(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/28316 E. , 2016/19721 K. "" YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin geçerli neden olmadan feshedilmiş olduğunu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun tespiti ile işe iadesini, işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/28316 E. , 2016/19721 K.** **"İçtihat Metni"** YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin geçerli neden olmadan feshedilmiş olduğunu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun tespiti ile işe iadesini, işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücret tutarında tazminat ile 4 aylık boşta geçen süre ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini istemiştir. Mahkemece; işin görüldüğü yerin, olduğu, davalı ... Şirketinin yerleşim yerinin olduğu, davalı ...'nın ise yerleşim yerinin olduğu noktalarında herhangi bir çekişme olmadığı, Müdürlüğünün zorunlu dava arkadaşı olması nedeniyle yerleşim yeri adresi itibariyle mahkemenin yetkili olup olmadığı konusunda çekişme söz konusu olduğu, zira 6100 sayılı yasanın 7. Maddesi gereği davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabileceği, çözülmesi gereken sorunun arasındaki ilişkinin tüzel kişinin merkez ve şubesi olup olmadığı noktalarında düğümlendiği, 233 sayılı KHK 15/5 hükmü gereğince Müesseselerin ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğunun vurgulandığı, şu halde ayrı tüzel kişiliği olmasına karşın Müessesesinin de ayrı tüzel kişiliğinin bulunmadığı, n teşekkülü, ilçesindeki tüzel kişiliğin ise müesseseyi oluşturduğu, tüzel kişilerin kendi başına işlem ehliyeti, hak ehliyeti ve davada taraf olma ehliyeti bulunmakla artık merkez, Müdürlüğünün şube olduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle bulunduğu yargı çevresinin davaya konu vakıada yetkili olduğunun iddia edilemeyeceğinden açısından da yetkili yer mahkemeleridir gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Taraflar arasında yetkili mahkemenin hangi iş mahkemesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir. İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Türk Medeni Kanununun 19. maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Yasanın 49. maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir.