasanın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurul'un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Davaya konu taşınmazın, 09/07/2021 tarih ve 4254 sayılı, 31/08/2022 tarih ve 4438 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığı, ardından satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla ihale ilanına çıkıldığı ve ihalenin nihai olarak sonuçlandığı anlaşılmaktadır. 4046 sayılı sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevi olarak düzenlendiğinden, taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamakta olup, bu karara dayanılarak tesis edilen Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parseldeki 18.466,61 metrekare yüzölçümlü taşınmazın ve üzerinde yer alan yapıların (bir bütün hâlinde) 4046 sayılı Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ile ihale ilanında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle dava konusu ihale ile ihale ilanında hukuka uygunluk bulunmadığından, iptallerine karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.