T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1077 - 2026/440 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2023/1077 KARAR NO : 2026/440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/12/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/450E.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1077 - 2026/440 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2023/1077 KARAR NO : 2026/440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/12/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/450E., 2022/778K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/02/2026 YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Asıl ve birleşen davada davacı vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl dosyada davacı vekili özetle: Davacı şirketçe YHT garı için, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün sigortalı olduğu Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı tren garının otel bölümünün davalı yanca imalatı yapılan yağmur suyu deposundan sızan sular nedeniyle hasara uğradığını, yağmur suyu deposunun hatalı ve ayıplı olması nedeni ile hasarın meydana geldiğini ileri sürerek poliçe kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan tahsili için başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili özetle: Dava dışı ... İşletmeciliği Anonim Şirketi'nin davacı şirket nezdinde ... Paket Sigorta poliçeleri ile sigortalandığını, sigortalı tren garının otel bölümünün davalı yanca imalatı yapılan yağmur suyu deposundan sızan sular nedeniyle hasara uğradığını, yağmur suyu deposunun hatalı ve ayıplı olması nedeni ile hasarın meydana geldiğini ileri sürerek poliçe kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili özetle: Dava konusu su deposunun Yüksek Hızlı Tren Garına satan firmanın ... Mühendislik ve Ticaret Limited Şirketi olduğunu, dava konusu TS266 "İçme ve Kullanma Suları Standartları"'na uygun imal edildiğini, meydana gelen hasarın kullanıcı hatası olduğunu, müvekkilinin imalatçı olarak herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dsavunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Dosya içeriği, tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konuları hakkında, zararın rücu koşulları yönünden kusur durumunun tespiti ve alacak bedelinin hesaplanması yönünden bir inşaat mühendisi, bir makina mühendisi, bir kimya mühendisi, bir sigorta konusunda uzman nitelikli hesap bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.04.2022 tarihli raporda özetle; dava konusu TS 266'ya göre imalatı yapılan 100 m3 kapasiteli paslanmaz saçtan imal edilen içme kullanma suyu depolama tankının sipariş sözleşmesine ve standartlarına uygun yapıldığı, imal edilen depoda imalat ve modüllerin montaj hatasının bulunmaması nedeniyle asıl ve birleşen dosyada davalı tarafa kusur atfedilemediği, ... Adi Ortaklığının alt taşeronu olarak inşaatın mekanik tesisat işlerini üstlenen ...'in, mekanik tesisat yüklenicisi olarak projelendirmelerdeki hataları görememesi/incelememesi, hatalı sipariş vermesi, yağmur suyu toplama ve tahliye tesisatlarını hatalı/eksik yapması ve geçici/kesin kabul tutanakları ile davaya konu işi teslim etmesi nedeni ile hasarın gerçekleşmesinde %40 kusurlu olduğu, ... adi ortaklığının, ... ile yapılan sözleşme kapsamında inşaatın tüm elektro mekanik işlerinin sorumluluğunun kendisinde olduğu anlaşıldığından, hasarın gerçekleşmesinde %40 kusurlu olduğu, ... Ankara Hızlı Tren Garı İnşaatı Adi Ortaklığına herhangi bir kusur atfedilemediği, Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü'nün işin yapımının ana müteahhit firme/işveren ... İşletmeciliği A.Ş'ye devrettiği, ...'nın su depolarının bakım işlerini eksik yapmasından ve bakım prosedürlerini oluşturamamasından dolayı hasarın gerçekleşmesinden %20 kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin ödediği 229.726,00 TL'nin kusur oranları dikkate alınmak suretiyle rücu edilebileceği bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Davalı zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya yapılan ödemenin asıl davada 09.04.2019, birleşen davada 03.04.2019 tarihi olduğu, halefiyete dayalı açılan davada ödeme tarihinden itibaren başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin takip ve dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşılmıştır. Davacı sigortacı tarafından halefiyet ilkesi gereği zarar sorumlusuna rücu edilebileceğinden, asıl ve birleşen dosyada davalı şirkete yöneltilen dava, su tankının hatalı üretildiği ve montajının hatalı yapıldığı iddialarına dayandırılmıştır. Dosya kapsamında delil tespiti niteliğindeki bilirkişi raporu, yargılama sırasında alınan asıl ve ek bilirkişi raporları, teknik inceleme ile düzenlenmiş olup davalı tarafından yapımı ve montajı üstlenilen su tankının içme kullanma suyu depolama standartlarına uygun imal edildiği ve montajının yapıldığı belirtilmiştir. Buna karşılık su tankında toplanan yağmursularının kimyasal ve mikrobiyolojik yapısı üzerinde etkisinin dikkate alınmadığı, tankın bulunduğu odada 100 metreküp suyu makul süre içinde tahliye edilmesini sağlayacak sistem bulunmadığı zararın bu nedenlerden kaynaklandığı anlaşılmakla davalıya yüklenebilecek kusur bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dosyada davalı yanca kötü niyet tazminatı talep edilmişse de davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin delil bulunmadığından bu talebin de reddi..." yönünde karar verilmiştir. Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İş sahibinin kullanım amacına uygun deponun belirlenmesi ve buna uygun olarak imalat ve montajın gerçekleştirilmesi konusunda, basiretli bir iş adamı gibi davranmakta yükümlü olanın davalı yüklenici olduğunu, yerinde keşif yaparak ve yağmur suyu depolarına ilişkin projeyi inceleyerek, tankların imalat, nakliye ve montajını gerçekleştiren davalının, içme suyu deposu imal ettiğinden bahisle, sorumluluktan kurtulmasına imkan bulunmadığını, kanundan ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmeyen davalının dava konusu hasarı tazminle yükümlü olduğunu, Dava konusu hasarın davalının imal ve montajını gerçekleştirdiği su deposunun, depolanan suyun yarattığı basınca mukavemet gösteremeyerek, bağlantı yerlerinden kopması sonucu meydana geldiğini, davaya konu hasara sebebiyet veren su deposunun gizli ayıplı olduğunun dava konusu hasara ilişkin olarak deliller ile sabit olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince dosyada mevcut deliller göz ardı edilerek, hatalı değerlendirmeler ile hazırlanan somut dayanaktan yoksun bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddine dair karar verildiğini, hükme esas alınan raporda; yerinde inceleme yapmayan bilirkişilerin korozyon ve dış duvar bağlantılarının olumsuz etkisiyle hasarın meydana geldiği yönünde kanaat bildirdiklerini, rapora karşı itirazlarının mahkemece kabul görmediğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında olayın oluş biçimi ve gerekçesi ile hukuki sorumluluklar arasında gerekli bağlantıların kurulamadığını, davalıya kusur atfedilmemesinin temel sebebinin yalnızca söz konusu su deposunun içme suyu deposu olarak üretilmesinin gösterildiğini, ancak söz konusu tankın üretiminden ve montajından sorumlu davalı firmanın bir eser sözleşmesi kapsamında bu deponun hangi amaçla satın alındığını bilmesine ve deponun yağmur suyuna dayanıklı olmayacağını sigortalılara bildirmemesi nedeniyle de kusurlu olup olmadığı değerlendirilmeksizin bilirkişiler tarafından kusursuz olarak belirlendiğini, bilirkişilerin teknik anlamda olayın nasıl gerçekleştiğini tespit ve tasvir ettiklerini, teknik anlamda bilirkişilerin kusura ilişkin bir değerlendirmeleri olsa dahi bunun hukuken bir bağlayıcılık göstermeyeceğini, ilk derece mahkemesinin hukuku kendisinin uygulayarak söz konusu teknik bilirkişi raporunu analiz ederek kusur paylaşımı yapması gerekirken davalının sözleşmesel yükümlülüklerini yok sayarak doğrudan bilirkişilerin görüşünü benimseyerek karar verdiğini, ayrıca teknik anlamda da bilirkişi raporunda eksiklikler olmakla davalının montaj ve imalat hatalarına rapor içerisinde değinilmesine rağmen kusur paylaşımında bu hatalara kusur atfedilmediğini, eksik incelemelere yapılan itirazlara rağmen söz konusu itirazların bilirkişi raporlarında değerlendirilmediğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesine binaen yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davalarda davacı vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Asıl ve birleşen davalarda davacı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin asıl davada davacı ... Sigorta Anonim Şirketi ile birleşen davada davacı ... Sigorta Şirketi'nden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/02/2026 Başkan Üye Üye Katip