11. Hukuk Dairesi 2011/9687 E. , 2012/18176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ŞİŞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi) verilen 01.02.2011 tarih ve 2009/103-2011/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten v
**11. Hukuk Dairesi 2011/9687 E. , 2012/18176 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ŞİŞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi) verilen 01.02.2011 tarih ve 2009/103-2011/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kardeşinin içinde bulunduğu yolcu otobüsünün kaza yapması nedeniyle vefat ettiğini, kazaya sebebiyet veren otobüsün Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bulunmadığını, ... Yönetmeliği’nin 9 (1)/b maddesine göre Güvence Hesabının mezkur sigorta bedelinin ödenmesinden sorumlu olduğunu, alacağının tahsili için giriştiği ilamsız takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, İİK'nun 67. maddesine göre takibe konu alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, trafik kazasına sebebiyet veren .... plakalı aracın yabancı plakalı olması nedeniyle, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığını, iş bu sigortaların Türkiye’de faaliyet gösteren ve Kanunun 5. maddesine göre yetki belgesi almış taşımacıların yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullandıkları araçlar için yaptırılması zorunlu sigortalar olduğunu, müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının murisinin içinde bulunduğu aracın İran plakalı olduğu, İran ile Türkiye arasında 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 12/c-d ve 13.maddeleri uyarınca Uluslararası Karayolu Taşıma Antlaşması'nın bulunduğu, bu antlaşmanın 20/b maddesi uyarınca yolcuların tescilli olduğu ülkenin Kanun ve nizamlarına göre sigortaya tabi tutulacağının ifade edildiği, böylece... plaka sayılı araç İran'da tescilli olduğundan yolculara koruma getiren zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk ve yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığı, davalı ... Hesabının 5864 Sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca sorumluluğunun doğmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Kaza yapan araç... plakalı olup, İran Trafik Sicili'ne kayıtlıdır. Türkiye-İran arasındaki 12/12/1995 tarihli Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Antlaşması'nın 20. maddesi “Bu anlaşma gereğince yapılacak her türlü taşımalar aşağıdaki sigorta ile karşılanacaktır. a) yolcular, bagaj ve/veya eşyanın, akit tarafların toprakları arasında ve/veya üzerinden transit olarak Uluslararası taşınmasında kullanılan bir taşıta, her bir akit tarafta yürürlükteki Kanun ve nizamlara uygun olan bir üçüncü şahıslara verilecek zarara karşı sigorta uygulanacaktır. b) yolcular, bagaj ve/veya eşyaya taşıtın tescil edildiği akit taraf topraklarında yürürlükte bulunan karar ve nizamlara uygun olan her hangi bir sigorta uygulanacaktır.” hükmünü haizdir. Anayasamızın 90. maddesine göre usulüne uygun yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bu nedenle İran ile Türkiye arasında yapılan yolcu taşımacılığı sırasında kullanılan taşıtlara akit tarafların kanun ve nizamlara uygun sigorta yapılması zorunluluğu bulunmaktadır. Bununla beraber 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/6 maddesi gereği “turistlere ait taşıtlarla, milletlerarası çok taraflı veya karşılıklı anlaşmalar kapsamına giren yabancı plakalı taşıtların Türkiye'de geçerli milletlerarası anlaşmalarla kabul edilmiş sigortaları yoksa, bunlar için zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye sınırlarına girişleri sırasında yapılacağından, ülkemizde izin alarak yolcu taşıyan yabancı plakalı araçlara Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapma zorunluluğu bulunmaktadır. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 12. maddesi uluslararası yolcu taşımacılarının, kalkış noktasından varış noktasına kadar meydana gelecek kazalar sonucu yolcunun ölümü ve yaralanmasından dolayı sorumlu olacağını, 18. maddesi ise bu zararların teminat altına alınması için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası'nın yaptırılması gerektiğini hüküm altına almıştır. Ayrıca bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 64. maddesi gereği yolcu taşımacılığı yapan taşıyıcıların Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda davaya konu aracın hem Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, hem Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, hem de Karayolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmasının zorunlu olduğunun kabulü gerekir. Davaya konu aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası'nı yaptırmadığı anlaşılmıştır. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 19/3. maddesi “meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Bu sorumluluk sigortası ile karşılanmayan zararlar için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına müracat edilir.” hükmünü haizdir. Buna göre, kaza sonucu meydana gelecek zararlar öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası'ndan karşılanmalı, sigorta limiti üstünde olup da karşılanmayan zararlar var ise Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tarafından ödenmelidir. Ancak, kaza yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığından Güvence Hesabının Sorumluluğu ortaya çıkmaktadır. ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesine göre güvence hesabına rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için başvurulabilir. Bu durumda meydana gelen zarar öncelikle ...'ndan karşılanmalı, ...'nın teminat limiti dışında kalan zararlar için ise Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'na müracat edilmelidir. Bu itibarla, mahkemece verilen kararın mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.