T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/273 KARAR NO:2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/11/2021 NUMARASI:2020/378 Esas - 2021/752 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi) KARAR TARİHİ:01/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı ve…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/273 KARAR NO:2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/11/2021 NUMARASI:2020/378 Esas - 2021/752 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi) KARAR TARİHİ:01/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin oto servis konusunda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirketin araçlarına da yıllarca bakım yaptığını, 02/10/2019 ile 24/02/2020 tarihleri arasında kesilen ... sıra numaralı 1.644,92-TL bedelli, ... sıra numaralı 667-TL bedelli, ... sıra numaralı, 1.484,44-TL bedelli, ... sıra numaralı 466,40-TL bedelli, ... sıra numaralı 584,10-TL bedelli, ... sıra numaralı 886,77-TL bedelli, ... sıra numaralı 1.484,44-TL bedelli, ... sıra numaralı 285,86-TL bedelli, ... sıra numaralı 596,79-TL bedelli, toplamda 8.100,72-TL tutarında 9 adet fatura alacağının borçlu şirket tarafından aylarca ödenmemiş olduğunu ve müvekkili şirketin mağdur edildiğini, söz konusu faturalar için İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ve borçlunun 02/07/2020 tarihinde itiraz ederek davaya konu icra takibini durdurduğunu, akabinde taraflarınca dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, davalının İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin icra dosyasında belirtilen 8.100,72-TL miktarı üzerinden devamına karar verilmesini, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle takibin devamına karar verilmesini, likit alacağa haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sunmuş olduğu hizmet karşılığında kesilen faturaların tek başına alacağı ispat etmeye yetmeyeceğini, faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarında karşılıklı olarak işlenmiş olması halinde alacağın ispatlanmış olarak kabul edileceğini, faturaların tek başına delil olma özelliğinin bulunmamakta olduğunu, hizmetin yapıldığının ve malların teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın ihtiyati haciz taleplerinin yerinde olmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; ''....Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İcra dosyası, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar,araç servis bilgi kartları, tarafların ticari defterler ve belgeleri, tüm dosya kapsamına göre alınan kök ve ek bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının, davalıya ticari ilişkiden kaynaklı olarak icra takibi ve davaya konu faturaları düzenlendiği, bilirkişi incelemesi ile davacının usulüne uygun tutulmuş, lehine delil olma ve ispat kuvvetine sahip olduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarında, davaya konu faturaların kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmak üzere gidilen adresinde, ticari defterlerini sunmadığı, davalı yanca her ne kadar davaya konu faturalara ilişkin hizmetin alınmadığı iddia edilmiş ise de, davaya konu fatura asıllarının, davalının fatura dosyasında bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafça TTK'nun 21/1 maddesi belirtildiği üzere 8 gün içerisinde faturaların içeriğine itiraz edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davalının, incelenen yardımcı muavin defteri ve muhasebe programında, davaya konu olan ve davaya konu olmayan faturaların muavin defterinde kayıtlı olmadığı, davalının muavin defter ve dökümlerinin, usulüne uygun tutulan davacının muavin defter ve dökümleri ile uyuşmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, HMK.220/3. ve HMK.222 maddeleri gereğince, davalının ticari defterini sunmaması davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtları kapsamında, davalının davacıya borçlu olduğu, icra takibine ve davaya konu faturanın karşılığının ödendiğinin ispat edilemediği, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, faturaya dayalı alacaklı olduğu, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın yerinde olmadığı kanaati oluştuğundan, davacının davasının kabulü ile, davalının, İstanbul 31.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından, 8.100,72-TL. asıl alacak üzerinden yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %13,75 avans faizi (değişen oranlarda) uygulanmak suretiyle takibin aynen devamına, kabul edilen alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle, İİK 67/2. maddesi kapsamında % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davalının mal ve hizmet almadığından dolayı faturaları defterine işlemediği, davacı tarafça sunulan araç servis bilgi kartındaki aracı teslim alan kısmındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığı, davacının 7 adet servis fişi ibraz etmesine rağmen 9 adet fatura düzenlediği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, fatura alacağının ödenmesi amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.Davaya konu İstanbul 31. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının davacı, borçlunun ise davalı olduğu, toplamda 9 adet faturadan kaynaklı olarak 8.100,72 TL alacak yönünden 17/06/2020 tarihli takip başlatıldığı ve davanın yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Takip talebine konu edilen faturalar incelendiğinde araç bakımına ilişkin hizmetler nedeniyle düzenlendiği anlaşılmaktadır.Bilirkişi raporları;Tarafların ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenmesi için ara karar oluşturulmuş ve bilirkişi tarafından 08.04.2021 tarihli rapor düzenlenmiştir.Anılan raporda; "...Davacı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış - kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, davacı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davalı tarafından defter ve belgelerin incelemeye hazır edilmediği, -Davacı ile davalı arasında ticari ilişki; otomobil tamir ve bakım hizmetini gerçekleştirirken davalıya iş emirleri düzenlendiği, iş emirlerine istinaden faturalar düzenlendiği, -Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2019-2020 yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan sonra oluşan 31.12.2019 tarihi itibariyle 8.105,70 TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı olduğu, -Bu alacağın 2020 yılına devrettiği başkaca ödemenin olmadığı, -Huzurdaki dava toplam; 8.100,72 TL fatura alacağını, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... numarası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, alacağına icra takip tarihinden itibaren %13,75 Avans Faizi ile birlikte talep ettiği, davacının icra takibi ile dava dilekçesindeki talebinin örtüştüğü, Alacağının varlığına karar verilmesi halinde davacının icra takip tarihi itibariyle: taleple bağlılık ilkesi gereği 8.100,72 TL alacağının ödenmesinin yerinde olduğu, itirazın iptali ile takibin devamı gerektiği, icra takip tarihinden sonra asıl alacak için talep edilen %13,75 avans faiz oranının yerindeliğinin Mahkemeniz görev alanı ve takdirinde bulunduğu..." belirtilmiştir.Davalı taraf kendi ticari defterlerinin incelenmediğini belirtilerek rapora itiraz etmiştir.Mahkeme tarafından 22.06.2021 tarihli celsede iş bu itiraz değerlendirilmiş ve davalı vekilinin talebinin kabulü ile, dosyanın bilirkişiye tevdii ile, davalı vekilinin itirazlarının tek tek değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesine, bilirkişiye HMK nun 218. maddesi gereğince yerinde inceleme yetkisi verilmesine, davalının ticari defter ve belgelerinin gerektiğinde yerinde incelenmesine dair karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından yukarıda belirtilen eksikliklerin ikmaline yönelik 09.01.2021 tarihli ek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen raporda; "...Davalının defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi için verilen yerinde inceleme inceleme görevi çerçevesinde; davalı vekili ile koordineli şekilde davalının defter, kayıt ve belgelerinin bulunduğu ofis adresine gidildiği, -İnceleme gününe katılan davalı mali müşaviri; incelenmek üzere orka muhasebe programından alınan yardımcı mauvin defter dökümünü, faturaların bulunduğu dosyayı incelemeye ibraz ettiği, -Ticari defterlerin incelemeye gidilen adreste olmadığı, -Davalının incelemeye sunmuş olduğu fatura dosyasında dava konusu faturaların asıllarının görüldüğü, -İncelenen yardımcı muavin defter dökümünde ve muhasebe orka programında davacının düzenlemiş olduğu dava konusu faturaların muhasebe programında kayıt tespitinin yapılamadığı, - Bu sebepten incelemeye ibraz edilen 31.12.2019 tarihli yardımcı muavin defter dökümünde davalının 1.770,33 TL davacıdan alacaklı gözüktüğü..." tespitleri yapılmıştır.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: -İspat yükü yönünden inceleme:6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı;"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir."Gönderen tarafından karşı taraf tebliğ edilen faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi halinde karşı tarafça fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. TTK m. 21/2'de düzenlenen bu husu gönderen lehine adi kanuni karine oluşturmaktadır. (bkz. Doç.Dr. Levent Börü, Ankara BAM 3.HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava s:1032) Somut davada, taraflar arasında otomobil tamir ve bakım hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, icra takibine konu edilen faturaların usulüne uygun tutulan davacı ticari defterinde kayıtlı olduğu, davalının bilirkişi incelemesine sunulan fatura dosyasında dava konusu faturaların yer aldığı ancak muhasebe bölümünde kayıt tespitinin yapılmadığı, ticari defterlerinde yerinde olmadığından incelenemediği ve hizmetin verilmediği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davalı olduğunun kabulü gerekmektedir. Yapılan bilirkişi incelemeleri ve tespitler ışığında, taraflar arasındaki hizmet ilişkisinden dolayı, davacının bakım hizmetini gerçekleştirdiği ve davalı tarafa iş emirleri düzenlediği, düzenlenen iş emirleri dayanak kılınarak icra takibine konu faturaların davalı aleyhine tanzim edildiği ve davanın kabulüne dair karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Sunulan istinaf dilekçesinde; dosyada yer alan ''araç servis bilgi kartı'' belgelerinin sağ alt kısmında ''aracı teslim alan-imza'' bölümünde atılı imzaların davalıya ait olmadığı ileri sürülmüştür.HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınarak, iş bu imza inkarının yargılama aşamasında (sunulan cevap dilekçesi, bilirkişi raporuna sunulan itiraz dilekçesi) ileri sürülmediğinden dairemizce inceleme konusu yapılmamıştır.İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 139,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 593,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/04/2026