İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalı ile 01.12.2021 tarihli hisse satış sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye gö…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1157 KARAR NO : 2025/1540 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 11/07/2025 NUMARASI : 2025/488 Esas (Derdest) DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalı ile 01.12.2021 tarihli hisse satış sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye göre müvekkillerine ait ... ... şirketine ilişkin tüm hisselerin davalıya ait ... şirketine devredildiğini, hisse bedelinin toplam 1.680.000 USD olarak belirlendiğini, davalının bu bedelin yalnızca 806.992,5 USD’sini sözleşmede kararlaştırılan vadelerde ödediğini, kalan 873.007,5 USD’lik kısmın ise sözleşmede belirlenen 31.12.2023, 01.07.2024 ve 31.12.2024 vadelerinde ödenmediğini, bu nedenle davalının temerrüde düştüğünü, davacılar vekili, müvekkillerinin alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden ihtiyati haciz kararı aldığını, bu kararın İstanbul 22. İcra Müdürlüğü’ne gönderilerek haciz işlemlerinin başlatıldığını, davalı vekilinin bu hacze itiraz ettiğini, mahkemece yalnızca görevsizlik gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, davalının ise takibe yalnızca borca itiraz ederek imzaya itiraz etmediğini, bu durumun alacağın varlığını açıkça ortaya koyduğunu, davacı vekili, davalının kötü niyetli şekilde borca itiraz ederek süreci uzattığını, bu nedenle müvekkillerinin mağdur edildiğini, sözleşmede kararlaştırılan ödemelerin zamanında yapılmadığını, arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, alacağın tahsili için tüm hukuki yolların tükendiğini, davacı vekili, İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yatırılan teminatın yeni açılan bu davada da geçerli sayılmasını, tensiple birlikte ihtiyati haciz veya tedbir kararı verilmesini, İstanbul 22. İcra Dairesi’nde başlatılan takibe davalının itirazının iptaliyle takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borcun kamu bankalarının 1 yıl vadeli USD mevduatına uyguladığı en yüksek faiz oranı ile tahsil edilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 11.07.2025 tarihli ara karar ile "... talebe konu alacağın varlığı ve miktarı ile muacceliyet durumunun tespiti tamamen yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz koşullarından muaccel bir borcun varlığı hususunun henüz sabit olmadığı ve somut olay bakımından İİKm.257'de aranan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.12.2021 tarihli hisse satış sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmeye istinaden müvekkillerine ait ... ... şirketinin, müvekkillerine ait şirketinin tüm hisselerinin her birinin ayrı ayrı olmak üzere tümü borçluya ait ... şirketine devredildiğini, devir işleminin tamamlandığını ve ... ... şirketinin de kapandığını, bu satıştan dolayı, müvekkillerinin hisse bedellerine karşılık sözleşmede de görüleceği üzere, hisse bedellerinin toplam değerinin 1.680.000 USD olarak taraflarca karşılıklı olarak belirlendiğini, bu sözleşmeden anlaşılacağı üzere borçlunun 31.12.2022, 1.07.2023 ve 31.12.2023 tarihlerinde olmak üzere toplamda müvekkillerine 806.992,5 USD ödeme yaptığını, kalan 873.007,5 USD'yi vadesi geldiği halde 31.12.2023 tarihinden itibaren olmak üzere, 1.07.2024 ve 31.12.2024 vade tarihlerindeki borcunu ödemediğinden temerrüde düştüğünü, borçlunun temerrüde düştüğünü, müracaatları üzerine İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.04.2025 tarih, 2025/14 D. İş.ve 2025/14 D.İş karar sayılı ihtiyati haciz kararı verildiğini, alacağın %15'i oranında olmak üzere 4.991.306,90 TL teminat bedeli yatırıldığını, İhtiyati haciz kararını İstanbul 22. İcra Dairesi'nin 12.05.2025 tarih, ... E. sayılı dosyası ile takipte bulunduklarını, borçlu vekilinin itirazı üzerine, İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.06.2025 tarih, 2025/14 D.İş ve 2025/14 sayılı kararıyla, mahkemenin görevsiz olduğunu gerekçe göstererek ihtiyati haciz kararınının görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verdiğini, ihtiyati haciz kararının işleme konulması üzerine, davalının sadece taşınmazlarına ihtiyati haciz kararı üzerine bazı taşınmazlarına haciz işlemi yapıldığını, davalı vekili sayın ... tarafından 07.05.2025 tarihinde, tarafına mail yoluyla 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 35/a maddesi gereğince davalının bu mailde ön gördüğü şekilde yeniden ödeme planı teklifinde bulunduğunu, davalı tarafın kötü niyetli itirazı üzerine taraflarınca 25.06.2025 tarihinde ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2025/100036 numaralı dosya ile görüşme sonunda anlaşamama tutanağı tutulduğunu, müvekkillerinin, davalı tarafından mağdur edildiğini, taraflarınca borçlunun mal kaçırma cihetine girdiği ve yurt dışına taşınacağının tespit edildiğini, belirtilen hususlar doğrultusunda İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.07.2025 tarihli ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, davalının borcunu ödemediği sözleşmedeki ödeme tarihleri ile de muaccel hale geldiği göz önünde bulundurularak, İstanbul 39. Asliye Hukuk Mahkemesi 2025/14 D. İş sayılı dosyasına yatırılan teminatın iş bu dava dosyasında da kabul edilerek, davalıya ait taşınmazlar üzerine dava sonuna kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, derdest itirazın iptali davasında davalıya ait taşınmazlar üzerine dava sonuna kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 11.07.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .İhtiyati tedbirler, hali hazırda görülmekte olan veya ileride açılacak bir davanın sonucunun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte ve kural olarak kanunla belirlenmiş önlemlerdir. Özel düzenlemeler bir kenara bırakılacak olursa ihtiyati tedbirlere ilişkin temel düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. 6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Bu nedenle para alacağına ilişkin bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka uygun değildir.İhtiyati haciz ise alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.İhtiyati haciz talep eden davacılar tarafından dosya ibraz edilen; alıcının davalı, satıcının ... Investment ... adına davacılar olduğu 01/12/2021 tarihli hisse satış sözleşmesinin konusunun davacıların Gine Cumhuriyetinde kurulu ... ... (...) şirketi hisselerinin davalıya satışına ilişkin olduğu, satış sözleşmesi bedelinin direk olarak şirket hissedarlarının hisseleri oranında sözleşmenin 4.maddesinde yer verilen tabloya uygun olarak hissedarların şahsi hesaplarına ödeneceğinin, hisse satış bedelinin 1.680.000 USD olduğunun ve hisse devir işlemlerinin davalı tarafından Gine Cumhuriyeti'nde kanuni prosedürlere uygun şekilde tamamlanacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7.maddesinde de hisse satış bedelinin ödeme tutarı ve vadelerinin belirlendiği görülmüştür. Somut olayda davacı tarafça ödenmeyen hisse bedeli nedeniyle ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de davacı tarafın sunduğu deliller, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat için yeterli olmayıp, iddia edilen alacağın varlığı ve muacceliyetinin ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025