15. Ceza Dairesi 2017/18473 E. , 2017/17898 K. "İçtihat Metni" Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/12/2015 tarihli ve 2015/20513 soruşturma, 2015/116859 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/03/2016 tarihli ve 2016/973 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet
**15. Ceza Dairesi 2017/18473 E. , 2017/17898 K.** **"İçtihat Metni"** Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/12/2015 tarihli ve 2015/20513 soruşturma, 2015/116859 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/03/2016 tarihli ve 2016/973 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/02/2017 gün ve 94660652-105-34-230-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/03/2017 gün ve 2017/14389 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, müşteki vekili tarafından muhatabı Yapı Kredi Bankası ... Şubesi olan 20/03/2013, 20/02/2013 ve 20/01/2013 keşide tarihli 50.000 TL bedelli, keşidecisi ... olan çeklerde sahtecilik yapıldığından bahisle şikayette bulunulması üzerine, aynı konuyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığın 2015/20510 nolu dosyası ile soruşturma yapıldığı ve soruşturma sonucunda müşteki vekilinin dilekçesi ve ekindeki belgelerin altında müşteki vekilinin imzasının bulunmadığı, delillerin gösterilmediği, müşteki vekiline imza eksiğini tamamlaması, delillerini ibraz etmesi ve müştekiyi hazır etmesi için davetiye tebliğ edilmesine rağmen müracaatta bulunmadığı gerekçe gösterilerek, delil yetersizliği nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, aynı konuyla ilgili tekrar soruşturma yapılmasını gerektirir yeni bir delilin elde edilemediği, müştekiye bu dosya üzerinden yine davetiye gönderildiği, müracaatta bulunmadığı, ayrıca müşteki hakkında zorla getirme kararı çıkartıldığı halde bugüne değin hazır edilemediğinden bahisle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelilerin kardeş oldukları ve şüpheli ...'n alınan ifadesinde imzaları vekaletnameye istinaden kendisinin attığını beyan etmesi karşısında, şüpheliler hakkındaki 2015/20510 numaralı soruşturma dosyası ile suça konu çeklerle ilgili icra müdürlüğü ve mahkemesinde açılmış dosyaların celp edilerek incelenmesi ve şüpheli ...'ın ifadesinde belirttiği vekaletnamenin dosya arasına alınması gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine yeterli ve yasal gerekçe göstermeksizin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dosya kapsamına göre, daha önce şikâyetçi vekili tarafından verilen 10.02.2015 havale tarihli dilekçenin onaysız olduğu ve vekilinin imzasının bulunmadığı, süre verildiği halde şikâyetçi ile vekilinin gelmediğinden bahisle 2015/20510 sayılı dosyası üzerinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesinden sonra 10.03.2015 günü yapılan ikinci şikâyet üzerine şüphelilerin ifadelerine başvurulmasına rağmen, ifadelerde yer alan hususlarda araştırma yapılmadan ikinci kez kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; şüpheli ...’ın ifadesinde, suça konu çekleri diğer şüphelinin verdiği vekâletnameye istinaden düzenlediğini belirtmesi nedeniyle, öncelikle şüpheliler hakkında yapılan 2015/20510 numaralı soruşturma dosyası getirtilip etkin soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılması ile suça konu çeklerle ilgili icra müdürlüğü ve mahkemesinde açılan dosyaların getirtilerek incelenmesi, ayrıca ...’ın ifadesinde belirttiği vekâletnamenin getirtilmesi, böyle bir vekâletname olmasa bile aralarında sözlü ya da zımni rızanın bulunup bulunmadığının tespiti maksadıyla ... tarafından şikâyetçiye ya da üçüncü kişilere bu şekilde düzenlenip verilen çeklerin bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra şüphelilerin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.03.2016 tarih ve 2016/973 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.