T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2113 - 2025/2437 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2113 KARAR NO : 2025/2437 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/07/2023 NUMARASI : 2020/119 Esas, 2023/566 Karar DAVACILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2113 - 2025/2437 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2113 KARAR NO : 2025/2437 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/07/2023 NUMARASI : 2020/119 Esas, 2023/566 Karar DAVACILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- ... 3- ... GRUP İNŞ. REK. TEKS. OTO.TARIM VE HAYVANCILIK SAN TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : ... BELEDİYE BAŞKANLIĞI VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2023 tarih ve 2020/119 Esas, 2023/566 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 09/06/2019 günü saat 05:35 sularında davalı ...'ın ... plakalı otomobil ile ... istikametine seyir halinde iken ... girişinde bulunan ... petrol istasyonu karşısındaki yaya geçidinden sahil tarafına geçmekte olan ...'na çarparak ölümüne neden olduğunu, kaza ile ilgili kusur incelemesinin henüz yapılmadığını, davacıların çocukları ...'nun 10/06/1971 doğumlu olduğunu ve PTT'de görev yaptığını, kazancı ile birlikte yaşadığı annesine, kız kardeşine ve yeğenlerine destek olduğunu, müteveffanın annesinin mütevaffa ile birlikte yaşadığını, müteveffanın kızkardeşi ...'nin ise aynı binada bir alt katta ikamet ettiğini, ...'nin çocuğunun tüm eğitim giderlerini müteveffanın karşıladığını, müteveffanın ölü abisinin çocuğu olan ...'nun da destekten yoksun kaldığını, davalı işletene ait ... plakalı aracın 25/02/2019 - 25/02/2020 arası geçerli ... poliçe numaralı Trafik Sigortasını düzenleneyen davalı şirketin 09/07/2019 tarihindeki başvuruya yanıt vermediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, trafik kazasında kızlarını/ablalarını kaybeden davacıların, 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ve ortaklaşa zincirleme sorumlu olarak davalılara ödetilmesine, sorumluluğun derecesine ve maddi zararın kapsamına göre, yargılamanın son aşamasında miktarı bildirilecek manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüden tahsiline, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Türkiye Sigorta (... Sigorta A.Ş) 08/03/2020 tarihli cevap dilekçesiyle; arabuluculuk dava şartı itirazında bulunarak davacının talebinin net olmadığını, davacılar ... ve ...'nin müvekkili şirkete 22/07/2019 tarihli başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, ancak eksik belge nedeniyle başvurunun değerlendirilemediğini, bu nedenle temerrütten bahsedilemeyeceğini, ceza dosyasında olayın oluş şeklini gösteren kusura ilişkin maddi olguların hukuk mahkemelerini de bağlayacağını, ... ATK Trafik İhtisas Dairesi ya da Karayolları Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini, müteveffanın kaza tarihinde emekli olduğundan pasif dönem hesabı yapılabileceğini, sadece müteveffanın annesi için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanabileceğini, dosyada diğer davacılar yönünden eylemli ve düzenli desteklik ilişkisini ispatlayan maddi olgu ya da delil bulunmadığını, müterafik kusur belirlenmesi halinde tazminattan indirime gidilmesi gerektiğini, başvuru evrakının eksiksiz olması halinde müvekkil şirketin ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşeceğini, kazaya karışan sigortalı araç ticari olmadığından yasal faiz uygulanabileceği belirterek, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve arabuluculuk dava şartı itirazı ile zamanaşımı def'inde bulunarak manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi uyarınca daha sonradan artırılamayacağı ve kısmi ya da belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, olayın gerçekleştiği yaya geçidinin trafiğe kapatıldığını, bu nedenle yeniden rapor alınması ve davanın kusuru bulunan ... Belediyesi'ne ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkilinin gerekli özeni gösterdiğini, müteveffanın kaza tarihinde emekli olduğunu, davacıların hiçbirine maddi desteği bulunmadığını, davacıların destekten yoksun kalma şartının oluşmadığını, müvekkilinin hiçbir maddi geliri ve malvarlığı bulunmadığını, manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım Ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle;05/03/2020 tarihli süre uzatım ve 19/03/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; husumet ve arabuluculuk dava şartı itirazı ile zamanaşımı def'inde bulunarak manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi uyarınca daha sonradan artırılamayacağı ve kısmi ya da belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, olayın gerçekleştiği yaya geçidinin trafiğe kapatıldığını, bu nedenle yeniden rapor alınması ve davanın kusuru bulunan ... Belediyesi'ne ihbar edilmesi gerektiğini, müvekkilinin gerekli özeni gösterdiğini, müteveffanın kaza tarihinde emekli olduğunu, davacıların hiçbirine maddi desteği bulunmadığını, davacıların destekten yoksun kalma şartının oluşmadığını, müvekkilinin hiçbir maddi geliri ve malvarlığı bulunmadığını, manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 1) Davacıların maddi tazminat taleplerinin değer arttırma doğrultusunda kısmen kabulüne, A) Davacı anne ... için kızı ...'nun ölümünden kaynaklı 227.398,75-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden 02/08/2019 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım Ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti.yönünden ise kaza tarihi olan 09/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine, B)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, Davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 2-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile; A) Davacı ... için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım Ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti.'den kaza tarihi olan 09/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'na verilmesine, B) Davacı ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım Ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti.'den kaza tarihi olan 09/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili; müvekkili şirkete ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı aracın poliçesinin 16.03.2018 tarihinde yapıldığını, poliçe şartnamesi gereğince TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz hesabına göre yapılan hesaplamanın kabul edilmesi gerekirken prograsif rant hesabına göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, davacı tarafın 15.01.2022 tarihli rapora itiraz etmemesi nedeniyle bu tarihteki asgari ücret verilerinin davalı taraf lehine usuli kazanılmış oluşturduğunu, desteğin kazadan önce emeklilik dilekçesi verdiğini, bu nedenle hesaplamanın emekliliği hak ettiği tarihin esas alınarak yapılması gerektiğini, yerleşik içtihatlar gereğince kaza tarihi itibariyle bekar olan müteveffanın ileride evleneceği ve 2 çocuk sahibi olacağının kabul edilerek tazminat hesabı yapılmasına ve TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz hesabı kullanılarak tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı ... ve davalı ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım Ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti. vekili; davanın kabulüne ilişkin eksik gerekçe ile tesisinin hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olduğunu, belirsiz alacak davacı olarak açılan manevi tazminatın kabul edilmesi hükmüne itiraz ettiklerini, dava dilekçesinde belirtilen manevi tazminatın sonradan ıslahı ile arttırılamayacağını, kusurlu olan yaya geçidi yönünden ... Belediyesinin kusuru oranında tazminat ödemesinin gerektiğini, müvekkili ...'ın 0,6 promil alkollü olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve ATK raporlarında belirtildiği gibi 1,00 promilin altında alkollü olunması halinde sürüş yeteneğinin kaybedilmeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde alkolün etkisinin olup olmadığının tespit edilemeyeceğini, davacı tarafın 15.01.2022 tarihli rapora itiraz etmemesi nedeniyle bu tarihteki asgari ücret verilerinin davalı taraf lehine usuli kazanılmış oluşturduğunu, desteğin kazadan önce emeklilik dilekçesi verdiğini, bu nedenle hesaplamanın emekliliği hak ettiği tarihin esas alınarak yapılması gerektiğini, davalılar lehine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ve 2 adet vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne (davacı ...'in destek tazminatı talebinin kabulüne, davacı ...'nin destek tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne) karar verilmiş olup karar davalı Türkiye Sigorta vekili ile davalılar ... ve ... Ltd Şti vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kusur raporuna yönelik istinafın incelenmesinde; 09.06.2019 günü saat 05:35 sıralarında sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Bulvarı Batı istikametinden Doğu istikametine seyirle olay yeri ... Caddesi kavşağına geldiğinde, yolun solundan sağına doğru yaya geçidini kullanarak karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen yaya ...’na çarpması neticesi dava konusu ölümlü olay meydana gelmiştir. Olay tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda; sürücü ...’ın 0.6 promil alkollü olduğu ve yayanın geçiş yaptığı yerin, kavşak başındaki işaretlemelerle belirlenmiş yaya geçidi olduğu tespiti yapılarak olayda, sürücü ...’ın KTK.’nın 74/B maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. Ceza yargılamasının yapıldığı .... Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan 23.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda, sürücü ...’ın tamamen kusurlu olduğu, yaya ...’nun kusursuz olduğu belirtilmiş, aynı olaya konu olarak ATK ... Trafik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen 29.11.2019 tarihli raporda da sürücünün asli kusurlu olduğu, yayanın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan ... ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 03/09/2021 tarihli raporunda; "Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermemiş, yaya geçidi bulunan olay mahalline yayalara ilk geçiş hakkını bırakabilecek şekilde hızını azaltarak müteyakkız seyirle yaklaşmamış, karşıya geçiş yapmak isteyen yayaya ilk geçiş hakkını bırakmayıp zamanında etkin frenle gerektiği biçimde önlem almadığı olayda dikkatsizliği ve kurallara riayetsizliği ile asli (%100 oranda) kusurludur. Yaya ..., geçiş hakkının kendisinde olduğu yaya geçidinin bulunduğu mahalden karşıdan karsıya geçişi sırasında sağ tarafından gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda, ilk geçiş hakkına haiz olup oluş şartlarında atfı kabil kusuru yoktur." denilmiştir. .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11/03/202020 tarih, 19/484 Esas ve 2020/149 Karar sayılı dosyasında davalı sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğu, davacıların desteği ...'nun kusursuz olduğu belirlenmiş, mahkemece verilen karar Adana BAM 14. CD'nin 23/03/2021 tarihli, 2020/640 Esas ve 2021/569 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Görüldüğü üzere olayda davalı sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğu sabit olup mahkemece bu doğrultuda karar verilmiş olması yerindedir. Davalı ... vekili olayda ... Belediyesi'nin de kusurlu olduğunu savunmuşsa da kazada davacıların desteği ...'nun kusursuz olduğu net olup, davalı vekili varsa bu yöndeki iddiasını ancak adı geçen kuruma karşı yapacağı bir rücu talebinde ileri sürebilir. Davalılar vekilinin kusur raporuna yönelik istinafları yerinde değildir. Hesap raporuna yönelik istinafların incelenmesinde: Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla rapor bu yönüyle doğrudur. Davalı vekilleri müteveffa'nın kazadan önce emeklilik başvurusunda bulunduğunu, bu sebeple raporda bu husus gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de, mahkemece davacıların desteğinin emeklilik başvurusu dilekçesi istenmiş, SGK İl Müdürlüğü 26.04.2022 tarihli cevabi yazısında adı geçenin emeklilik dilekçesi bulunmadığını, kayıtlarda çalışan olarak görüldüğünü belirtmiştir. Müteveffa kaza sırasında aktif olarak çalışmakta olup emeklilik dilekçesi verdiği ispatlanamadığı gibi resmi olarak işleme konulmadığı sürece (çalışanın emeklilik talebinden vazgeçme ihtimali de düşünüldüğünde) emekli gibi işlem yapılması mümkün değildir. Müteveffa kaza sırasında aktif olarak çalışmakta olup buna göre hesaplama yapılmış olması yerindedir. Davalı vekillerinin usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiği istinafının incelenmesinde: Davalı vekilleri 15.01.2022 tarihli hesap raporuna karşı davacının herhangi bir itirazının olmaması ve bu rapor doğrultusunda dava değerini 31.03.2022 tarihinde 282.779,18-TL arttırması nedeniyle, davalılar lehine 15.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı tarihteki ücret verilerine göre rapor hazılanması bakımından usuli kazanılmış hak doğduğunu ileri sürmüşlerdir. Dosyanın incelenmesinde; mahkemece alınan 15.01.2022 tarihli hesap raporuna karşı davacının itirazda bulunmadığı ve bu rapor doğrultusunda dava değerini 31.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 282.779,18-TL'ye arttırdığı, Davalı tarafın itirazı üzerine mahkemece 14.06.2023 tarihli yeni bir bilirkişi raporu alınmış ve bu raporda rapor tarihindeki veriler esas alınarak davacı ...'in toplam destek alacağının 227.398,75 -TL olduğu belirtilmiş, mahkeme de bu miktar üzerinden davayı kabul etmiştir. Tazminat hesaplarında hükme en yakın tarihli ücret ve asgari ücret verilerinin esas alınması gerekmektedir. Davacı vekilinin 15.01 2022 tarihinde alınan bilirkişi raporuna itiraz etmemesi rapor tarihi itibariyle geçerli asgari ücret verilerine göre düzenlenen raporun doğru olduğunu düşünmesinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple davacı vekilinin verildiği tarihte doğru ve lehine olduğunu düşündüğü rapora itiraz etmemesi davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurmaz. Kaldı ki davacı vekili dava değerini 31.03.2022 tarihinde 282.779,18-TL olarak ıslah etmiş olup netice itibariyle önceki raporda hesaplanan miktar yönünden davalılar aleyhine bir durum da doğmuş değildir. Sonuç olarak mahkemece alınan son aktüerya raporu, rapor tarihindeki veriler esas alınarak düzenlenmiş olup bu doğrultuda alınan raporda usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı vekillerinin bu yöndeki istinafları haksızdır. Manevi tazminatın ileri sürülüşüne yönelik istinafın incelenmesinde: Davalı ... ve ... Ltd Şti vekili dava dilekçesinde manevi tazminatın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sonradan da ıslah yoluyla miktarın artırılamayacağını ileri sürmüşse de; dava dilekçesinde manevi tazminatın "yargılamanın son aşamasındaki duruma göre miktarının bildirileceği ve harçlandırılacağı" yazılmış olup bu talebin belirsiz alacak talebi niteliğinde olmadığı, nitekim mahkemenin 19.02.2020 tarihli tensip tutanağında davacı vekiline HMK 31 maddesi kapsamında manevi tazminat talebinin miktarını bildirmesi ve harçlandırması için süre verildiği, davacılar vekilinin bu doğrultuda 04.03.2020 tarihli dilekçe ile manevi tazminat talebine açıklık getirdiği ve harçlandırdığı, bu açıklamanın HMK 31 maddesi kapsamında olduğu ve ıslah niteliğinde sayılamayacağı anlaşılmış olup davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde bulunmamıştır. Davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım Ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti. Vekilinin vekalet ücretine yönelik istinafın incelenmesinde: Davacılar vekili dava dilekçesinde harca esas değer olarak 2.500,00TL belirtmiş, hangi davacı için ne miktarda maddi ve manevi tazminat talep ettiğini bildirmemiştir. Mahkemece tensip tutunağında HMK 31 maddesi doğrultusunda açıklanma istenmesi üzerine davacılar vekili sunduğu 04.03.2020 tarihli dilekçe ile -şimdilik-; Davacı ... için 1.000,00TL, Davacı ... için 1.000,00TL ve davası ayrılan davacı ... için 500,00TL destek tazminatı ve Davacı ... için 60.000,00TL, Davacı ... için 40.000,00TL ve davası ayrılan ... için 20.000,00TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davacı vekili 31.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için olan destek tazminatı talebini 282.779,18 TL'ye yükseltmiştir. Mahkemece; Davacı ... için 227.398,75 -TL destek tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminata ve davacı ... için 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat isteminin ve davacı ...'nin destek tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve manevi tazminat yönünden; Davacı ... için 9.200,00 TL, Davacı ... için 9.600,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, Davalı ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti. lehine 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, maddi tazminat yönünden; Davacı ... için 34.835,83 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak davacı ...'na verilmesine, Davalı ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti lehine 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti.'ye verilmesine, Davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta A.Ş.) lehine 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta A.Ş.) verilmesine karar verilmiştir. Öncelikle, davacıların manevi tazminat talebinden davalı ... sürücü olarak, davalı ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti de işleten olarak sorumludur. Mahkemece davacılar lehine hükmedilen manevi tazminattan davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti sorumlu tutulmuşken, vekalet ücretinden yalnızca davalı ...'ın sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Ancak bu yönde davacı istinafı bulunmadığından bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. Davacı ... lehine karar tarihindeki AAÜT'ye göre -nisbi vekalet ücreti maktu ücretin altında kaldığından- 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 9.600,00 TL olarak hükmedilmiş olması hatalı olmuştur. Davalılar ... ve ... şirketi vekili bu yöndeki istinafında haklıdır. Davacı vekili davacı ... için 1.000,00 TL destek tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece bu talep reddedilmiştir. Reddedilen bu talep yönünden davalılar lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken Davacı ... aleyhine, tüm davalılar lehine 9.200,00 TL ve Davacı ... aleyhine, tüm davalılar lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmetmektir. Ancak mahkemece davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti. lehine 9.200,00 TL ve Davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi (... Sigorta A.Ş.) lehine 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Buna karşın mahkemenin ilgili hükümleri (8-B ve C fıkraları) incelendiğinde davalılar lehine ayrı ayrı hükmedilen vekalet ücretlerinin "davacılardan" tahsiline şeklinde hüküm kurulduğu görülmüş olup bu durumda Mahkemenin davacıların reddedilen maddi tazminatlarının toplamı üzerinden, davacılar yönünden tek, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmettiği anlaşılmaktadır. Dava haksız fiile dayalı maddi ve manevi tazminat davası olup her davacının talebi ayrıdır. Başka deyişle davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu sebeple davacıların kabul ya da reddedilen talepleri ayrı ayrı değerlendirilerek her davacı lehine ve aleyhine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece davacılar lehine kabul edilen maddi ve manevi tazminatlar için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi yerindedir. Yine davacıların reddedilen talepleri için de davalılar lehine (her davacı yönünden tek olmak üzere) ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir. Davalılar davaya konu borcun müteselsil borçluları olup reddedilen kısım için tüm davalılar için ayrı vekalet ücretine hükmedilmez. Özetle; Mahkemece Davacı ... aleyhine, tüm davalılar lehine 9.200,00 TL ve Davacı ... aleyhine, tüm davalılar lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmetmek yerine, davalılar lehine ayrı ayrı 9.200'er TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de bu hususta davacı tarafça yapılan bir istinaf olmadığından ve bu durum davalıların lehine olduğundan hüküm ortadan kaldırılmamış eleştirmekle yetinilmiştir. Mahkemece davacı ...'nin reddedilen maddi tazminat talebi yönünden, yukarıda belirtildiği şekilde -1.000 TL yerine 9.200 TL olarak- hüküm kurulduğu anlaşılmış olup Davalı ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto.tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti. Vekilinin bu yöndeki istinafı haklı bulunmamıştır. Yine davacıların reddedilen manevi tazminat talepleri için iki davacı aleyhine de ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmek gerekmekteyse de Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazete'de yayımlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile yargılama giderlerinin davanın kabul -ret oranına göre paylaştırılması gerektiğine dair 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması, vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden olması dikkate alınarak, reddedilen manevi tazminat üzerinden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Bu sebeple mahkemece reddedilen manevi tazminatlar yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması hatalı ise de bu hususta davacı istinafı olmadığından ve de yeni durum karşısında davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceğinden reddedilen manevi tazminatlar yönünden davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti ile ilgili hüküm ortadan kaldırılmamış ve bu sebeple davalılar vekilinin bu yöndeki istinafı kabul edilmemiştir. Son olarak davalılar vekili tefrik edilen ... dosyası için de lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüşse de tefrik edilen dava ayrı bir dava olup bu davada bir karar verilmesi ve leh ya da aleyhe vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün değildir. Davalılar vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, Davalılar ... ve ... Grup İnş. Rek. Teks. Oto. Tarım ve Hayvancılık San Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2023 tarih ve 2020/119 Esas, 2023/566 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile; HÜKMÜN 7-B FIKRASININ; "B)Davacı ... vekille temsil edildiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesine göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'na verilmesine," Şeklinde düzeltilmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına... İstinaf giderleri açısından; 7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 9-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.06.11.2025 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.