11. Hukuk Dairesi 2020/6228 E. , 2021/3429 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02.07.2020 tarih ve 2020/134-2020/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinl…
**11. Hukuk Dairesi 2020/6228 E. , 2021/3429 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02.07.2020 tarih ve 2020/134-2020/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin 2010/22808 sayılı "OSMANLI ÇİNİ ATÖLYESİ BEKİR ..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “OSMANLI ÇİNİ ...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2011/83211 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine itirazda bulunulduğunu, itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davacıların murisi ...’ın 1989 yılında “Osmanlı Çini Atölyesi ...” ismiyle çalışmalarına başlamış olduğunu ancak faaliyetini “Osmanlı Çini” olarak sürdürdüğünü, her iki işletmenin de çini satmakta olduğunu, Osmanlı Çini ibareli ticaret unvanının 1973 yılından itibaren davacıların murisi adına tescilli olduğunu, davalının ...’ın 2010 yılında ölümünden sonra 2011 yılında söz konusu unvanı kendisine mal etmeye çalıştığını, iyi niyete aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPMK vekili, markalar arasındaki müşterek “Osmanlı çini” ibaresinin ayırt ediciliği olmadığını, markalar arasındaki ayırt ediciliği tesis edecek unsurun ... ve Bekir ... olduğunu, karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., müvekkili tarafından Osmanlı Çini unvanı ile çalıştırılmakta olan işyerinin 1989 yılında açıldığını, müvekkilinin yaptığı iş ile davacının yaptığı işin kapsamının farklı olduğunu, ticaret siciline tescil ettirmiş olduğu “Osmanlı çini” unvanı ile “Osmanlı Çini Atölyesi Bekir ...” arasında iltibasa neden olacak bir durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.