Hukuk Genel Kurulu 2025/586 E. , 2025/900 K. "" MAHKEMESİ : (Kapatılan)Yargıtay 19. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/4 E., 2019/4 K. 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:…
Hukuk Genel Kurulu 2025/586 E. , 2025/900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : (Kapatılan)Yargıtay 19. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/4 E., 2019/4 K. 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti'den yemek hizmeti satın aldığını, bu hizmete ilişkin borcun Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/145 Esas sayılı iflasın ertelenmesi davasında alınan ara kararları gereğince yetkilendirilen kayyuma ödendiğini, ancak ödeme tarihleri gelmeden önce alacaklı şirketin müvekkili şirketten olan alacağını dava dışı ... Yağ ve Emek Yem San. Tic. A.Ş'ye temlik ettiğini, temlik eden alacaklı şirket hakkında açılan iflas erteleme davasında temlik uygulamalarının tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, temlik alan şirketin tedbir kararlarına rağmen ödemenin kendilerine yapılmasını istediğini, müvekkili şirketin tedbir kararları uyarınca ödeme yeri olarak gösterilen banka hesabına borcu ödediğini, sonrasında temlik alan şirketin müvekkili şirkete karşı icra takibi başlattığını, takibin itiraz üzerine durduğunu, temlik alan şirket tarafından açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ve hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, açıkça kanuna aykırı ve hatalı tedbir kararları sonucu müvekkili şirket tarafından borcun ikinci kez ödendiğini ve mağdur olduğunu ileri sürerek 43.690,96 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kararların mevzuata uygun olarak verildiğini, herhangi bir kusur, kasıt ve hata bulunmadığını, verilen kararlara karşı yasal yolların düzenlenmiş olduğunu ve aleyhte ya da lehte karar verilmesinin hâkimin sorumluluğunu gerektirmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesindeki koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Görevsizlik Kararı 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.07.2016 tarihli ve 2016/62 E., 2016/44 K. sayılı kararı ile; Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 12.02.2016 tarihli ve 2016/1 sayılı kararı uyarınca ticari dava niteliğindeki takip ve itirazın iptali davalarında verilen hüküm ve kararların temyiz inceleme görevinin Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesine ait olduğu, HMK’nın 47. maddesindeki düzenleme de dikkate alındığında eldeki davada ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapma görevinin Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesine ait olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve süresi içinde talepte bulunulması hâlinde dosyanın görevli Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Özel Daire Kararı 7. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2016/4 Esas, 2019/4 Karar sayılı kararı ile; “…Dava, HMK'nun 46. maddesine dayalı olarak hakimin sorumluluğu nedeniyle Devlet'e karşı açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır. Ön inceleme sonuçlarına göre, taraflar arasında, davaya konu ihtiyati tedbir kararının ihbar olunan hakim tarafından verildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, Taraflar arasındaki çekişmenin, ihbar olunan hakimin açıkça kanuna aykırı ve hatalı ihtiyati tedbir kararı verip vermediği, bu kararlar verilirken ihbar olunan hakimin özel amaç ile davranıp davranmadığı, HMK'nun 46. maddesinde belirtilen tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının bu ihtiyati tedbir kararı nedeniyle maddi ve manevi zararlarının doğup doğmadığı, doğmuşsa zararlarının miktarı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Tahkikatın tamamlanmasından sonra tespit edilen maddi vakıalara göre işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Dosya içerisine sunulan yemek hizmetleri sözleşmesi, temlikname, ihtarnameler incelenmiştir. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/213 E. ve 2013/410 K. sayılı dosyası ile birlikte Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/145 E. sayılı dosyasının bir örneği istenilerek dosya içerisine alınmış ve incelenmiştir. Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/145 E. sayılı dosyasının incelenmesinde davacı ... Yemek Ltd. Şti. tarafından 07.07.2008 tarihinde iflasın ertelenmesi talepli dava açıldığı, tensip kararı ile bir kısım tedbir kararları verildiği yine tensip kararının 8/a maddesinde takas mahsup ve temlik uygulamalarının ve İİK'nun 89/1. madde ihbarnamelerinin de tedbiren uygulanmamasına karar verildiği bilahare 14.07.2008 tarihli ek tedbir kararı ile ...'in kayyum olarak atanmasına ve iflasın ertelenmesi talep eden şirketin dosyaya bildirmiş olduğu bankalara yatırılacak olan her türlü şirket alacağının atanan kayyuma bilgi verilerek denetleme yapılmasının sağlanıp şirket temsilcilerine ödenmesi yönünde de ek tedbir kararı verildiği yine mahkemece dava dışı ... A.Ş.'nin müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmekle birlikte 03.11.2008 tarihli duruşmada alınan 7 nolu ara karar uyarınca müdahale talebinde bulunanların tedbirlerin kaldırılması yönündeki istemlerinin reddine karar verildiği görülmüş, bilahare bu dosyada yapılan yargılama sonucu iflasın ertelenmesi koşulları oluşmadığından davanın reddine ve ... Ltd. Şti. 'nin de iflasına karar verildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/213 E. sayılı dosyanın incelenmesinden ise; davacı ... A.Ş.'nin dava dışı ... Ltd. Şti.'nden olan alacağı nedeniyle bu şirketin ... Plastik A.Ş.'den olan alacağını temlik aldığı, temliknameye rağmen borç ödenmeyince başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durması sonucu itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Bu davada davalı ... A.Ş. borcun dava dışı şirketi temsilen kayyuma ödendiğini, bu nedenle borçlu olmadıklarını belirterek, davanın reddini istemiştir. Yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir kararı gereğince davalı şirketin dava dışı ... Ltd. Şti.'ne olan borcunu dava dışı şirkete ödediği, borcundan kurtulduğu, temlikin geçersiz hale geldiği ve borcun sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nce bozulması üzerine bu kez kayyuma yapılan ödemenin temlik alındığı ve ödemelerin ...'ya yapılması gerektiğine dair ihtarın tebliğ alındığı tarihten sonra kayyuma ödenmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ve bu kararın temyizi üzerine Yargıtay'ın kararı onaması sonrası karar düzeltme istemi de reddedilerek karar kesinleşmiştir. Yine dosya içerisinde bulunan Bursa 8. İcra Dairesi'nin 2008/10016 takip sayılı dosyasına ait reddiyat makbuzunun incelenmesinden alacak tutarının 43.690,96 TL olduğu ve kesintiler sonrası 42.742,29 TL'nin alacaklıya ödendiği görülmüştür. HMK'nun 46/1. maddesinin a, b, c, ç, d ve e bentlerinde belirtilen ve tahdidi olarak sayılan durumlarda hakimin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili ihbar olunan hakimin hatalı, açıkça kanuna aykırı tedbir kararları nedeniyle hukuki sorumluluğunun bulunduğu ve HMK'nun 46. maddesi uyarınca doğan zararların karşılanması gerektiği, hakimin yargısal faaliyeti neticesinde davacı şirketin zarara uğradığı iddia edilmiştir. Somut olayda HMK'nun 46. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı ve dolayısıyla hakimin iddia edilen eyleminin Devletin tazminat sorumluluğunu doğuracak nitelikte olmadığı kabul edilmiştir. Zira iflas ertelemesi davasında hakim mevcut dosya kapsamı itibariyle delilleri takdir ederek, tedbir kararı vermiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nun 46. maddesinde belirtilen şartların somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın esastan reddine karar vermek gerekmiş, davacının HMK'nun 49. maddesi gereğince takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, HMK'nun 49. maddesi gereğince takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gereken 44.40 TL ret harcının 1.088,00 TL peşin harçtan indirilerek geriye kalan 1.043,60 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, Davalının başkaca yargılama gideri olmadığından sadece ...Ü.T.'nin 13. maddesine göre 7.356,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacının yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,…” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 8. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 9. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 10. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede; “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 11. Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 12. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.