11. Hukuk Dairesi 2020/5277 E. , 2021/1939 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.11.2017 tarih ve 2015/834 E- 2017/636 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.02.2019 tarih ve 2018/1050 E- 2019/257 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dav…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5277 E. , 2021/1939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.11.2017 tarih ve 2015/834 E- 2017/636 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.02.2019 tarih ve 2018/1050 E- 2019/257 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ... tarafından davacı aleyhine başlatılan takibe konu bononun diğer davalı şirket ortağı ... tarafından bonoların düzenlenme tarihi olan 10.01.2012 tarihinde şirketi temsil ve ilzama tek başına yetkili olmadığı halde imzaladığını, zira bu davalının şirket ortaklarının yurt dışında olduğu 07.01.2012 tarihinde sahte imzalar ile yapılan genel kurul ile kendisine şirketi tek başına temsil etme yetkisi verdiğini ancak Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/80 E.- 2016/245 K. sayılı kararı ile bu genel kurul kararının iptaline ve davalı ...'nın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilip, kararın kesinleştiğini, şirketin çift imza ile temsil edilebilecek olması nedeniyle bonoda şirket adına atılı tek imzalı kefaletin geçersiz olduğunu, şirket ana sözleşmesinde kefalet verme hakkının tanınmadığını belirterek başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacının işletme ruhsatına sahip olduğu maden sahası için rödovans sözleşmesi imzalandığını, sözleşme nedeniyle davacı şirkete ve davalı ...'ya 200.000,00 TL ayrı ayrı ödeme yapıldığını, davalı ...'nın işletme ruhsatının alınamayacağını bildirmesi üzerine yapılan ödemeler karşılığında dava konusu senetleri imzalayıp verdiğini, senetlerin düzenlenme tarihinde ...'nın şirketi temsile yetkili olduğunu, bu kişinin açılan soruşturma dosyasında ve şirketin taraf olduğu başka dosyalarda imzaların aidiyetini kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden bağımsız olduğunu, davalının, diğer davalı ...'den alacağı nedeniyle senetlerin ciro edildiğini, davalının iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının borçlarını ödemekten kaçınmak için kötüniyetle davalar açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.