T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1929 - 2025/1952 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/ 1929 KARAR NO : 2025/1952 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 NUMARASI : …
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1929 - 2025/1952 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/ 1929 KARAR NO : 2025/1952 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 NUMARASI : 2025/272 Esas -2025/643 Karar DAVACI : ... VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR : 1-... 2- AYHAN DİZAYN MİMARLIK MÜHENDİSLİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -... DAVA : İtirazın iptali istemi HÜKÜM : Kararın kaldırılması-gönderme İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki itirazın iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalılar Ayhan Dizayn Mimarlık Müh. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve ...'ın İş Ortaklığı arasında Kocaeli İli, Başiskele İlçesi, Karşıyaka Mah. ... ada ... parselde bulunan toplamda 24 adet villa için; havuz küpeşteleri, denizlikler ve küpeşteler, eşiklerin mermer işleri, imalat, malzeme ve montaj, işçilik işleri ve fiyatları için anlaşma sağlanmış olduğunu, vekil eden tarafından bu işlere ilişkin olarak ... Numaralı 20-09-2023 tarihli 460.374,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, yine aynı proje kapsamında müvekkili tarafından başkaca işlemler yapıldığını ve onlara ilişkin de farklı faturalar kesildiğini, taraflar arasında uzun süredir devam eden bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davalılara ait farklı projelerde de birlikte çalışıldığını, Müvekkilinin Sözleşme kapsamında faturaya konu 2 cm kalınlığındaki havuz küpeştelerinin montaj hariç temini ve uygulama sahasına teslimi (örek villa dışındaki havuzlar), Havuz küpeştesi bakım onarım,kırma sökme ve yeniden yapım, Cümülüs cilalı 3 cm kalınlığında denizlik , küpeşte yapımı( güvenlik yapısı) 3cm kalınlığındaki mermerin küpeşte yapımı için hazırlanması, temini ve uygulama noktasına teslimi (montaj hariç ) Havuz küpeştesi yapımı ( 2cm kalınlık) işleri müvekkilce eksiksiz yapıldığını, davalıların faturaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, vekil eden tarafından davalı ile iyi niyetli olarak defalarca görüşme ve yazışmalar yapıldığını, ödeme yapılacağı düşüncesi ile beklendiğini ancak herhangi bir ödeme alınamadığını, davalılar aleyhine 25/04/2024 tarihinde Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/1261 Esas Sayılı İcra Dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız ve yersiz itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, Kocaeli Arabuluculuk Bürosu’na arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 11/06/2024 tarihinde yapılan toplantıda anlaşmaya varılamadığını ve bu şekilde son tutanağın düzenlendiğini, davalı tarafların haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve davalı borçluların taraflarına % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, vekil edenin davacı tarafa birden fazla proje kapsamında iş verdiğini ve tüm bu işlerin sözlü anlaşma ile yapıldığını, dava dilekçesinin ilk paragrafında belirtilen ... numaralı faturanın haksız, mesnetsiz ve hukuksuz bir biçimde tamamen haksız kazanç elde etme amacıyla düzenlenmiş olduğunu, ilgili faturaya müvekkilleri tarafından itiraz edildiğini, Kocaeli 6. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarı ile ' 20.09.2023 tarihli faturaya gerek içerik gerekse miktar ve birim fiyatları açısından iade edildiğini, dava dilekçesindeki söz konusu iddiaların tamamen asılsız olduğunu, Şöyle ki bedel konusunda detaylı açıklama yapmadan önce dilekçeleri ekinde sunulan davacı tarafından yarım bırakılan ve kusurlu ( eksik - kırık vs ) işçilik işleri müvekkili tarafından fotoğraflandırıldıktan sonra işi bırakan davacıdan sonra başkaca bir taşerona yaptırıldığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, faturada belirtilen bedelin içerik detaylarını ve birimi fiyatlarını kabul etmediklerini, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve dava masrafları ile ücret-i vekâletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' HMK gereği görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından HMK 114 (1) - c maddesi gereğince dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu ticari işletme esasına göre ticari dava niteliğinde olduğunu, davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, davalı şirket ticaret siciline kayıtlı bir şirket olduğunu, davanın ticari dava sayılabilmesi için kural olarak; ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması (nisbi ticari dava) ve iki tarafın da tacir olması gerektiğini, davacının esnaf olduğu tespitiyle davanın nisbi ticari dava şartlarını her iki tarafın tacir olması yönüyle sağlamadığı sonucuna vardığını, vekil edenin Vehbi Bayburt’un, ticari işletmesinin boyutu ve hacmi itibarıyla esnaf sınırını aştığı ve dolayısıyla tacir sıfatını haiz olduğu kabul edilmesi gerektiğini, vekil edenin esnaf işletmesi sınırını aşan düzeyde faaliyet gösterdiğini, vekil edenin davada eser sözleşmesine dayalı iş bedeli alacağı talep ettiğini, Yerel Mahkeme’nin davacının esnaf olduğuna ilişkin tespitinin, davacının Vergi Dairesi nezdindeki durumundan yola çıkarak yapılmış olabildiğini, tacir sıfatını taşımanın tescile bağlı olmadığı, aksine bu sıfatı taşımanın bir sonucu ve gereği olduğu kanunda açıkça belirtildiğini, esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten bir kimsenin ticaret siciline kaydını yaptırmamış olması, onun tacir olmadığını göstermez veya esnaf sayılmasını gerektirmediğini, vekil edenin yüksek gelir limitlerini aştığı ve ticari bir organizasyon işlettiği için ttk 12/1 maddesi uyarınca tacir olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK 3. Değerlendirme ve karar Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık faturadan kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlık için özel bir düzenleme bulunmadığından davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için tarafların tacir ve dava konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. İşin ticari iş olması davanın doğrudan ticaret mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Mahkemece davacının tacir olmadığı gerekçesiyle davanın ticari dava niteliğinde olmadığından dolayı görevsizlik kararı verilmişse de, dosyaya getirtilen ticaret odası kayıtlarına göre davacının oda kaydı bulunduğundan gerçek kişi tacir olduğu anlaşıldığından her iki tarafın tacir olma koşulu gerçekleştiği için davaya bakmaya ticaret mahkemesi görevlidir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen görevsizlik kararı hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11/11/2025 tarih, 2025/272 Esas- 2025/643 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde tarafına iadesine, 5-Davacı tarafça ödenen istinaf başvuru harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a.3 ve 362/1-c maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025 * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır