11. Hukuk Dairesi 2008/9603 E. , 2010/776 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2008 tarih ve 2007/123-2008/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2008/9603 E. , 2010/776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2008 tarih ve 2007/123-2008/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan limited şirkette 35 payla ortak iken dava dışı ortaklardan ...’nun 35 payını da devralarak ortaklar kuru kararıyla payını 70 âdete yükselttiğini, müdürlük yetkisi kaldırılan ... imzasıyla müvekkiline iki ayrı ihtarname gönderilmek suretiyle sermaye borcunun ödenmediği gerekçe gösterilerek müvekkilinin 11.11.2006 tarihli ortak kurulu kararıyla şirket ortaklığından ihracına karar verildiğini, ancak, müvekkilinin sermaye borcunun bulunmadığını ve ihracın usulsüz olduğunu ileri sürerek, ortak kurulunun 11.11.2006 tarih ve 9 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, usule uygun ihtarlara rağmen sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen davacının ihracının doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu ortaklar kurulu kararında davacının şirket payının 70 olmasına rağmen 35 pay olarak yanlış yazıldığı, ihtarları imzalayan şirket müdürü ...’in müdürlük yetkisinin ortaklar kurulu kararıyla ihtarlardan önce kaldırıldığından ihtarların geçerli olmadığı ve davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediğine ilişkin delil ibraz edilmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne, ortak kurulunun 11.11.2006 tarihli 9 nolu kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir. T.T.K.nun 520 nci maddesi uyarınca limited şirketlerde pay devri üç aşamalı işlemle gerçekleşir. Pay devrinin limited şirkete karşı geçerli olabilmesi için pay devrinin yazılı olarak yapılması, pay defterine kaydedilmesi ve kaydın yapılabilmesi için de ortakların ağırlaştırılmış nisap ile devre muvafakat etmeleri gerekir. Somut olayda, dava dışı ... ile davacı arasındaki hisse devir sözleşmesine konu 35 adet pay devrinin ortaklar pay defterine kayıt edilip edilmediğine ilişkin bir belirleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, TTK 520. maddesine uygun bir hisse devrinin olup olmadığı araştırılıp, davacının sahip olduğu pay adedi usulünce belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davacıya gönderilen ihtarnamelerde imzası bulunan şirket müdürü ...’in yetkisiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Oysa, davalı şirkete ait anasözleşmenin 8.maddesinde ilk on yıl için ... ve diğer iki ortağın münferiden yetkili müdür olarak seçildikleri belirtilmiş olmasına göre, şirketin yönetim ve temsile yetkili olanların anasözleşme ile belirlendiği bu durumda TTK’nun 543.maddesi atfı ile aynı Kanun’un 161.maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekmektedir. Anılan maddede, muhik sebeplerin varlığı halinde ortaklardan birinin talebi üzerine mahkeme kararı ile yönetim hak ve vazifesinin tahdit veya kaldırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, müdür ... hakkında açıklanan şekilde bir mahkeme kararı bulunmadığı halde bu müdürün yetkisiz olduğundan bahsederek davacıya gönderilen ihtarnamelerin geçersiz olduğuna karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, davalı şirket vekili savunmasında, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini savunduğuna ve davaya konu ortaklıktan çıkartma işlemi dayanağının da şirkete olan sermaye borcunun ödenmemesi olduğuna göre mahkemece, davalı şirket kayıtları üzerinde usulünce inceleme yapılarak, dava konusu maddi vakıa tespit edilip, sermaye koyma borcunun yerine getirilip getirilmediğinin belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.