Hukuk Genel Kurulu 2013/2286 E. , 2015/1449 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/03/2013 NUMARASI : 2013/24-2013/84 Taraflar arasındaki “TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.02.2010 gün ve 2009/30 E. 2010/40 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ile davalılardan TPE Başkanl…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/2286 E. , 2015/1449 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/03/2013 NUMARASI : 2013/24-2013/84 Taraflar arasındaki “TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.02.2010 gün ve 2009/30 E. 2010/40 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ile davalılardan TPE Başkanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.05.2012 gün ve 2010/7449 E. 2012/7780 K. sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, davalı şirketin 30.sınıfta yer alan ürünler yönünden "Anı Kekim Brownie" ibaresinin tescili için yaptığı marka başvurusuna müvekkilinin yaptığı itirazın en son TPE YİDK tarafından reddedildiğini, oysa "B..." ibaresinin müvekkiline ait tanınmış marka olduğunu, başvuruya konu markanın müvekkili adına tescilli markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı şirketin amacının müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanmak olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, tescil olunmuş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur. Davalı şirket vekili, "B...." ibaresinin tüm dünyada "ıslak kek" anlamına geldiğini ve bir cinsi tanımladığını, müvekkili markalarında baskın ve ayırt edici olan unsurun "ANI" ibaresi olduğunu, "B...." ibaresinin markada tanımlayıcı ve ürünü tanıtıcı olduğunu, bu gerçek karşısında davacının tanınmış marka iddiasında bulunamayacağını, bu ibarenin yurt dışındaki bir çok ülkede başkaları adına tali unsur olarak tescil edildiğini ve bu ibare üzerinde, tanımlayıcı olması nedeniyle, hiç kimseye münhasır hak bahşedilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.