11. Hukuk Dairesi 2014/5103 E. , 2014/8291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... (...) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.12.2011 tarih ve 2010/563-2011/513 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.01.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü
**11. Hukuk Dairesi 2014/5103 E. , 2014/8291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada... (...) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.12.2011 tarih ve 2010/563-2011/513 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.01.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalının müvekkilleri tarafından davalıya teminat olarak verilen ve geçersiz sözleşmelere dayanan bonolara dayalı olarak müvekkilleri aleyhine haksız olarak icra takiplerinde bulunduğunu, müvekkilleri ... ve ... ile davalı ... ve ... arasında 04.03.2010 tarihinde resmi şekilde yapılan limited şirket hisse devir sözleşmesi ile davalı ... ve ...'in hisse devir bedeline ilişkin olarak devir bedelini nakden ve tamamen aldıkları hususunda resmi makam önünde ikrarda bulunduklarını, ancak davalının bedelsiz kalmış bonoların teminat olarak gösterildiği geçersiz hisse devir sözleşmesi ile müvekkillerinden haksız olarak alacak talebinde bulunduğunu, davalıya herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin takip dosyalarında borçlu olmadığının tespiti ile 30.12.2010 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli bononun bedelsiz kaldığının tespiti ile müvekkillerine iadesine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların iddialarının yerinde olmadığını, noter sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlenen yazılı sözleşme ile hisse bedelinin nakit ödenmediği ve bonoya bağlandığının açıkça anlaşıldığını, hisseleri devralan davacı ...'in babası ... ile ...'in annesi ...'in hisse bedellerinin müvekkiline ödenmesi için kefil olduklarını, iddia edildiği gibi bu bonoların teminat senetleri olması halinde kefalet verilmeyeceğini, davacıların edimlerini yerine getirmedikleri gibi hisse bedellerini de ödememek için menfi tespit davası açarak kötü niyetli davrandıklarını savunarak, davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, senede bağlanan her türlü alacağa karşı ileri sürülen ödeme iddiasının tanık ile ispatlanmasının yasal olarak mümkün olmadığı, davacı tarafa davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı ancak davacı tarafça bu hakkın kullanılmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, icra takibinin durmaması nedeniyle de davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.