İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili firmanın ...’in taşıma işlerini yaptığını, filosunun yetersiz kaldığı zamanlarda taşıma işlerinin kiralık araçlarla yapıldığını, 09.01.2019 tarihinde davalı ...’e verilen taşıma işi sırasında şoförü ... tarafından ... plakalı çekici ve dorsesiyle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/707 KARAR NO: 2026/417 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2022 NUMARASI: 2019/450 Esas 2022/1060 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 17/07/2019 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili firmanın ...’in taşıma işlerini yaptığını, filosunun yetersiz kaldığı zamanlarda taşıma işlerinin kiralık araçlarla yapıldığını, 09.01.2019 tarihinde davalı ...’e verilen taşıma işi sırasında şoförü ... tarafından ... plakalı çekici ve dorsesiyle müşteri ...’in değeri 1.000.000-TL’ye varan klima vb. ürünlerinin nakliyesini yapmak üzere teslim aldığını, ürünlerin müşteriye ulaşmaması üzerine davalı ile iletişime geçildiğinde davalının şoför ...’a ulaşılamadığının belirtildiğini, bunun üzerine Gebze C Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, 2019/1492 no'lu soruşturmada çalınan ürünler hakkında yakalama ve el koyma kararı verildiğini, sonrasında çalışan ... hakkında Gebze 9. ASCM’nin 2019/242 esas sayılı dosyasında ceza davası açıldığını, bu sırada müşteri ... tarafından çalınan ürünlere istinaden müvekkili şirkete kestiği 31.01.2019 tarihli 417.018,21-TL, 582-TL, 114.307,52-TL ve 41.200,22-TL tutarlı faturalar ile toplamda 573.107,95-TL zararı müvekkii şirketten tahsil ettiğini, davalı tarafın TBKnın66 maddesi uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu ve TTK 875 md. gereğince sorumlu olduğunu, zararın 93.137,88-TL’lik kısmını faiziyle birlikte İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibine konu ettiğini, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; trafikte adına tescilli ........ plakalı çekici ve dorseyi .... Noterliği'nin 02.01.2019 tarih ve ... no'lu kira sözleşmesi ile aylık 5.000-TL kira bedeli karşılığında 1 yıl süreliğine dava dışı ...'a kiralayarak zilyetliğini devrettiğini, iddia edilen olayın kira tarihinden bir hafta sonrasına tekabül ettiğini, sözleşme tarihi olan 02.01.2019 tarihi ile sözleşmenin bitim tarihi 02.01.2020 tarihleri arasındaki tüm sorumluluğunun dava dışı kiralayana ait olduğunu, ürünlerin teslim edilmediği bilgisinin paylaşılması üzerine ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, 2019/747 sayılı sor. dosyasında 05.02.2019 tarih ve 2019/1481 sayılı karar ile tırın ve römorkun zilyetliğini hukuka uygun şekilde elinde bulunduran şüphelinin yine zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulundurduğuna yahut bu devir olgusunu inkar ettiğine dair yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin mağdur durumda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davalı her ne kadar dava konusu aracı dava dışı ...'a kiralaması sebebiyle dava konusu zarardan sorumlu değil ise de dava konusu taşıma işlemi sebebiyle davacı tarafından davalıya 10/01/2019 tarihli 2.537-TL bedelli taşıma faturası olarak kesildiği, davalının bu faturaya itiraz etmediği ve akaryakıt teslim kartının tarafına ait olduğu, dava dışı şoför olan ... tarafından bu akaryakıt teslim kartının kullanılması gibi tüm hususlar dikkate alındığında davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafça inkar edilmeyen 10/01/2019 tarihli 2.537-TL bedelli taşıma faturasının Karayolları Taşıma Yönetmeliğinin 4. maddesinde belirtilen taşıma senedi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının dava konusu taşıma işleminde akdi taşıyıcı olduğu, dava dışı ...'ın şoför olduğu, davacının ise taşıtan konumunda olduğu, taşıma sebebiyle akdi taşıyıcı olarak dava konusu emtianın zayi olmasından davacıya karşı sorumlu olduğu, davacının dava dışı ... şirketi adına aracı şirketi olan ........AŞ'ye toplamda 573.107,95-TL ödediği, davalının takipten önce temerrüte düşürülmediği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 93.137,88-TL alacak bakımından kısmen iptaline fazla talebin reddine, şartları olmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; alacak taleplerinin haksız fiile dayandığını, bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz alacağının da kabulü gerektiğini, yine icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; 10/01/2019 tarihli 2.537-TL tutarlı faturanın müvekkili tarafından düzenlenmediğini, üzerindeki yazıların da müvekkilinin eli ürünü olmadığını, bu faturadan müvekkilinin yargılama sırasında haberi olduğunu ve defterlerine kaydedilmediğini, fatura koçanının tır içinde bulunması nedeniyle faturanın dava dışı kiracı tarafından düzenlendiğini, karara gerekçe gösterilen akaryakıt kartının kiracı ...'a teslimine ilişkin belgede ... tarafından bu yazının kime hitaben yazıldığının anlaşılamadığını, akaryakıt kartını kimden teslim aldığının belli olmadığını, müvekkilinde hiç bir zaman böyle bir akaryakıt kartı bulunmadığını, müvekkilinin hiç bir zaman davacı adına çalışmadığını, müvekkilinin kendi defterlerinde yer almayan faturanın yargılama sırasında inkar edilmediğinin söylenemeyeceğini, Gebze 9. ASLCM'nin 2019/242esas sayılı dava dosyasıyla Düzce C.Başsavcılığı'nın 2019/747 soruşturma sayılı dosyası incelenmeden hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, taşımaya alınan yükün zayi olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin taşımayı üstlendiği ...'e ait emtiaların Gebze'den Antalya'ya taşınması işinin davalıya verildiğini, yükün davalıya ait araçla taşınması sırasında zayi olduğunu, taşıtan firmanın kaybolan emtia nedeniyle müvekkiline rücu ettiğini belirterek zararının tazminini davalıdan talep etmektedir. Davalı ise aracın maliki olduğunu, ancak aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ... isimli kişiye kiraladığını, taşıma sözleşmesinin tarafının kendisinin değil ... olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma sözleşmesinin davacı ile davalı arasında kurulup kurulmadığı, fiili taşıyan sıfatıyla davalının davacıya karşı sorumluluk üstlenip üstlenmediği hususundadır. Davalının ...plaka sayılı çekici ve dorsenin kayıt maliki olduğu, .... Noterliği'nin 02/01/2019 tarihli kira sözleşmesi ile aracın davalı tarafından dava dışı ...'a 1 yıl süre ile kiralandığı, davacının üstlendiği taşıma işi kapsamında ...'e ait ürünlerin davalıya ait araca 09/01/2019 yüklendiği, yükün alıcıya teslim edilmediği gibi ... sevk ve idaresinde yükten haber alınamadığı, daha sonra üçüncü kişilere satılarak yükün bu şekilde zayi olduğu, dava dışı ... tarafından zararın davacıya ... ... AŞ aracılığıyla 573.107,95-TL tutarlı yansıtma faturası yansıtıldığı, bahsi geçen faturaların davacının cari hesabına işlendiği hususları ihtilaf dışıdır. Taşımaya ilişkin, düzenleyen olarak davalının göründüğü 10/01/2019 tarihli 2.537-TL tutarlı faturanın davacının kayıtlarında yer aldığı, dava dışı şoför ...'a 2.000-TL tutarlı olarak teslim edilen yakıt kartının fatura tutarından düşüldüğü, ancak bahsi geçen faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Davalı, bahsi geçen faturanın kendisi tarafından düzenlenmediğini, fatura koçanının araçta unutulması nedeniyle kiracı ... tarafından düzenlenmiş olabileceğini ileri sürmüştür. Davalı, taşımaya ilişkin faturanın kendisi tarafından düzenlenmediğini, aracın o tarih itibariyle ...'a kiralanarak teslim edildiğini, davacıya karşı taşıma taahhüdünün bulunmadığını, dolayısıyla zarardan sorumlu olmadığını ileri sürmekte ise de davacı tarafından savcılık şikayet dilekçe ekinde sunulan taşıt kartı ve yetki belgesinin davalı adına olduğu görülmektedir. ...'ın taşıma işini kendi adına düzenlenen taşıt kartı ve yetki belgesi ile yaptığına ilişkin bir iddia ileri sürülmemiş, buna ilişkin bir delil de ibraz edilmemiştir. TTK'nın 850/3 maddesinde taşıma işlerinin ticari işletme faaliyeti olduğu düzenlenmektedir. Bu durumda dava dışı ...'ın taşıma işini davalıya ait belgelerle yaptığının kabulü gerekir. Bu kapsamda davalının taşıma işleri ile iştigal etmesinin sonucunda basiretli hareket etmesi gerektiği tabidir. Davalının, dava dışı ... tarafından kendisine ait belgelerin kullanılmasına izin verilmesi sonucunda oluşan hukuki görünüşe göre davalının taşıyıcı sıfatıyla davacıya karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmaktadır. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Davalı taşıyıcı tarafından zayi nedenine ilişkin bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın kaybında ağır kusurlu kabul edilmelidir. Bu kapsamda davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır. Davalının, emtianın kaybına ağır kusuruyla sebebiyet vermesi nedeniyle, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanamayacağı dikkate alındığında davanın asıl alacak yönünden kabulü yerindedir.Diğer taraftan, TTK'nın eşya taşımaya ilişkin hükümlerinde temerrütün taşıyıcıya bildirim ile başlayacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. TBK'nın 114/2. maddesi uyarınca; haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır. Haksız fiil hükümlerinde faizin başlangıç tarihi zararın doğum tarihidir. Davacının defterlerinde yapılan mahsup işlemi sonucunda davacının zararı 31/01/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, icra takibinin başlatıldığı 10/05/2019 tarihine kadar 4.990-TL faiz işlemiştir. Bu durumda mahkemece asıl alacağın yanında işlemiş faize yönelik itirazın da iptaline karar verilmesi gerekirken faiz istemi yönünden davanın reddi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı görülmüştür. Buna karşılık, alacak tazminat kabilinden olup, yargılamayı gerektirdiğinden likit ve belirlenebilir nitelikte değildir. İcra inkar tazminatının koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Takip talebinde alacağa takip tarihinden itibaren % 19,50 oranında faiz işletilmesi talep edilmiş olup, avans faiz oranlarındaki değişikliğin uygulanması talep edilmemiştir. Bu durumda davacının takipteki talebinin aşılması sonucunu doğuracak şekilde avans faizi işletilmesine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; takip öncesi işlemiş faiz isteminin reddi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, takipden sonra işlemiş faiz yönünden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kabulüne, davalının itirazının 93.137,88-TL asıl alacak ve 4.990-TL işlemiş faiz yönünden iptaline, 93.137,88-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranla bağlı kalınarak avans faizi işletilmesine, davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../12/2022 Tarih 2019/.... Esas 2022/...... Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu 93.137,88-TL asıl alacak ve 4.990-TL işlemiş faize yönelik itirazın iptali ile, takibin 93.137,88-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 19,50 oranını geçmemek üzere avans faizi işletilerek devamına, davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 6.703,11-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 1.185,14-TL ve icra dosyasına peşin yatırılan 490,64-TL olmak üzere toplam 1.675,78-TL harçtan mahsubu ile eksik olan 5.027,33-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 1.720,18-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.900-TL bilirkişi ücreti ve 236,95-TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.136,95-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," Yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Yatırılan 1.590,56-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 194,05-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak erilmesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/03/2026