11. Hukuk Dairesi 2017/5080 E. , 2018/3495 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.03.2016 tarih ve 2014/1856-2016/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel…
**11. Hukuk Dairesi 2017/5080 E. , 2018/3495 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.03.2016 tarih ve 2014/1856-2016/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalının özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü sırada meydana gelen orman yangını nedeniyle Orman Genel Müdürlüğü tarafından müvekkili aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulüne karar verildiğini ve bu nedenle müvekkili tarafından icra dosyasına 31.859,66 TL ödendiğini ileri sürerek bu meblağın ve toplam 2.091,55 TL harç ve masrafların temerrüt tarihi olan 15/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini ve İHDS hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki İHDS'nin 24.07.2006 tarihinde imzalandığı, dava konusu olaydan dolayı üçüncü kişiye ödemenin 15/06/2011 tarihinde yapıldığı, Hisse Devir Sözleşmesi'nin ise 28.05.2013 tarihinde imzalandığı, hisse devri yapıldığı tarihte davacı şirkete ait devir bilançosu çıkartılarak borç ve alacak temlikinin yapıldığı, bilanço üzerinden devir gerçekleşmiş ve şirketin yeni sahiplerinin yönetiminde faaliyetlerini sürdürdüğü, rücu talebine konu ödemelerin 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında yapılarak gerek davacı şirketin gerekse davalı ...'ın bilançosuna yansımış olmasına bağlı olarak ... tarafından yapılmış anlamına geleceği, rücu talebinin kabulü halinde ...'ın mükerrer ödeme yapması söz konusu olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.