11. Hukuk Dairesi 2012/8944 E. , 2013/10338 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 tarih ve 2008/378-2011/612 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında 10.10.1995 tarihli Cari Hesap Kredi Sözleşmesi ile cari hesap ilişkis…
**11. Hukuk Dairesi 2012/8944 E. , 2013/10338 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 tarih ve 2008/378-2011/612 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında 10.10.1995 tarihli Cari Hesap Kredi Sözleşmesi ile cari hesap ilişkisi olduğunu, davalı bankanın KOBİ taksitinin ödenmesi için cari hesaptan müvekkili şirkete nakit kredi kullandırıldığını, 10.10.1995 tarihli 4.700,00 TL'lik Cari hesap Kredi Sözleşmesi'nin davalı bankaca sözleşmeye aykırı, haksız, yasalara aykırı, kötü niyetli ve kusurlu olarak kullanılan kredinin taksit ödeme günü beklenmeden hesabın kat edildiğini ve icra takipleri başlatıldığını, müvekkili şirketin fesih ve hacizler nedeniyle faaliyetini icra edemez konuma geldiğini ileri sürerek, kar kayıpları ve borçların çoğalması nedeni ile uğranılan zararlarına karşılık 10.410.408,33 TL'nin munzam zararlarına karşılık 2.474.481,08 TL'nin manevi zararlarına karşılık 2.000,00 TL'nin 08.07.1998 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşik davada davacı vekili, Çeliksan Ltd. Şti.'ne davalı banka tarafından 17.07.1997 tarihinde KOBİ Kredisi kullandırıldığını, müvekkilinin sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığını, kobi kredisi ve cari hesap kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan kredinin hiç bir neden gösterilmeksizin 08.07.1998 tarihi itibari ile kat edildiğini ve icra takipleri başlatıldığını, müvekkili şirketin fesih ve hacizler nedeniyle faaliyetini icra edemez konuma geldiğini ileri sürerek kar kayıpları ve borçların çoğalması nedeni ile uğranılan zararlarına karşılık 70.737.166,92 TL'nin, munzam zararlarına karşılık 6.803.100,08 TL'nin, manevi zararlarına karşılık 2.000,00 TL'nin 08.07.1998 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların da aralarında bulunduğu borçlular aleyhinde kredinin ödenmemesi sonucu icra takipleri başlatıldığını, borçluların takibe itirazı üzerine davalar açıldığını, müvekkilinin haklı bulunarak itirazın iptaline karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin 2011/622 esas sayılı dosyası kapsamı içeriği ile 10.10.1995 tarihli Cari hesap Kredi Sözleşmesi'nin hesabın katında bir hukuka aykırılık bulunmadığının sabit olduğu, ayrıca birleşik davalarda, aynı gerekçe ile açılan ve reddedilen davalarda verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nca onanarak kesinleşmesi sebebi ile HMK 303/5.maddesi gereğince eldeki dava bakımından bu kararların Yargıtay uygulamasına göre güçlü delil olarak kabul edileceği gerekçesiyle asıl dava ve birleşik davanın reddine karar verilmiştir.