11. Hukuk Dairesi 2015/1020 E. , 2015/5849 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2014 tarih ve 2014/863-2014/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2015/1020 E. , 2015/5849 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2014 tarih ve 2014/863-2014/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin İtalya'da mukim ve 1987 yılından bu yana uluslararası düzeyde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, başta jet-group olarak adlandırılan makineler, delici aletler ve pompalar olmak üzere inşaat makineleri üretim ve bakımı alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilince dava dışı ...A.Ş. firmasına satılan bir adet TW 352 model jet-group pompanın davalı ... şirketince makine kırılma sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, söz konusu makinede çalışma esnasında çıkan yangından kaynaklı hasar meydana geldiğini, hasara ilişkin davalı ... şirketince ekspertiz raporu düzenlenerek dava dışı sigortalıya ödeme yapılıp bu ödeme nedeniyle makinenin imalatçısı olan müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkiline gönderilen ödeme emrine süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, ancak müvekkilinin hasarın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline rücu edilemeyeceğini ileri sürerek .... İcra Müdürlüğü'nün 2011/17667 esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilince hasar sonrasında yapılan ekspertiz çalışmaları ve ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/28 D.İş esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları uyarınca meydana gelen hasarın sigortalı makinenin imalatından kaynaklandığının belirlendiğini, sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle sigortalının haklarına halef olunarak takip yapıldığını, dava konusu olayda kötü niyet tazminatının koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca sigortalı makinede meydana gelen hasara imalat hatasının neden olmadığı, sigorta şirketinin dava dışı şirkete yaptığı ödemenin poliçeden kaynaklandığı, davacının sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi sorumluluğunun da bulunmadığı, sözleşmede yükümlülük bulunmamasına karşın davalı aleyhine takip yapılması ve alacağın likit olması nedeniyle kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/17667 esas sayılı takip dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava; davalının, sigorta poliçesine istinaden sigortalıya yaptığı hasar ödemesinin davacıdan rücuen tahsili istemiyle başlattığı icra takibinde, davacının borçlu bulunmadığının tespiti ve takibin iptalini istemlerine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından üretilip dava dışı ... A....ye satılan bir adet TW 352 model jet-group pompa makinesinin davalı tarafından makine kırılma sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığı, sigortalı makinede 27.8.2010 tarihinde motor kısmında yangın çıktığı, yapılan ekspertiz incelemesi ve delil tespiti dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporu uyarınca hasarın sigorta kapsamında kaldığı gözetilerek davalı tarafından sigortalıya hasar bedeline ilişkin ödemede bulunulduğu, 818 sayılı BK'nın satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen hükümleri ve 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesi uyarınca satıcı ve üretici konumundaki davacı aleyhine icra takibine başlandığı, davacının ödeme emrine süresinde itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği, kesinleşen takip uyarınca davacı tarafından menfi tespit ve icra takibinin iptali istemli bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafından üretilip satılan malın ayıplı olup olmadığı, hasarın ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hasar bedelinin ne olacağının tespitinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kanaatine varılarak bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiş, alınan bilirkişi raporu uyarınca yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; dosya içerisinde yer alan ekpertiz raporunda sigortalı makinede meydana gelen hasarın yakıt hortumlarının makinenin egzoz manifoltuna temas edecek şekilde konumlandırılması, motorun çalışması ve egzoz manifoltunda oluşan yüksek sıcaklık nedeniyle yakıt hortumlarının özelliğini kaybedip çatlaması ve bu çatlaktan sızan yakıtın sıcak egzoz manifoltuna temas edip alev almasından kaynaklandığı tespitine yer verilmiştir. ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/28 D.İş esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da ekpertiz raporuyla örtüşür nitelikte değerlendirmeler yapılmıştır. Mahkemece, bu dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda da sigortalı makinede meydana gelen hasarın ekpertiz raporu ve tespit dosyasında alanın bilirkişi raporunda belirtilen nedenlerden kaynaklı olduğu kabul edilmesine karşın hasar nedeniyle davacının sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının sigortalı malın üreticisi ve satıcısı olduğu, sigortalı makinedeki hasarın dışarıdan müdahale neticesinde gerçekleşmediği gözetildiğinde, meydana gelen hasarın makinenin imalatındaki gizli ayıptan kaynaklandığı değerlendirilmelidir. O halde mahkemece; oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden, davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zararın ve rücu edilebilecek bedelin ne olduğunun tespitine ilişkin yeni bir bilirkişi raporu alınmadan, gerek ekpertiz raporu ve gerekse değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporuyla sonucu itibariyle çelişki arz eden yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, temyiz edenin sıfatına göre bu hususlar bozmayı gerektirmiştir. Kabüle göre de, İİK'nın 75/2. maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılması halinde talep üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği düzenlenmiş olup, somut olayda dava konusu alacağın tazminat niteliğinde olduğu ve TTK'nın 1301. maddesi uyarınca icra takibi yapan davalı alacaklının, başlattığı icra takibinde kötü niyetli olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği gözetilmeksizin davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.