11. Hukuk Dairesi 2023/3713 E. , 2024/6425 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1089 Esas, 2023/679 Karar Karabulut Yiğitkan HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/224 E., 2021/161 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçes…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3713 E. , 2024/6425 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1089 Esas, 2023/679 Karar Karabulut Yiğitkan HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/224 E., 2021/161 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, akabinde müvekkili şirketin %100 oranındaki hissesinin Alcen Enerji Dağ. Per. Sat. Hiz. A.Ş.'ye 30.10.2009 tarihinde imzalanan Hisse Satış Sözleşmesi ile geçmesi suretiyle 30.10.2009 tarihinde özelleştiğini, İHDS'nin 7.4 maddesi gereği dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetlerin yürütülmesi amacı ile gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu TEDAŞ'a ait olduğu gibi TEDAŞ ile TEDAŞ'a bağlı olarak faaliyet gösteren elektrik dağıtım şirketlerinin fiili devir tarihi olan 30.10.2009 tarihine kadar ayrılmaz bir bütün olduğu hususunun TEDAŞ'ın faaliyet raporlarına konu olduğunu, 20.06.2010 tarihli davalı yazısının da bu hususu teyid ettiğini, dolayısıyla 20.06.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle dava dışı işçi tarafından açılan dava sonucu verilen kararın icra takibine konulması nedeniyle icra dosyasına ödenen meblağ ile ilgili olarak davalıya rücu haklarının olduğunu ileri sürerek ilamlı bahse konu iş kazası sonucu verilen ilama dayalı takipten dolayı ödenen 140.000,00 TL'nin ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; İHDS gereği, sözleşme tarihinden sonra meydana gelen zararlara ilişkin sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; tazminata konu olayın 20.06.2007 tarihinde İHDS'den (24.07.2006) sonra meydana geldiği, İHDS'nin 7. maddesi hükümleri gereği, sözleşmenin düzenlendiği 24.07.2006 tarihinden sonraki döneme ilişkin meydana gelen olay nedeniyle tazminat sorumluluğunun davalıda olmadığı, davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İHDS imza tarihinden sonra gerçekleşen rücuya dayanak ilama konu iş kazasından kaynaklanan sorumluluğun davacı şirkette olduğu, iş kazasının, dağıtımın TEDAŞ tarafından yürütülen dönemde meydana gelmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.05.2024 tarihli ve 2023/1125 E., 2024/3483 K. sayılı ilâmı, 08.03.2023 tarihli ve 2023/2 E:, 2023/1436 K. sayılı ilâmı, 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.